29 Nisan 2009

DTP şehitlerimiz için mesaj yayınlamış!

DTP'liler Diyarbakır'da 9 askerin şehit düşmesi sonucu başsağlığı mesajı yayınlamış! Aynı zaman bir teröristin meclis çatısı altında olması bile garip.
Amerika'da veya herhangi bir başka ülke'de El Kaide'ciler veya başka bir terörist grubun meclis çatısı altında olduğunu görebiliyormusunuz?
Yazıklar olsun ki, şunları halen konuşturuyoruz. İktidar sırf hırsızlıklarım çıkmasın bana kimse birşey yapmasın diye dokunulmazlıkları tutuyor, bu teröristlerde meclisten konuşuyor.
Yazıklar olsun ki ne yazıklar olsun...

40 Dolara fotoğraf makinesi

Bu fiyata fotoğraf makinesi olur mu demeyin. İşte 40 Dolar değerindeki o makine.
Resme baktığınızda Canon'un profesyonel fotoğrafçılara özel olarak hazırladığı DSLR'ını gördüğünüzü sanmayın; zira fotoğraf makinesine benzeyen bu ürün aslında hemen herkesin çok yakından bildiği ve şekilden şekile giren ve son olarak da kendini DSLR görünüme sokan bir USB hafıza.
2GB'lık bir depolama alanına sahip olan ve tasarımıyla bir DSLR fotoğraf makinesinden hemen hiçbir farkı olmayan Canon EOS 450D, USB arabirimiyle bilgisayarlara bağlandığında kullanıcıların veri taşıma ve yedekleme ihtiyaçlarını karşılıyor ve iki adet AAA pille çalışıyor.
Ebay üzerinden satışa sunulan ürünün fiyatı ise bir DSLR makinesiyle kıyaslanamayacak kadar düşük: 40 Dolar!

27 Nisan 2009

Istanbul'da vurulan gazeteci kendisini görüntüledi

Hürriyet Video'larını izlemek için Flash 7 veya daha yüksek eklenti yüklenmeniz gerekmektedir. Yüklemek için tıklayınız!!!

Lost'ta taciz skandalı

Lost dizisinin ekibinden bir kadın, dizinin oyuncularından biri aleyhine cinsel taciz davası açtı
Los Angeles kentinde açılan davanın iddianamesinde, adı açıklanmayan kadının, 2007 yılında Lost dizisinde Desmond Hume karakterini canlandıran Henry Ian Cusick'in cinsel tacizine maruz kaldığı öne sürülüyor.
1997 yılından beri ABC televizyon kanalında çalışan kadının olayı yetkililere söylediği ancak dikkate alınmadığı, şikayetinden 12 gün sonra ise işten çıkarıldığı iddia ediliyor.

Manken Merve Şendil'in iş kazası

AYDIN'da Forum Alışveriş Merkezi tarafından düzenlenen ilkbahar defilesi yoğun ilgi gördü. Defilede, podyumda yürürken manken Merve Şendil'in giydiği elbisenin üst kısmı açıldı, sağ göğsü ortaya çıktı. Şendil, eliyle göğsünü kapatıp gülümseyerek podyumdan ayrıldı.

Forum Aydın tarafından düzenlenen defilede Tuğba Özay, Ece Gürsel, Aysu Baceoğlu ve Özge Ulusoy gibi mankenler podyuma çıktı. Yediden yetmişe yaklaşık bin kişinin izlediği defilede Aydınlılar, mankenleri yakından görebilmek için kıyasıya birbirleriyle yarıştı. Bazıları cep telefonlarıyla mankenlerin fotoğraflarını çekmeye çalıştı.
YKM, Assos Pırlanta, Spazio, Tefal ve Defacto gibi ünlü markaların yeni ürünlerinin tanıtıldığı defilede, manken Merve Şendil talihsiz bir kaza yaşadı. Şendil, podyumda yürürken, giydiği askısız beyaz elbisenin üst kısmı bir anda açıldı, sağ göğsü ortaya çıktı. Bozuntuya vermeden eliyle göğsünü kapatan manken, gülümseyerek podyumdan ayrıldı. Karaografisini Rönasans Ajans’ın üstlendiği defile, diğer mankenlerin tanıttığı kıyafetlerle sürdü. Aydınlılar defileyi ilgiyle izledi.

Bodrum'da sezon başladı!

Paşatarlası Plajı’nda yalnız güneşlenen Danimarkalı bir turist ise tacize uğradı.
Kadın turistin hemen yakınında toplanan bir grup erkek, genç kadını bakışlarıyla taciz etmeye başladı.
Gruptan bir kişi de telefonla görüşüyormuş gibi yapıp, kadının yanına yaklaştı ve bakışlarıyla tacizini dakikalarca sürdürdü. Erkeklerin tacizinden bunalan kadın turist de giyinip oteline dönmek zorunda kaldı.
Daha sonra 5 yıldızlı Diamond Of Bodrum Otel’in güvenlik görevlilerince uyarılan grup plajı terk etti.

24 Nisan 2009

Kadınlardan fos çıkan ilişki taktikleri

Kadınlarla ilişkide başarısızlık kuralları

Kadın arkadaşlardan ilişki taktikleri almak çok işe yarar. Zira onlar karşı tarafı sizden çok daha iyi tanımaktadırlar. Ancak bu onlara gözünüz kapalı güvenebilirsiniz anlamına gelmiyor. İşte kadınların fos çıkan ilişki tavsiyeleri.

"Kendin ol"
Kadınlar size kendiniz gibi olmanızı tavsiye ederken amaçları dezenformasyon olmayabilir. Zira kadınların çoğu kendilerini ilişkiler konusunda Ali Cengiz oyunları oynamayan olgun kadın mertebesinde görmeye bayılır. Ama bu tavsiye özellikle ilk randevular ve ilişkinin ilk safhalarında kesinlikle geçersizdir. İlk tanıştığınızda muhakkak kendinizi cilalayın. Elbette Fransız edebiyatı tutkunu, caz meraklısı bir romantik komedi aşığı portesi çizmenize gerek yok ancak kendinizi sevdirmek için öncelikle iyi yönlerinizi göstermeniz gerekiyor. İflah olmaz bir play station tutkunu olduğunuzu veya doğum günü, yıl dönümü dahil bütün özel günlerde onunla beraber olmak yerine taraftarı olduğunuz takımın maçına gidecek kadar fanatik bir futbol taraftarı olduğunuzu zaman içinde öğrenmesi sizin için daha avantajlı olur.

"Hepimiz iyi adamlar arıyoruz"
Kadınlar için hayırlı olan şey sessiz, sakin, efendi adamlarla beraber olmaktır. Ancak realite bunun tam tersidir. Arkadaşınız kadınlar her zaman iyi adamlar aradığını söylerken, aslında gerçeklerden değil, kendi hüsnü niyetinden bahsediyor. Pratikte güzel kızla takılan hep kötü adamlardır. Efendi erkekler ise güzel kızın arkadaşı rolüyle yetinmek durumunda kalırlar. Zira biraz zorluğu kadınlarda en az erkekler kadar sever. İyi kalpli, efendi adam kadınlara çok kolay ve dolayısıyla çok sıkıcı gelir. İbre her zaman eğlenceli ve elde edilmesi biraz zor olan kötü erkeklerden yanadır.


"Sevgililer günü sadece piyasayı hareketlendirmek için uydurulmuş bir gün"
Her kadın zeki, farklı veya kafa görünmek için bu tip söylemleri benimsemiş gibi davranırlar. Ancak hepsinin gerçek arzusu bu tip özel günlerde sevgilileri tarafından şımartırılıp, hediye yağmuruna tutulmaktır. Bu laf hangi arkadaşınızın ağzından çıkarsa çıksın, asla paye vermeyin. Peşinde olduğunuz kadınlar bu tip olaylara hiç önem vermediğinizi asla hissettirmeyin.

Erkek Modası: Kumaş ceket

Havaların ısınmasıyla birlikte daha canlı renkler ve rahat kesimler tercih etmeye başladık. Ancak rahat olayım derken tarzdan ödün vermemek için spor-şık, koton bir ceket edinmek şart.
KUMAŞ CEKET MODASI

Bahar gardırobunuz triko, gömlek, pantolon, mont ve trençkottan oluşmalı. Ancak bütün kıyafet kombinlerinizde kendine yer bulacak, klasik bir koton ceket yıllarca kullanabileceğiniz ve muhakkak gardırobunuzda yer alması gereken bir parça. Ceketin modelini boyunuza göre belirlemeniz gerekiyor. Çok uzun boylu değilseniz, ceketin çok uzun olmamasına dikkat edin. Aksi takdirde bastıbacak gibi görünme riskiniz olur. Kiloluysanız veya göbeğiniz normalden daha çok belirginse dar kesimli veya üç düğmeli modellerden uzak durmanız gerekiyor. Renk seçiminiz ise gardırobunuzda ağırlıklı olarak tercih ettiğiniz renklere bağlı. Siyah her renkle olur ancak daha açık renkleri seviyorsanız koyu mavi veya nispeten uçuk gri, nefti yeşili ve kahve tonları gibi değişik alternatifleri değerlendirin. Önemli olan kıyafetlerinize uyum sağlayacak bir renk seçmeniz. Ceketinizi satın alırken, bütçenize göre fazla para harcamaktan kaçınmayın. Zira bu ceket yıllarca gardırobunuzu en önemli parçalarından biri olacak. Ünlü modacı Giorgio Armani, seçiminizi yaptıktan sonra ceketinizi hafta sonu tatilleri için kareli gömlek, bol kesim jean ve spor ayakkabıyla, şehir içi sade-şık tarz için kanvas pantolon ve bu senenin en trend ayakkabısı bağcıklı makosenlerle veya farklı bir kombinasyon yaratmak istediğinizde bir durumda dar kesim kumaş pantolon beyaz gömlek ve ince bir kravatla kullanmanızı tavsiye ediyor.

STEVE JOBS`un başarı sırları

STEVE JOBS NASIL ZENGİN OLDU?
Bilgisayarı icat eden o değildi. Fakat masaüstü bilgisayarların evlere girmesinin sebebi o. Taşınabilir müzik çaları ilk düşünen o değildi. Fakat tüm dünyanın MP3 çalar çılgınlığı yaşamasını sağlayan o oldu. Animasyon filmler 100 yıldır vardı. Fakat Oscar ödüllerinde “En iyi Animasyon Filmi” kategorisinin açılmasına o önayak oldu. 53 yaşındaki Steve Jobs’un dijital teknolojiyi kitlelere ulaştırma konusunda yaptığı devrimleri görmezden gelmek imkansız. En büyük yeteneğiyse sadece teknoloji geek’lerini ilgilendirecek herhangi bir cihazı alıp onu bilen bilmeyen herkesin arzuladığı bir tasarım ürününe dönüştürmek.

1954 yılında doğan Jobs’un annesi üniversite mezunu evlenmemiş bir kadındı ve Steve’i evlatlık vermişti. 17 yıl sonra Steve pahalı okullardan Reed Üniversitesi’nde lisans eğitimine başladı. Altı ay kadar sonra ailesinin bütün birikimlerinin okul parasına gittiğini fark etti. istediği hayatı yaşamak için üniversitenin kendini eğitmeyeceğini düşünerek birinci sınıfın sonunda okuldan ayrıldı.

Sadece ilgisini çeken derslere devam ediyordu. Yurtta odası olmadığı için arkadaşlarının odalarında yerde yatıyor, kola şişelerinin beş sentlik depozitolarıyla karnını doyuruyordu. Pazar akşamları bedava sulu yemek için 12 kilometre uzaktaki Hare Krishna Kilisesi’ne yürüyordu. Okulu bırakma kararının hayatının en önemli kararı olduğunu söyleyen Steve Jobs o dönemin hayatına kattıklarıyla ilgili şunları söylüyor: “O zamanlar Reed Üniversitesi ülkedeki en iyi kaligrafi dersini veriyordu. Kampustaki her poster çok güzel hazırlanırdı. Okulu bırakmış olmama rağmen kaligrafi dersi almaya karar verdim. Serif ve Sans Serif yazı karakterlerini, değişik harf kombinasyonlarını, tipografiyi güzelleştirmeyi öğrendim. Sanatsal olarak o kadar ince bir işti ki bilim bunu asla yakalayamazdı. 10 sene sonra ilk Macintosh’u tasarlarken bu derslerin hepsini kullandım. Mac güzel tipografiye sahip ilk bilgisayardı. Windows da Mac’ten kopyaladığına göre, eğer ben o derse girmemiş olsaydım hiçbir bilgisayar bu harika tipografilere sahip olamayabilirlerdi.”

Garajda doğan şirket: Apple

Okuldan ayrılan Jobs 1974 yılında Atari şirketinde oyun tasarımcısı olarak işe başladı. Orada camianın “Woz Büyücüsü” diye andığı efsane programcı Steve Wozniak ile tanıştı. 1976 yılında evin garajında çalışmaya başladılar. Sıfırdan bir bilgisayar tasarladılar. Apple adını verdikleri cihaz bir masaüstü bilgisayarıydı. Ardından Steve ailesinden kalan eski Volkswagen minibüsü ve hesap makinesi koleksiyonunu sattı. Edinilen parayı sermaye yaparak Apple Computer’i kurdu. 666,66 dolar fiyat biçtikleri ilk Apple bilgisayarı piyasaya sürüldüğünde büyük ilgi gördü. Fakat Jobs’un hayalleri çok daha büyüktü. 1977’de Apple II’yi çıkardılar.

Apple büyümeye devam ederken Steve Jobs firmanın genişlemesini sağlayabilecek vizyonu olan bir yönetici arıyordu. 1983 yılında Pepsi’nin o zamanki CEO’su olan John Scully ile bir görüşme ayarladı. Ona “Ömrünün sonuna kadar şekerli su satmak mı yoksa dünyayı değiştirmek mi istersin?” diye sordu. Scully Apple’ın CEO’luğunu kabul etmişti.

Jobs kendi şirketinden kovuluyor

Scully’nin katılımıyla Apple garajda çalışan iki kişiden, 4000 çalışana sahip iki milyar dolarlık bir şirkete dönüşmüştü. 1984’te 30’uncu yaşını kutlayan Jobs Apple’ın en nadide ürünü olan ve grafik kullanıcı ara yüzü ile devrim yaratıp bugünkü bilgisayar sisteminin temelini oluşturan ilk Macintosh bilgisayarını üretti.

Firma Macintosh’un başarısını kutlarken Jobs ve Scully arasında görüş ayrılıkları başladı. Bu aşamada yönetim kurulu Scully’nin tarafında yer aldı ve Jobs Apple’dan kovuldu. Bu aynı zamanda Jobs’un hayatının en yaratıcı döneminin de habercisiydi.

1985 yılında kendine başka bir bilgisayar firması buldu: NeXT Computer. NeXT gelişmiş bir firmaydı. Genellikle bilimsel çalışmalar yürütüyorlardı. Jobs’un gelişiyle birlikte nesne tabanlı programlama, PostScript, manyeto optik sürücü gibi teknolojiler geliştirildi. NeXT’in geliştirdiği birçok yenilik 2000’lerin başlangıcında Mac OS X’in temellerini oluşturacaktı.

Steve Jobs bu arada boş durmuyordu. 1986’da Edwin Catmull ile ortaklaşa Pixar isimli animasyon stüdyosunu kurdular. Firma kuruluşundan nedeyse 10 yıl sonra “Toy Story” ile ilk animasyon sinema filmini üretti. ilk defa tamamen bilgisayarda üretilmiş grafiklerden oluşturulmuş uzun metrajlı bir film piyasaya çıkıyordu. Pixar bu filmden sonra “A Bug’s Life”, “Toy Story 2”, “Monsters Inc.” ve “Finding Nemo” gibi filmlere imza atıp bir animasyon devine dönüştü. Her biri animasyon dalında Oscar’a aday olan ve iki yılda bir ödülü kazanan bu filmler yeni bir sinema türünün ortaya çıkmasına da önayak olmuşlardı.

Fakat henüz bu başarıların gerçekleşmediği 1996 yılında Apple’da işler kötüye gitmeye başlamıştı. fiirketin pazar payı düşmüş, yeni teknoloji üretimi ve ürün geliştirme gibi konularda Apple alt sıralara gerilemişti. Bu noktada Apple’dan gelen bir teklif üzerine Steve Jobs şirkete yeniden danışmanlık yapmaya başladı. fiirket içinde Jobs’u CEO olarak görmek isteyenlerin sayısı artmıştı. Bir süre sonra yöneticiler baskıya daha fazla dayanamadılar ve Jobs’a CEO’luk teklifi yaptılar. Jobs’un olumlu yanıtı ise çok basit bir anlaşmayı şart koşuyordu: “Siz NeXT Computer’i satın alın ben de size CEO olayım.” Sonuçta Apple 402 milyon dolara NeXT’i satın aldı ve Steve Jobs geçici CEO seçilerek Apple’ın başına geldi.

Jobs’un kumandanlığındaki Apple NeXT teknolojileriyle geliştirdiği iMac’i ve yeni nesil Mac OS X işletim sistemini piyasaya sunarak satışlarını inanılmaz bir şekilde artırdı. Artık tasarım çok daha ön plandaydı ve bu andan itibaren teknoloji dünyasında bej ve beyaz tonlar Apple ile özdeşleşecekti.

Apple bu ataktan sonra Steve Jobs’un unvanındaki “geçici” sıfatını kaldırdı. Jobs kendi maaşının yıllık bir dolar olması konusunda ısrar etti ve en düşük maaşlı CEO olarak Guinness Rekorlar Kitabı’na girmiş oldu.

ikinci Steve Jobs dönemi Apple için patlama dönemi oldu. iMac dünyanın en ünlü markaları arasına girdi. Apple Jobs’un hamleleriyle PC alanının da dışına çıktı ve ilk iPod’u tanıttı. Jobs’un stratejileriyle tüketici elektroniği alanında önemli işler yapan ve iPod ile sektörün dinamiğini değiştiren Apple devrimsel bir ürün olarak görülen iPhone ile teknolojinin geleceğini şekillendirmeye devam ediyordu.

Halen görevinin başında olan Steve Jobs’un maaşı resmi olarak bir dolar görünse de Apple kendisine sık sık hediyeler veriyor. Buna en iyi örnek 1999 yılında Jobs’a hediye edilen 90 milyon dolar değerindeki özel jet. Pixar’ın satışından aldığı 7,4 milyar doları da düşününce Jobs’un ekstra maaşa ihtiyaç duymaması doğal.

İşten ayrılırken iş arkadaşlarınıza veda edin

Son derece yüklü olan iş e-postalarına “Hoşçakalın” postası atarken tonu iyi ayarlamak gerekiyor. Bu postaların bir kısmı okuyanı güldürürken, bir kısmı fazla acı ve sivri dilli oluyor. Bazı kişiler kısa hatıralardan bahsederken, bazıları hiçbir açıklama yapmadan gizemli bir ayrılık mesajı veriyor. Bazıları da Oscar konuşmaları kadar uzun bir şekilde çalışma arkadaşlarına teşekkür ediyor.

Yalnız ton ne olursa olsun, son zamanlarda “İşten ayrılıyorum” postalarının sayısı artmaya başladı. Firma açıklamadan önce iş arkadaşlarınıza sizin işten ayrıldığınızı veya çıkarıldığınızı belirtecek bir bilgilendirme mail’i atmak, telefonla haber vermek ya da doğrudan gidip el sıkışmak yapılması gereken en doğru davranış.

Ancak e-posta attığınızda vermek istediğiniz normal bir mesaj, yanlış kişilere ulaşabilir veya yanlış anlaşılabilir. Bu da ekstra özen göstermeniz gerektiğini gösteriyor. İşten ansızın çıkarıldığınız için öfke seline kapılmış bile olsanız, firmayı kalpsizlikle suçlayan duygusal bir mesaj, iş arkadaşlarınız tarafından yanlış anlaşılabilir. Dahası sizi istediğiniz gibi güzel de hatırlamazlar. Halbuki aynı sektörde devam ettiğiniz sürece, bu kişilerle her zaman karşılaşma ihtimaliniz var.

Ayrıca uzmanlar kızgınlık emarelerinin bu şekilde belli olmasının gelecekteki iş arayışlarınızı da etkileyeceğini belirtiyor. Bu yüzden şikayet edip ağlanmadan, tatsızlık göstermeden, sadece pozitif bir mesajla veda edin.

En basit şekliyle ayrılık e-postasında iş arkadaşlarınıza ve birlikte çalıştığınız kişilere işten ayrıldığınızı ve size ne şekilde ulaşabileceklerini belirtin. Hem böyle basit bir “Hoşça kal” mesajı, iş arayışınızda size yardımcı bile olabilir.

23 Nisan 2009

Krize rağmen Apple

Küresel ekonomik krize karşın, Apple'ın çeyrek yıl karı, güçlü İPhone satışlarının etkisiyle, yüzde 15 arttı.

Şirketten yapılan açıklamada, Apple'ın karı, 28 Martta biten şirketin mali yılına göre 2. çeyrekte 1,21 milyar dolara bir başka ifadeyle hisse başına 1,33 dolara çıktı.

Geçen yıl aynı dönemde Apple 1,05 milyar dolar kar elde etmişti.

Şirketin satışları ise söz konusu dönemde yüzde 9 artarak 8,16 milyar dolar oldu.

California merkezli Apple'ın iPhone satışları ise 2. çeyrekte, geçen yılın aynı dönemine göre iki kattan fazla artarak 3,8 milyon oldu.

Apple, yüzde 3 artışla 11 milyon iPods, yüzde 3 düşüşle 2,2 milyon Macintosh bilgisayar sattı.

Kupayı gören parmak kaldırsın

20 Nisan 2009

Cep telefonu ile gezinizi ayarlayın

Yurtdışı gezilerini düzenlerken kullanılan TripIt uygulaması cebe geldi. iPhone için hazırlanan özel versiyonu Apple Store’larda bulanabilen uygulamanın, Blackberry ve diğer akıllı telefonlar için versiyonları da hazırlandı. Ücretsiz olarak yüklenebilen uygulamayla, otellerden araç kiralama şirketlerine kadar, her yerin telefon numarasına hemen ulaşılabiliyor.

Yurtdışında yaşayanların tatil planlarını yaparken mutlaka uğradığı web sitesi TripIt’in yeni cep telefonu uygulaması, diğer ülkelerde tatil yapacak olanlar için avantajlı bir uygulama. Çünkü bu uygulamayla aylar sonrası için bile planladığınız gezinin bilgilerine çevrimiçi veya çevrimdışı olarak telefonunuzdan hemen ulaşabiliyorsunuz.

Uygulama telefon kullanıcılarına tıklanabilir linkler ve direk telefon numaraları veriyor. Bu numaralarla havayolu şirketleri, oteller ve hatta ön rezervasyona açık restoranların iletişim bilgilerine ulaşılabiliyor.

TripIt kullanıcıları, TripIt’in websitesine çevrimiçi olarak ulaştıktan sonra farklı seyahat şirketleri üzerinden yaptıkları her rezervasyonun onay bilgisi posta kutusuna geliyor. British Airways, easyJet, Hilton, Marriott, Eurostar, Avis ve Hertz gibi firmalar da TripIt’in portfolyosunda bulunan şirketlerden sadece birkaçı. Rezervasyon yapıldıktan sonra hemen bir e-posta bilgisi geliyor ve bu bilgiyi geziye birlikte gidilecek ya da geziden haberdar olması gereken herkese yollanabiliyor. Daha sonra bu bilgiyi akıllı telefonunuzdaki ajanda yazılımı ile uyumlu hale getirmek de mümkün.

17 Nisan 2009

Denizci modası geri geldi

Vazgeçilmeyen trendlerden biri her zaman için denizci modasıdır. Isıtıp ısıtıp önümüze sunar modacılar. Bu sene de vitrinlerde ve caddelerde en çok çizgileri ve renkleri göreceğiz. İşin iyi yanı, sık sık gündeme gelen bir akım olduğu için, zaten halihazırda dolabın vazgeçilmeyen parçaları bu polo yakalı çizgililer.

Denizci modası her sene farklı bir formda tekrar karşımıza çıkıyor. Bu senenin teması ise geçen sene ki deniz kuvvetlerinin yerini alan yat kulübü çizgisi. Temel Reis gibi gözükmemek için denizci modasını uygularken çok dikkat etmek gerekiyor. Tabi ki kaslarınızı belli eden t-shirtler tercih edebilirsiniz, ama baştan aşağı giyeceğiniz bir denizci kıyafetiyle Temel Reis’ten farkınız kalmaz. Yani kendinizi çizgiler ve altın düğmelerle kaplı bir kıyafetin içinde bulmaya kalkmayın sakın. Modaya sadece başınızla selam verin, açık denizlere açılacak hale gelmeyin.

Bunu işi iyi yapmanın sırrı, renk kombinasyonlarını doğru yapmaktan geçiyor. Denizci kıyafetleri genellikle beyaz ve laciverttir, ama aralarda krem-lacivert kombinasyonuna rastlayabilirsiniz. Hatta bej ve kırmızı da harika durur.

Eğer denizci renklerini sevmiyorsanız, beyaz veya krem üstüne, kırmızı çizgileri tercih edebilirsiniz. Çapa armaları da çizgilere iyi bir alternatif olabilir. Görünümünüzü daha akıllı veya daha resmi hale getirmek isterseniz de beyaz veya gri blazer ceketlerle kombine edebilirsiniz. Daha günlük bir görünüm için ise polo t-shirtünüzün üstüne, başka bir t-shirt giyerek görünümünüzü tamamlayabilirsiniz.

Birkaç aksesuar ile modayı yakalayın

Ekonomik kriz ortamında tonla parayı bir sezon sonra "out" olacak birkaç kıyafete yatırmak istemiyorsunuz. Ancak şıklığınızdan taviz vermek istediğiniz son şey. O halde birkaç akıllı aksesuarla 2009 yaz modasını yakalamanız gerekiyor.

Kemik çerçeveli büyük güneş gözlükleri
Kemik çerçeveli büyük güneş gözlükleri Dolce Gabbana`dan, Jil Sander`a kadar bütün modacıların defilesinin göz bebeğiydi. Erkek Vogue`nun editörü Fabien Baron 2009 yazında kendisine biraz saygı duyan her erkeğin parayı kıyıp bu gözlüklerden mutlaka alması gerektiğini söylüyor. Baron`un tavsiyesi logolu olan gözlüklerden uzak durmak. Baron logosuz ve camlarında yüzde yüz UV koruma özelliği bulunan bir gözlükle plajda, şehirde, ofise giderken veya hafta sonu takılırken en tarz adam olacağınızın garantisini veriyor.

Bağcıklı ayakkabı
80`li yıllarda hayatımıza giren bağcıklı ayakkabılar 2009 yaz sezonunda geri dönüş yaptı. 80`li yıllar vatkalı ceket ve büzgülü pantolon gibi moda facialarının dönemi olsa da bağcıklı ayakkabılar kesinlikle bu moda trajedilerinden biri değil.. Bu ayakkabılar şimdi o kadar moda ki, kış sezonunda da benzeri ayakkabıların bütün defilelerin favori ayakkabısı olması kuvvetle muhtemel. Ünlü modacı Ralph Lauren bağcıklı ayakkabı alırken iki renkli olanlar yerine tek renkli olanları alarak daha modern bir görünüm elde edeceğinizi söylüyor.

Kravat iğnesi
1950`li yıllardan beri şık erkeklerin favori aksesuarlardan biri olan kravat iğnesi geri döndü. Christian Dior`un erkek koleksiyonun yaratıcısı ünlü modacı Heidi Slimane kravat iğnesi takarak mümkün olan en şık görüntüyü elde edebileceğinizi söylüyor. "Ofiste veya şık bir gecede kravat iğnesi takın. En pahalı takım elbise veya en kaliteli gömlek sizin olmayabilir. Ama trendi en iyi yakalayan adamın siz olacağınız kesin" diyen Slimane`in önerisi altın renkli olanlar yerine beyaz renkli kravat iğneleri kullanarak daha sade ve şık bir görünüm elde etmek.

Maaş kesintisi

Krizde kendini korumak isteyen işverenler, işten çıkarmak yerine çalışanlarının maaşını kesme politikasını izlemeye başladı. Çalışanları son derece huzursuz eden bu durumu kabul etmek zorunda olabilirsiniz. Ama kabul etmeden önce durumu gözden geçirmenizde fayda var.
Patronunuz odasına çağırıp işten çıkarmak yerine maaşınızı kesmeyi önerirse şaşırmamalısınız. Çünkü dünya çapındaki resesyon artık buna pek izin vermiyor. Bir çalışan olarak hem kariyer, hem de kişisel giderlerinizle ilgili belli bazı ihtiyaçlarınızdan dolayı bunu teklifi kabul etmek zorunda olabilirsiniz. Fakat bazı kaygılar evrensel. Maaş kesintisini bir opsiyon olarak düşünmeden önce aklınızda bulundurmanız gereken avantaj ve dezavantajlar var.
A: İşinizi korumak zorundasınız
Maaş kesintisini kabul etmenin en büyük avantajı var olan işinizi elinizde bulundurmaya devam edebilecek olmanız. Yüzde 10’luk bir maaş kesintisi, hiç parasız kalmaktan iyidir. Özellikle de çalıştığınız iş sizi mutlu ediyorsa. Bu yüzden kararınızı sadece paraya göre vermemelisiniz. Hangi iş alanında olursanız olun, iş güvenliğiyle ilgili söylenmesi gerekenler var. Bunun ötesinde, şu andaki pazarda daha iyi bir iş teklifi alma olasılığınız da çok düşük. İşsizlik çizgisinden uzak durmak için maaş kesintisini kabul edebilirsiniz.
A: Şirketin size borcu var
Maaş kesintisini kabul etmek, çalıştığınız firmaya bağlılığınız ve sadakatinizi göstermenin en iyi yollarından biri. Bu teklifi kabul ederek, patronunuza hatırı sayılır bir iyilik yapmış olursunuz. Tabi ekonomi tekrar düzeldiğinde ise kesintilerin tekrar ödenmesi anlaşmasını yaptığınız takdirde. Eğer patronunuzun uzun vadeli duruşundan kaygılanıyorsanız, günlük iş yükünüzün azaltılması konusunda kibarca bir talepte bulunabilirsiniz.

A: İş arkadaşlarınızın işlerinden olmasını engellersiniz
İhtiyaçlarınızı çevrenizdeki insanlara göre dengelemek hiçbir zaman kolay olmasa da, günümüzün ekonomik şartlarında verdiğiniz kararların çevrenizdekileri etkilememesi gerektiğini hesaba katmalısınız. Maaş kesintisi alarak, patronunuzun diğer arkadaşlarınızın ve çalışanların maaşlarını almaya devam etmesini kolaylaştırırsınız.
D: Teklif ihtiyaçlarınızı karşılamıyorsa
Maaş kesintisi doğrudan sizi ve bakmakla yükümlü olduğunuz kişilerin yapabildiklerini kısıtlar. Bu yüzden maaş kesintisini kabul etmeden önce bütçenizi dikkatli bir şekilde gözden geçirmek durumundasınız. Bu seçeneği değerlendirirken firmanın kurtarma paketine de bakmalısınız. Eğer yeni uygulamalar sizin finansal ihtiyaçlarınızı karşılamıyorsa, hemen işten ayrılmalı ve tazminatınızı almalı veya yeni bir iş bakarken geçici bir süreliğine maaş kesintisini kabul etmelisiniz.
D:Profesyonel konumunuzu düşürüyor
Maaş kesintisini kabul etmek gibi önemli bir karar vermeden önce bunun sizin uzun vadeli kariyer planlarınızı ne şekilde etkileyeceğini göz önünde bulundurmalısınız. Ödemedeki azalma teknik olarak kademe düşmeniz anlamına geldiği için profesyonel kariyeriniz de özellikle kısa vadede bundan etkilenecektir. Gelecekteki işverenlerinizle bu ani düşüşün ne olduğuna dair zor bir açıklama yapmak durumunda olacağınızı da aklınızda tutmalısınız. Yine de buna iyi yönünden bakabilirler. Çünkü sonuçta şirketinize ve çalışma arkadaşlarınıza sadakatinizi göstermiş olacaksınız.
D: Aynı maaşa tekrar hiçbir zaman ulaşamayabilirsiniz
Aldığınız maaştan dolayı, bir terfi aldığınızda veya yeni bir iş teklifiyle karşılaştığınız da, yeni maaş teklifi de bu kesintiden etkilenecektir. Bu yüzden, maaş kesintisinin uzun süreli planlarınızı nasıl etkileyeceğini iyi değerlendirmelisiniz. Özellikle de kesintili maaşın, bulunduğunuz alan ve pozisyondaki standardın ne kadar altında kaldığına bakmalısınız. Ayrıca bu tür teklifler firmalar için son çaredir. Yani firmanızın tekrar ayaklarının üstüne kalkması zaman alacaktır.

Yıl boyu ziyaretçilerin gözbebeği

Danimarka’nın başkenti Kopenhag, yıl boyunca turistlerin ilgi odağı olmayı başarıyor. Ama belli tarihler, şehir ve ziyaretçileri için çok daha özel. Şehrin kültürel aktiviteleri ve özel etkinliklerine göre gezi tarihinizi belirlerseniz, meşhur deniz kızı heykelinden çok daha fazlasını görebilirsiniz.
Roskilde Festivali
Temmuz ayında gerçekleşen festival, Avrupa’daki en büyük dördüncü rock müzik festivali olma özelliğini taşıyor. Dört gün süren etkinlik, şehre 30 dakika uzaklıkta bir alanda gerçekleştiriliyor. Yani şehirde kalarak gün içinde festivale de katılabilirsiniz, ya da çadırınızla birlikte festival alanında kamp da kurabilirsiniz. Ancak kamp alanında aşağı yukarı 70 bin kişinin daha olacağını unutmamak gerekiyor. Eğer festival boyunca kafa sallamaktan yorulurum, birkaç gün de şehri gezeyim derseniz, festivalin günübirlik biletleri de mevcut.
Kulturnatten
Ekim ayında düzenlenen Kültür Gecesi, eğer kültürel bir etkinlik bakıyorsanız tam size göre. Tek bir gecede, üç yüze yakın farklı mekanda tiyatro oyunları, sergiler, konserler ve şiir okumaları düzenleniyor. Kopenhag Caz Festivali
Temmuz ayında gerçekleşen bir diğer festival de caz festivali. Roskilde’nin çamurlarından sonra, şehrin en büyük festivali olan bu etkinlikte, 450’den fazla performans sergileniyor. Bunların pek çoğu da ücretsiz olarak izleyiciyle buluşuyor.
Kopenhag Summerdance
Ağustos ayında düzenlenen etkinlikte İskandinavya’nın en iyi dans toplulukları ve koreografları performans sunuyorlar. Etkinlikler Kopenhag Polis Merkezleri’nin bahçelerinde düzenleniyor. Dans tutkunlarının ayrıca Danimarka Kraliyet Balesi’nin sunduğu ücretsiz Açıkhava performansını kaçırmaması gerekiyor.
Noel Baba Kongresi
Noel’den aylar önce, Temmuz ayında düzenlenen etkinlik Kopenhag’ın etkinlik takvimindeki en ilginç olaylardan biri. Bakken eğlence parkında düzenlenen etkinliğe dünyanın her yerinden noel babalar katılıyor. Tabi ebeveynler de bu umulmadık zamanda gerçekleşen noel baba akınında, çocuklarından ilginç sorular duymaya başlıyorlar.
Tivoli Bahçeleri
Olağanüstü güzellikteki bu bahçeler yıl boyunca etkileyici olsa da, özellik kasım ve aralık aylarında görenleri büyülüyor. Çünkü bahçeler özel fenerlerle süsleniyor ve Noel için bir Pazar haline getiriliyor. Açıkhavada buz pateni de yapılabilen bu dönemde, bir Noel kabaresi de oluyor. Andersen masallarındaki gibi süslenmiş Dan evleri de görüntüyü unutulmaz kılıyor.

Asya`nın en çılgın kenti Tokyo


Yüksek gökdelenleri, rengarenk ışıkları ve geniş otobanlarıyla ilk bakışta ABD`nin sanayi kentlerinden hiçbir farkı yokmuş gibi görünen Tokyo, büyük, kalabalık ve kirli semtlerini geride bırakınca kendine özgü kimliğini ele veriyor. Şehir, İkinci Dünya Savaşı sırasında tamamen yıkıldığı için bütün binalar 1950 ve 60`lı yıllar boyunca inşa edilen, Batı tarzında binalar. Bu yüzden şehrin Shinjuku gibi merkezi semtlerinde özellikle ABD`yi görmüş olanlar veya Asya tipi bir yer görmeyi hayal edenler için hiçbir numara yok. İlle de Japon tarihi, Japon sanatı görmek gibi bir ısrarınız olursa, kent merkezinde bulunan ve diğer kentlerden getirilen eserlerin sergilendiği Edo müzesi ve Tapınak ve Buda heykeli gibi egzotik şeyler görme peşindeyseniz, kentin dışında kalan semtlere gitmeniz gerekiyor. Ancak çoğu Asya kentinin aksine Tokyo`yu gezilmesi şart yapan özelliği mimarisinde değil. Kenti Asya`daki hatta dünyadaki tüm şehirlerden ayıran özelliği yaşam tarzı. Tokyo "sessiz,sakin ve çalışan" olarak bilinen Japonların aslında ne kadar çılgın ve arıza insanlar olduğunu en fazla gösteren Japon kenti. Sabah 6 sularında takım elbiseleriyle sürüler haline metroya akın eden Japonlar, mesai saatinin bitiminde sınırsız eğlence peşinde her türlü çılgınlığı hatta sapkınlığı mubah gören "parti hayvanlarına" dönüşüyorlar. Dolayısıyla başka şehirlerde gazete, su ve şekerleme satan otomatlar görürken, Tokyo`da bu otomatların yerini, özellikle 30 yaş üstü iş adamlarının gediklisi olduğu, genç liseli kızlar tarafından giyilmiş külotlar satan otomatlar alıyor. Tokyo birbirinden çılgın gece klüpleriyle dolu ama gündüz saatlerinde bile her türlü fantezinin gerçek olduğu seks klüpleri açık. Tokyo`ya gidenler, Amsterdam`daki klüplerin, Tokyo`daki emsalleri yanında Disneyland gibi kaldığını söylüyorlar.

GranTurismo Mayıs ayında Türkiye`de satışa çıkıyor


GranTurismo Mayıs ayında Türkiye`de satışa çıkıyor
İtalyan lüks ve prestijli spor otomobil üreticisi Maserati’nin ilk olarak 2009 Cenevre Otomobil Fuarı’nda tanıttığı GranTurismo S modelinin Automatic kodlu yeni versiyonu, Mayıs ayı başıyla birlikte Türkiye’de de satışa sunuluyor. 235 bin Euro’dan başlayan anahtar teslim satış fiyatıyla FerMas Oto tarafından ithal edilen Maserati GranTurismo S Automatic, yeni tip 6 ileri otomatik şanzıman ile 440 HP güç üreten 4.7 litrelik V8 motorun birlikteliğini simgelemesi açısından önem taşıyor.
Tofaş çatısı altında Ferrari ve Maserati markalarının Türkiye distribütörü olarak faaliyet gösteren FerMas Oto, Mayı ayı başından itibaren lüks spor otomobil ikonu GranTurismo S’in yeni otomatik şanzımanlı versiyonunu satışa sunuyor. İlk etapta sadece 2 adet ithal edilecek olan ve 235 bin Euro’dan başlayan anahtar teslim satış fiyatıyla dikkat çeken Maserati GranTurismo S Automatic, ZF tarafından geliştirilen 6 ileri vitesli yeni otomatik şanzımanın ve 4.7 litrelik 440 HP güç ile 490 Nm tork üreten V8 motorun birlikteliğini simgeliyor. Quattroporte Sport GT S’te olduğu gibi takdir toplayan ve manuel modda kullanımda gaza tam basılarak vites küçültme gibi işletim operasyonlarından arındılarak daha hızlı ve sarsıntısız vites değişimleri sağlayan yeni şanzımanlı Maserati GranTurismo S Automatic, sürekli ayarlanabilir amortisörlere sahip Skyhook süspansiyon sistemiyle de rakipleri karşısında ön plana çıkıyor.

Mevcut Maserati modellerinin tasarımlarına paralel biçimde aracın hemen fark edilmesini sağlayan sportif ve çarpıcı bir tasarıma sahip Maserati GranTurismo S Automatic, yeni tip kapı eşikleri ve Trident tasarımlı yeni tip 20 inç’lik jantlarıyla farklılaşıyor. Daha da zenginleştirilerek kuvvetlendirilen bir donanıma sahip Maserati GranTurismo S Automatic’te standart olarak sunulan Bluetooth ve isteğe bağlı olarak sunulan iPod arayüzü gibi unsurlar, Maserati Multimedya Sistemi’ni tamamlayıcı diğer modern teknolojiler arasında yer alıyor.

En meşhur 5 hacker

Sanal ortamın en korkulan 5 adamı kimdir, neler yapmıştır, şimdi ne işle uğraşıyorlar? Karşınızda dünyanın en ünlü 5 hacker'ı.
Symantec, ABD Adalet Bakanlığı ve National White Collar Crime Center'ın kayıtlarından alınan bilgilere göre en ünlü ve tehlikeli 5 hacker şunlar:
Fred Cohen
1983 yılında, üniversite öğrencisi Fred Cohen, kendini kopyalayarak bilgisayarlara yayılan zararsız bir program geliştirdi. Bu yazılım kendini yasal bir programın arkasına gizlemişti. Daha önce birçok kez virüs uyarıları yapılsa da Cohen'inki belgelenmiş ilk olaydı. Cohen'in profesörünün bu yazılım için önerdiği isim ise "virus" olmuştu. Cohen şimdi bir bilgisayar güvenlik firmasını yönetiyor.


Kevin Mitnick
ABD Adalet Bakanlığının, "Birleşik Devletler tarihinin en çok aranan bilişim suçlusu." diyerek onurlandırdığı(!) Mitnick henüz 17 yaşında hapse girmişti. Suçu Novell, Motorola, Sun, Fujitsu gibi büyük şirketlerin sistemlerine girerek ciddi zararlar vermekti. Son olarak 1995 yılında yakalandı ve 46 ay hapis cezası aldı. Salıverildikten sonra "The Art Of Intrusion." adında bir kitap yazdı. Hakkında "Takedown" adlı bir de film çekilen Kevin Mitnick şimdi Cohen gibi bir bilgisayar güvenlik firmasının başında.
Robert T. Morris
1988 yılında, yine bir öğrenci olan Morris, bilgisayar kurdu olarak anılan bir virüs geliştirdi. Morris daha sonra bunun kötü amacı olmayan bir deneysel çalışma olduğunu söylese de, davacılar etkilenen bilgisayarlarda yüzlerce dolarlık zarar meydana geldiğini iddia ettiler ve cezalandırılmasını istediler. Sonunda Morris, 3 yıl göz hapsi, kamu hizmeti ve 10 bin dolar para cezası aldı.1995 yılında bir yazılım firması kuran Morris, 3 sene sonra şirketi tam 45 milyon dolara Yahoo'ya sattı. Morris şu anda M.I.T'te Bilgisayar Bilimleri ve Yapay Zeka Laboratuvar'ında profesör.
Kevin Poulsen
Poulsen arabalara çok düşkündü. 1990 yılında bir radyo istasyonu, kendilerini arayan 102.kişiye Porsche hediye edeceklerini duyurunca, telefon hatlarına girerek 102.olmayı başardı. Ancak Poulsen, önceden beri hükümet tarafından takip ediliyordu ve ilk yakalandığında henüz çok gençti. Ceza yerine kendisine bir yüksek teknoloji firmasında iş verildi. O burada da rahat durmadı ve FBI ile Savunma Bakanlığının bilgisayarlarına sızdı. 17 ay kaçmayı başaran Poulsen 1991 yılında yakalandı. Kendisine verilen 51 aylık ceza bilişim suçları kapsamında o zamana kadar ki en ağır cezaydı. Meslektaşlarının aksine güvenlik firması yönetmeyen Poulsen, bunun yerine yazarlığı tercih etti. Kendisi halihazırda Wired News'de yazıyor. Shawn Fanning
Shawn Fanning'den hacker olarak bahsetmek aslında zor ama yaptıkları çoğu hacker'ın yaptıklarından daha önemliydi. İsmi size tanıdık gelmeyebilir fakat lakabı çok tanıdık: Napster. Bu lakabı kıvrımlı saçları nedeniyle okuldaki arkadaşları takmıştı. Fanning daha sonra bu lakabını müzik paylaşmaya başladığı site için ad olarak seçti. Zamanla Napster'ın ziyaretçileri çoğaldı çünkü daha önce 15 dolara aldıkları müzik CD'lerini artık ücretsiz olarak mp3 formatında indirebiliyorlardı. Sonunda beklenen oldu ve müzik şirketleri Napster'a ve Napster'dan müzik indirenlere dava açtılar. Davayı kazandılar ama aslında savaşı kaybettiler çünkü artık insanlar ücretsiz müzik indirmenin keyfine varmışlardı ve bundan da hiç vazgeçmediler.
Shawn Fanning artık müzik endüstrisinin dışında. Son olarak 2006 yılında Rupture adında bir sosyal ağ sitesi açtı.
Conficker'ın Mucidi Kim?
En güncel virüs Conficker'ın arkasında kimlerin olduğu henüz bilinmiyor. Geliştirenler her kimse sürekli güncelleme yaparak virüsün etkisiz hale getirilmesini engelliyor ve güvenlik uzmanlarını çıldırtıyorlar.
Profesör Merrick Furst'a göre Conficker'ın arkasındakiler oldukça tecrübeli ve bilgili kişiler. 25 yıl önce ilk virüsü yazan Cohen ise, geriye baktığında, hackerların kendilerini geliştirmelerinin ve tecrübe kazanmalarının çok fazla zaman aldığını ve bunun da kendisini şaşırttığını söylüyor.

Youtube kendini yasakladı

Türkiye’nin de içinde bulunduğu bazı ülkelerde yasaklanan video paylaşım sitesi YouTube bu kez kendini yasakladı.

Güney Kore’de 1 Nisan tarihinde kabul edilen ve yürürlüğe giren yeni bir yasaya göre internet kullanıcılarının açık kimlikleri haricinde başka bir kimlikle paylaşım sitelerine kayıt olması suç kapsamına alındı. Kullanıcılarını hapse düşürmek istemeyen YouTube ise çareyi ülkenin siteye video yüklemesini ve yorum yapmasını engelleyerek buldu.

15 Nisan 2009

Kavak yelleri dizisindeki oyuncuların amatör görüntüleri

Ceren Moray'ın görüntüleri, amatör çekilmiş videoları, kızlarla birlikte oynadıkları oyun..
Hürriyet Video'larını izlemek için Flash 7 veya daha yüksek eklenti yüklenmeniz gerekmektedir. Yüklemek için tıklayınız!!!

Kredi kartı borcundan kurtulmak için birbirinden farklı yöntemler

Tüketiciler, birkaç ay ödeyememeleri durumunda faiziyle birlikte tahmin bile edemedikleri rakamlara ulaşan kredi kartı borçlarından kurtulmak için
kendilerince ya da bu durumdan kazanç sağlamaya çalışanlar tarafından geliştirilen yöntemlere yöneliyor.

Bazı firmalar, 32 milyar liraya ulaştığı belirtilen kredi kartı borçlarından para kazanmak, bu durumu lehlerine çevirmek için tüketicilere ulaşmaya çalışıyor. Firmalar, gazetelere reklam vererek, internet sitesi kurarak ya da mail göndererek binlerce kişiye ulaşıyor.

Kredi kartı borcunun ödenmesi konusunda ilk sırada altın alım-satımı geliyor. Bir altın ve finans firması, "ticaret hukukuna uygun" olarak nitelendirdiği yöntemlerle tüketiciye nakit avans sağlıyor. Firma, örneğin kredi kartına bin liraya altın satıyor. Bin lirayı kredi kartına 12 ay taksitlendiriyor. Ardından yüzde 25 düşük fiyata 750 liraya hemen geri alıyor.

Tüketici, böylece nakit paraya ulaşmış oluyor. Tüketici, yüzde 25 faiz ödediğini sanıyor, ancak faiz yüzde 33'ü buluyor.

-RANDEVULU KREDİ KARTI BORCU ÖDEME -

Başka bir firma da benzer şekilde para sağlıyor, ancak bunu randevulu sistemle yapıyor. Firma, altın ve pırlanta alım-satımı yaparak tüketiciye nakit
para veriyor. Tüketici, taksitle pırlanta alıp peşin satarak hedeflediği paraya ulaşabiliyor. Firma bu işlemleri faizsiz yaptığını iddia ediyor.

Bursa'da bir spot mağazası da yerel gazetelere verdiği ilanla ulaştığı tüketicilere nakit para sağlıyor. Mağaza, kutusu açılmamış buzdolabı, çamaşır ve
bulaşık makinesi, televizyon, doğal gaz sobalarını yüzde 50'ye varan değer kaybı ile peşin alıyor.

Tüketiciler Birliği Genel Başkanı Nazım Kaya, Türkiye'de kredi kartı borcunun toplamda 32 milyar lira olduğunu, 15 milyar lirasını ödenemeyen borcun
oluşturduğunu söyledi.

Kaya, 1 milyon 660 bin kişinin kredi kartı borcunu ödeyemediği için kara listeye alındığına değinerek, aslında bu rakamın 2 milyon 300 bin kişi olduğunu düşündüklerini, çünkü bankaların borç bildirimini geç yaptığını ileri sürdü.

-"YASAL OLMAYAN SEKTÖR OLUŞTU"-

Kredi kartı borçlarının bu noktaya ulaştığı bir ülkede tüketicilerin kendilerine göre ödeme yöntemleri geliştirdiğini dile getiren Kaya, şöyle
konuştu:

"Tüketiciler borcunu ödemeye çalışıyor, bazıları bu durumdan servet kazanıyor. Altın, pırlanta ve beyaz eşya alım satımı yapılabiliyor. Tüketici, cep
telefonu ve kontörü satan yerlerden belirli komisyonla para alıyor. Ürün alıyormuş gibi kredi kartına 12 ay taksit yaptırıp karşılığında yüzde 30 civarında komisyon ödeyerek nakit para alıyor. Tanıdıkları esnafa gidip kredi kartına borçlanıp belli miktar para sağlıyorlar. Düşünün, firma randevu ile çalışıyor. Bunun iki nedeni olabilir. Gerçekten ciddi taleple karşı karşıyalar ve nakit para için zaman istiyorlar. Ya da yasal olmayan iş yaptıkları için önceden önlem alarak iş yapıyorlar. Kredi kartı borcu ödenmesi konusunda yasal olmayan bir sektör oluştu. Bazı vatandaşlar da ay sonundaki borcunun ödenmesi gereken tutarını kredi kartından çekerek ödüyor. Borçla borcu kapatmaya çalışıyorlar."

Kaya, bazı tüketicilerin evine gelecek haczi önlemek için işten ayrılmayı tercih ettiğini belirterek, şunları kaydetti:

"İşten çıkarak tazminat alıyorlar ve borçlarını ödüyorlar. Bu da başka bir yöntem. Bazıları kredi çekiyor. Şu anda bankalar kredi kartı borçlarını aylık yüzde 2,5 faizle taksitlendiriyor. Oldukça yüksek bir faiz oranı. Bu konuda hükümetin olumlu adım atacağını umuyoruz. Yıllık yüzde 18 faizle taksitlendirme imkanı var. Tüketicilerin biraz daha sabretmelerini istiyoruz. Borç için değişik yöntemlere başvurmaya gerek kalmayacak."

Boşa yanıyordu söndürdük!


Tasarruf tedbirlerini ülke geneline yaymak lazım.

Günde bir bardak vişne suyu

Gün boyunca içilen bir bardak vişne suyunun ne gibi mucizeler yaratacağını biliyor musunuz?
Yakut kırmızı rengi ile reçelini yemeğe alıştığımız vişne, içerdiği mineral ve vitaminler sayesinde, birçok hastalığa karşı koruma kalkanı yerine geçiyor. İçeriğinde bulunan ve meyveye kırmızı rengini veren “antosiyanin” ise vişneye hücre yenileme yani antioksidan özelliğini kazandırıyor. Günde bir bardak vişne suyu tüketimi ile vücut günlük antioksidan ihtiyacını karşılıyor. Kalp ve damar hastalıklarından kansere hastalık riskini azaltmaya yardımcı olan vişne, kas ağrılarının hafifletilmesi, hafıza gelişimi ve kilo dengeleme gibi konularda da etkin rol oynuyor.
Tam bir vitamin ve mineral deposu olan vişne meyvesinde bulunan A ve C vitamini ile sodyum, potasyum, kalsiyum ve fosfor mineralleri, özellikle ateşli hastalıklara karşı güçlü bir silah.
Vişnenin “ekşi” artıları
Ferahlatıcı etkisi yüksek bir meyve olan vişnenin şeker oranı kirazdan düşük olduğu için daha az kalori içeriyor. Diareyi kesmesi ve idrar söktürücü özellikleri, mide ve karaciğerin düzenli olarak çalışmasına yardımcı olmasının yanı sıra, vücutta biriken fazla suyun dışarı atılmasında etkin rol oynuyor. Sindirim sisteminin dengeli ve düzenli fonksiyonu için önemli bir meyve olan vişne ile ilgili yapılan ön araştırmalar gösteriyor ki; vişnedeki “antosiyanin”ler, kolon kanseri riskini de önemli ölçüde azaltıyor.
Antosiyanin ne işe yarıyor?
Kırmızı ve mor renkli meyve ve sebzelerde, çiçeklerde, morumsu yapraklı ağaçlarda bulunan renk verici bir madde olan antosiyanin, içinde bulunduğu meyvede çok güçlü bir antioksidan yani hücre yaşlanmasını önleyici bir etki yaratıyor. Antosiyanin yardımıyla sağlıklı dokuları ve hücreleri koruyan vişne böylelikle, anti-aging özelliği de taşıyor ve kanser ile kalp ve damar hastalıklarına yakalanma riskini azaltıyor. Antosiyanin oranının yükseldiği koyu renkli olan vişnelerde, aynı zamanda daha fazla miktarda minerale rastlanıyor.
Japon beslenme uzmanları tarafından, Tsuda Üniversitesi’nde 2003 yılında gerçekleştirilen bir araştırmaya göre, hipoinsülinemi ve hipoglisemiye yol açabilen yüksek yağ içeren besinlerin verdiği söz konusu zararlar, antosiyanin sayesinde dengelenebiliyor. Diğer bir deyişle, şeker düzeyi düşük olan vişne, kilo kontrolünde önemli bir görev üstleniyor. Michigan Üniversitesi’nde yapılan çalışmalar, antosiyanin maddesinin kolesterolün, kan şekerinin düşürülmesi ve karaciğerde daha az yağ birikimi konusunda çok etkili olduğunu ortaya çıkarıyor. Vişne ise, antosiyanin açısından en zengin meyveler arasında yer alıyor.
Beslenme uzmanları, günlük antioksidan ihtiyacının karşılanması adına günde 3,000 – 5,000 ORAC (Oksijen Radikalleri Emilme Kapasitesi) ünite alınmasını öneriyor. Yaklaşık 100 gram vişne suyu konsantresinde ise, 12,800 ORAC ünite bulunuyor. Bu da gösteriyor ki, günde bir bardak olarak tüketilecek vişne suyu, vücudun antioksidan
Doğal ağrı kesici
Michigan Eyalet Üniversitesi tarafından yürütülen bir araştırmaya göre, “antosiyanin” olarak bilinen kırmızı kimyasalların aynı zamanda kas ağrılarını hafifletebileceği belirtiliyor. Spor egzersizleri ve ağırlık çalışmalarının hemen sonrasında oluşan geçici kas zedelenmelerinde, içeriğindeki antosiyanin sayesinde vişne etkin rol oynuyor. Yaklaşık olarak 100 – 120 vişnenin antosiyanin içeriğine sahip olan bir şişe vişne suyu, ağrı kesici yerine doğal ve keyifli bir alternatif sunuyor.

Kadınlar neden makyaj yapar

Bilim adamları kadınların neden makyaj yapmayı sevdiklerini araştırdı.
Yüzünü aynada makyajsız gören kadının, makyajdan sonra yüzünün başkalarına nasıl görüneceği öngörüsü ve iyimserliğiyle harekete geçtiğini belirlediler.
Daily Telegraph'ın haberine göre, bir Japon kozmetik firması için, beyin uzmanı Dr. Ken Mogi ve ekibi tarafından yapılan ve 2 yıl süren araştırmada, kadının yüzünü makyajlı ve makyajsız olarak nasıl algıladığıyla ilgili beyinde farklı faaliyetlerin bulunduğu belirlendi.
Beyin tarama cihazı kullanan bilim adamları, beynin kaudat çekirdeğindeki faaliyetleri incelediler. Tarama sonucunda, bir kadın kendini makyajsız gördüğü vakit başkalarının kendisini nasıl göreceğini öngördüğünü ve beynin "ödül sisteminin" herekete geçerek zevk hissi veren dopamin salgıladığını saptadılar.
Araştırmacılardan Keişi Saruwatari, "Daha önceki araştırmalardan biliyoruz ki, beynin bu bölümü herekete geçtiğinde belli faaliyetlerden zevk alırız. Bunu şöyle yorumluyoruz; bir kadın yüzüne baktığında makyaj yaptığı zaman nasıl görüneceğini tahayyül ediyor" dedi.
Saruwatari, "Burada beklenti, teşvik ve hevesin bir karışımı söz konusu. Makyaj kadınlarda, diğerleriyle ilişki kurulmasına ve zevk duyulmasına katkıda bulunuyor" diye ekledi.
Bilim adamları araştırmadan önce, kadınların makyajdan sonra pozitif hisler içine girdiklerini düşünüyorlardı.
Bunun kadınlar arasında yapılan bir araştırma olduğunu hatırlatan uzmanlar, bir erkeğin de sabah traş olduğunda ve yüzüne traş kolonyası sürdüğünde benzer hisler içinde olabileceğini söylediler.

Tanrının eli keşfedildi

Fotoğraf NASA tarafından çekildi. Uzayın derinliklerinde yıldızları kavrayan mavi bir el bulundu.
ABD Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi NASA tarafından yayınlanan bu fotoğraf büyük bir tartışma yarattı. Fotoğraf Chandra-Röntgen Gözlemevi'nde çekildi. Fotoğraf bir ele benzediği için NASA'lı araştırmacılar tarafından 'Tanrının eli' olarak adlandırıldı.
Görüntüde 12 kilometre çapında bir nötron yıldızları kümesi görülüyor. NASA'lı bilim insanları yıldızın 1700 yaşında olduğunu ve dünyadan 17 bin ışık yılı uzaklıkta bulunduğunu açıkladı.
NASA 2003 yılında da yine uzayda çekilmiş bir fotoğrafa "Tanrının gözü" adını vermişti. Astronomi uzmanları evrende devasa bir göze benzeyen ve kayıtlara "Tanrı'nın Gözü" olarak geçen oluşumu incelemeye almışlardı.

14 Nisan 2009

Türklerin en çok söyledikleri yalanlar

İŞTE TÜRKLERİN EN ÇOK KULANDIĞI YALANLAR:
KALSAYDINIZ BİR ŞEYLER YERDİK YAHU..
VALLA SARIDA GEÇTİM MEMUR BEY!!
ŞU AN 70 MİLYON BİZİ İZLİYOR!
EE... NE ZAMAN GİDİYORUZ KAFALARI ÇEKMEYE?
HEPİMİZ BİRİMİZ, BİRİMİZ HEPİMİZ İÇİN!
KADINLAR EN ÇOK KEL ERKEKLERİ SEVER!
DÜNYA AHİRET BACIMSIN!
BÜTÜN KADINLAR GÜZELDİR!
AĞLAMIYORUM YAHU... GÖZÜME TOZ KAÇTI
İŞİM BİTSİN, BEN SENİ ARARIM
YEMEZSEN ARKANDAN AĞLAR HA!
AĞZIMA İÇKİ, SİGARA SÜRMEM!
BANA YAN BAKAN DAHA ANASININ KARNINDAN DOĞMADI BE!!
KİLOLARIMLA BARIŞIĞIM, BEN BÖYLE DE MUTLUYUM!
FORMU DOLDURUN, BİZ SİZİ ARARIZ!
DIŞ TRANSFERLER 15 GÜNDE BİTECEK!
O ELINIZDEKI TEK KALDI, BAŞKA YOK...
MERAK ETME HAYATIM SEKRETERIMI GÖRSEN ÇOK ÇIRKIN....
EVI BOŞALTIN! ALMANYA`DAN OĞLUM GELIYOR...
HEDIYE OLMASA INAN VERIRDIM

Angelina Jolie Rus ajan rolünü oynuyor


Şu sıralar New York'ta yeni filmi 'Salt'un çekimlerine devam eden Angelina Jolie, geçtiğimiz hafta sonu film setinde görüntülendi. Filmde bir Rus ajanını oynayan ünlü aktrisin giydiği kürk panço ile kürk şapka dikkat çekti. Hayvan severleri kızdırmak istemeyen güzel yıldız, üzerindekilerin sahte kürk olduğunu söyledi. 2010 yılında vizyona girmesi beklenen filmin çekimleri, yaz başında tamamlanacak.

Kapsül evlerde yaşamak

Küçük alanda yaşama sanatı Japonya'da doğdu.
Japonların kapsül otellerinden etkilenen kimi üniversiteler de, öğrencileri için "kapsül" evler inşa ediyor.
Biraz küçük olsa da, bu kapsüller, bir ev konforunu sunabiliyor.
Kisho Kurokawa'nın tasarladığı Nagakin Kapsül Kulesi, kapsül otel olması için inşa edilmiş, ancak sonradan dairelere dönülmüştü. 14 katlı otelde şu anda 140 kapsül oda bulunmakta.
Japonya'da oldukça popüler olan kapsül oteller, kapalı alan korkusu olanlar için pek uygun değil.
Şu an prototip aşamasında olan bu kapsül ev rezidansında fiyatların 800.000 dolar olması bekleniyor. Bu fiyata rağmen, birçok Japon ünlü ve işadamı sıraya girmiş durumda...




Acil güzelliğin sırları

Kendinizi yorgun hissediyorsunuz, saçlarınız bakımsız, cildiniz mat! İşte acil güzellik sırları...

Işık hızıyla sonuç alacağınız, cildinizi hemen canlandıracak, saçlarınızı parlatacak önerilere ihtiyacınız varsa…

Gülsuyu kısa vadede mucizeler yaratan bir iksir. Buz kalıbına gülsuyunu dökün ve buzlukta dondurun. Bir yere mi gideceksiniz, hop bir kalıp alın ve yüzünüze sürün. İşte cildiniz canlandı ve sıkılaştı. Cildiniz çok kuru ise sürekli nemlenmeye ihtiyacı vardır.

Aksi takdirde süreceğiniz fondöten maske gibi duracaktır. Ama ilk olarak peeling yapıp cildi ölü hücrelerden arındıralım... Bir tencereye biraz papatya ve ıhlamur koyarak kaynatın. Buhar yoğunlaştığında başınızı bir havlu ile sararak temizlenmiş cildinizin buharda yumuşamasını sağlayın. Daha sonra bir tatlı kaşığı yoğurt ve bir tatlı kaşığı mısır ununu karıştırıp yüzünüze küçük parçalar halinde sürüp, cildinizi bununla ovun. Toplam 20 dakikanızı alacak bu basit peeling yöntemiyle cildiniz ölü hücrelerden arındı demektir. Nemlendirmek için ise küçük bir elmayı süt ile haşlayıp ezin, çok az bal ve haşladığınız sütten ilave edip bir maske yapabilirsiniz.Diğer bir seçeneğiniz de toz haline getirilmiş bademler! Bademleri az miktarda sıvı ile hamur haline getirin ve cildinize sürün. İşte hem cildiniz nemlendi hem de protein ile beslendi.

Sivilcelere maydanoz

Aman Allah'ım o da ne? Yüzünüzün ortasında kocaman bir sivilce! Hemen mutfağa koşup bir tutam maydanozu havanda eziyorsunuz ve içine 3-4 damla limon sıkıyorsunuz. Sivilcelerin üzerine süreceğiniz bu karışımın 15 dakika kurumasını bekleyin ve ılık suyla yıkayın. İşte 10 dakikada sivilcenizin kırmızılığı yok oldu. Akşamki buluşma eğer sevgilinizleyse, eller en dikkat etmeniz gereken noktalardan biri, tüm gece el ele olacaksınız ne de olsa!

Ellerinizi 5-10 dakika ılık süte batırın! Çünkü sütün içindeki laktik asit cildi anında nemlendirir ve ellerinizi yumuşacık yapar. E tabii, bu durumda enerjik olmanız da şart! Bunun için tavsiyemiz, yulaf gevreğini süt veya yoğurda ilave ederek yemeniz. Zengin protein, lif, vitamin (özellikle de B ve D vitaminleri) ve mineral kaynağı olan yulaf, güç ve enerji verici özellikler içeriyor çünkü.Gözleriniz yorgun olduğunda demlenmiş ılık çaya, makyaj temizleme pamuklarını batırıp gözlerinin üzerinde 5 dakika bekletiyor ve sonrasında da yüzünü soğuk suyla yıkadığında gözlerinin daha canlı baktığını söylüyor.Yorgun olduğunuz zaman göz çevresine hemomid kremi sürmeyi ihmal etmeyin ve 5 dakika bekletip ıslak pamukla temizleyin. Ayrıca sabah uyanınca göz çevresine ve yüzüne buzla şok uygulaması yapın ki güne taptaze başlayabilirsiniz.

Yorgun bir gecenin sonunda gözlerinin altı mosmor ve şişse, buzdolabından çıkmış somon balığını göz altlarınıza koyun ve 10 dakika sonra gözlerinizdeki morluktan kurtuluyor.

Bu konudaki bir başka öneri ise hemen iki tane metal çorba kaşığı almanız (mümkünse buzdolabında biraz soğutarak) gözlerinizin üzerine koymanız. Kaşığın soğukluğu gözlerinizi biraz sızlatır, ama dayanın ve anında farkı görün. Yine göz üzerine patates koymak da bilinen ve işe yarayan yöntemlerden. Peki gelelim cildimize canlılık katmaya:Yüzünüze her sabah melisa, hatmi çiçeği ve papatyayı sıcak suda demleyip biraz saf alkol ekleyerek elde ettiği karışımı sürün. Karışım buzdolabında saklanacak ama! Böylece yüzünüzdeki şişlikler inecek ve cildiniz canlanacak.Üst dudağı alt dudağına göre daha ince olan dudaklar için küçük hile ise ruj sürmeden önce temiz bir diş fırçasıyla dudaklarınızı hafifçe fırçalayın ve aynaya bakın. Evet, dudaklarınız artık daha dolgun görünüyor.

"Peki ya saçlarım, saçlarım da çok mat" diyorsanız... Akşamları bir yere çıkmadan önce ipeksi ve parlak gözükmesi için Yok illa ki doğal bir yöntem istiyorsanız; limon suyunu veya elma sirkesini soğuk suyla konsantre hale getirin. Saçlarınızı yıkadıktan sonra bu karışımla durulayın. Hemencecik saç yüzeyiniz düzgünleşir ve saçınız parlar.

13 Nisan 2009

Outdoor tutkunları ve kıyafetleri

Yaşantınızı kıyafetlerinize yansıtın!

Outdoor kıyafet ve ayakkabılarının lider markası Columbia, Performance, Versatile ve Lifestyle koleksiyonları ile yeni sezonu açıyor.

Columbia bu sezon, fonksiyonel kumaşların ve kesimlerinin yanı sıra, farklı renk seçenekleri ile enerjik bir koleksiyon hazırladı.

Columbia'nın yeni sezon koleksiyonunda ki ürünler, güneşin zararlı ışınlarından koruyor, su geçirmiyor, nefes alan kumaşları ile outdoor keyfini herkesin yaşamasını sağlıyor.

Azzaro Twin parfümleri

Bu ay piyasaya sürülen Azzaro Twin, parfümlerine feminen-maskülen, yin-yang ve aydınlık-karanlık kontrastını katan ilk Azzaro parfümü. Taze meyve kokusuyla yazın gelmesini müjdeliyor ve içinize heyecan katıyor.

Twin'in maskülen yanı, ilk bakışta çift cinsiyetli bir dokunuşa sahip izlenimi veren bergamot ve yeşil elma. Zihinde ilk uyanan yeşil elma kokusunun hemen arkasından aldığınız paçuli ve sandal ağacı etkileri kokuya bir anda çarpılmanızı sağlıyor.

Erkekler için olanı siyah şişede, kadınlar için olanı beyaz şişede piyasaya sürülen parfümün şişe tasarımları, Canon markasına ait ilk gerçek ergonomic fotoğraf makinesinin yaratıcısı ünlü Alman tasarımcı Luigi Colani tarafından Bio Design'dan ilham alınarak tasarlanmış. Ideal kıvrımları ve orantılarıyla şişeler, teknolojik duyarlılığın en üst seviyesini yansıtıyor.

Kadınların en sinir olduğu 5 erkek huyu

Kadın erkek ilişkileri aşk-nefret dengesi üzerine kurulu. Zaten aşk ve nefret arasında çok ince bir çizgi var. Çizginin doğru tarafında kalmak istiyorsanız kadınları en çok sinir eden 5 erkek huyundan kaçınmanız lazım.
KADINLAR NEDEN NEFRET EDER?

Ukalalık
Kadınların en sinir olduğu erkek huyları listesinin başında erkeklerin yön sormamak konusundaki ısrarı yer alıyor. Kadınlara göre erkeklerin bilmedikleri bir yerde yol sormaktan kaçınmalarının tek nedeni ukalalık. Her şeyi halledebileceklerine inanan erkekler daha önce hiç gitmedikleri yollarda kaybolmayı, bilen birine danışmaya tercih ediyorlar. Tabii böylece kadınların sinirini tepelerine çıkarıyorlar. Bu sırada harcanan zaman, benzin ve enerji de cabası.

Unutkanlık
Erkek hafızası maç tarihi, ligdeki durum puanı gibi bilgileri depolamaya programlıdır. Depolanan günler arasında doğum günü ya da yıl dönümleri maalesef bulunmaz. Erkekler için geri kalan diğer günlerden hiçbir farkı olmayan bu günler, kadınlar için hayati önem arz eder. Dolayısıyla bir erkek sevgilisinin yaş gününü unuttuğunda tamamen masum olabilir. Ancak kadın için bu masum unutkanlık çıngarı koparmak için yeterlidir.

Başka kadınları süzmek
Erkek doğasının vazgeçilmez unsurlarından biri ortamdaki güzel dişileri fark etmektir. Bu durum binlerce yıllık insan evriminin neticesinde refleks haline gelmiştir. Oysa kadınlar için sevgililerinin bakışlarının başka bir hatuna kayması aldatmanın ilk adımıdır. Bu nedenle sevgilinizle beraberken diğer kadınlara bakmamaya çalışın.

Küfretmek
Her kadın sevgilisinin kendi yanında rahat olmasını ister. Ancak her şeyin olduğu gibi rahatlığın da bir sınırı olmalı. Sevgilinizle beraberken rahat hissetmeniz yanınızdaki kişinin bir kadın olduğu gerçeğini değiştirmiyor. Sevgilinizi çileden çıkarmak istemiyorsanız, küfürlü konuşmayın. Argonun havada uçuştuğu konuşmaları erkek muhabbetlerine saklayın.

Bekletilmek
Kadınların hayatta en önem verdikleri şey giyim kuşam mevzusudur. Dolayısıyla kıyafet seçimi yapmak veya makyaj tazelemek için harcadıkları saatler boyunca erkek arkadaşlarını ağaç etmekte beis görmezler. Zira onlara göre bu durum bekletmeye değerdir. Ancak siz söz konusu olduğunuzda işler değişir. Sevgilinizin öfkeden kudurması için onu on dakikadan fazla bekletmeniz yeterlidir.

Keyif Kenti Barselona

Yıllarca başkent Madrid ve sahil şehri İbiza`nın gölgesinde kalan Barselona, artık İspanya`nın ve Avrupa`nın cazibe merkezi haline geldi. Woody Allen`ın son filmi Vicky Barselona`ya ev sahipliği yapan şehir, en az beyaz perdede göründüğü kadar büyüleyici.

Hem İstanbul`u, hem Barselona`yı görmüş olan herkes iki kentin birbirine ne kadar çok benzediğini söyler. Gerçekten de Türkiye için İstanbul neyse, İspanya için de Barselona odur. Madrid çok güzel bir şehir olmakla beraber yine de başkenttir. Biraz ciddidir ve geceleri sabaha kadar sürmez. Barselona ise tam anlamıyla bir zevk kentidir. Dünyada kafelerin en çok olduğu, öğlen yemeklerinin saatlerce sürdüğü, gün boyunca içkili sohbetlerin ve sabahlara kadar süren eğlencelerin yaşandığı bir kenttir Barselona. Orada kimseyi acele içinde görmezsiniz, trafik sıkışmaz, kornalar sürekli çalmaz. Herkes asudedir, Kimsenin acelesi yoktur zira herkes keyif almak için yaşar, bir yere yetişmek için değil. İnsanlarının bu kadar keyif ehli olduğu kentte, en az barındırdığı insanlar kadar güzel. Gaudi`nin en ünlü eseri Sagrada Familia ile beraber pek çok güzel binaya ev sahipliği yapan Barselona, güzelliğini sadece muteber semtlerde veya birkaç müze binasında değil, kentin büyük çoğunluğunda korur. Hayatın nabzı, kentin simgelerinden biri olan ve aynı İstiklal Caddesini andıran, uzunluğu 2 kilometreye varan Las Ramblas Caddesi`nde atar. Kafeleri, müzeleri, alışveriş merkezleri, sokak müzisyenleri ve akrobatları ile çok hareketli bir cadde olan Las Ramblas genç, yaşlı bütün insanların ortak sosyalleşme alanıdır. Şehrin gece hayatı ise Katalan Meydan`ın etrafındaki klüplerde yaşanır. Özellikle Flamenko klüpleri Barselona`ya giden herkesin görmesi gereken yerler.

Bavul nasıl hazırlanır?

Bütün eşyalarınızı olduğu gibi bavula atmak bavul yapmak sayılmaz. Marifet bavulunuzu ağırlaştırmadan en uygun kıyafetlerinizi hiç kırışmayacak şekilde bavula yerleştirmekte.
Doğru dürüst bavul yapmak doğru bavulu seçmekle başlar. Tercihiniz kolayca sürükleyebileceğiniz saplı ve tekerlikli modellerden yana olsun. Bavulun deriden imal edilmiş olması da dayanıklılığı bakımdan artı bir puan olur. Dayanıklı ve kullanışlı bir bavul seçtikten sonra sıra içine doğru kıyafetleri yerleştirmekte. Eğer 3-5 günlük bir iş yolculuğuna gidiyorsanız, tek bir takım elbiseyle şıklıktan taviz vermeden hazırlık faslınızı atlatabilirsiniz. Yanınızda götüreceğiniz değişik kravat ve iki gömlekle her gün için değişik kombinler yaratabilirsiniz. Akşamları iş dışı vakit geçirme imkanınız olursa yanınızdaki jean ile takım elbisenizin ceketini kombinleyerek şık bir kıyafet oluşturabilirsiniz. Takımınızın buruşmaması için kılıfa koymanız gerekli. Bavulunuzun en altına buruşma ve akma riski kalmayan sert şeyleri koyun. Örneğin jeanlerinizi veya yedek ayakkabılarınızı en alta koyabilirsiniz. Yanınızda tıraş makinesi, deodorant ve parfüm gibi gerekli tuvalet malzemelerini akma riskini bertaraf etmek için plastik bir çantaya koyun ve üstünü de naylonlayın. Bavulun en üstüne gömlek ve takım gibi ince ve buruşma riski olan kıyafetleri koyun. Çorap ve iç çamaşırlarınızı da boşluklara sıkıştırarak yerden tasarruf edin. Ancak yine de özel olarak buruşmayan kumaşlardan imal edilen tişört ve gömlekleri seçerek buruşma riskini sıfıra indirebilirsiniz.

12 Nisan 2009

Esktra tatil masraflarına son

Vatandaş, artık yurt dışı tur satın aldıktan sonra artı ödeme sürprizleriyle karşılaşmayacak. Yurt dışı seyahat pazarındaki iki önemli tur operatörü, Türkiye Seyahat Acentaları Birliği'nin (TÜRSAB) de desteğiyle artık yurt dışı tur duyuruları, tur bedeli, bahşiş, seyahat sigortası, havalimanı vergileri dahil net fiyatlar üzerinden yapılacak.

Uygulama, TÜRSAB ile seyahat acentelerinin dün akşam yapılan toplantısı sonucunda karara bağlandı.

Prontotour Pazarlama Müdürü Sarp Özkar, AA muhabirinin sorularını yanıtlarken, Prontotour ve Etstur öncülüğünde, yurt dışı tur satışlarında ''yıllardan beri müşterilerin sıkça şikayet ettikleri 99 avrodan başlayan fiyatlar stratejisini radikal bir kararla değiştirdiklerini'' söyledi.

''Türkiye'de yurt dışı tur satan acentelere liderlik yaparak, bu konuda TÜRSAB'ın da tam desteğiyle 13 Nisan Pazartesi gününden itibaren Türkiye'de turizmde bir milat başlayacak'' diyen Özkar, artık yurt dışı tur tanıtımlarını, tur bedeli, bahşiş, seyahat sigortası, havalimanı vergileri de dahil olarak net fiyatlar üzerinden yapacaklarını bildirdi.

Özkar, şunları kaydetti:

''Bunlar, müşterinin ödeyeceği net TL taksit tutarlarıyla açıkça ifade edilecek. Müşteriler gazetede veya internette gördükleri fiyattan turu alabilecekler, gördükleri ve lanse edilen tur bedelleri dışında tüketicilerden hiçbir ek ücret istenmeyecek.

Sadece vizesi olmayan tüketicilerin eğer gidecekleri ülke vize gerektiriyorsa vize ücretleri ile yurt dışı çıkış harcı olan 15 TL tur bedelini haricinde ödeyecekleri bedeller olacaktır. Bu konuda tüketiciyle dost seyahat acenteleri 13 Nisandan itibaren reklamlarında, bu uygulamayı, tüm fiyatlar ücretin içinde olarak lanse edecek.''

Etstur Yurt dışı Turlar Müdürü İbrahim Cenk OkuMuş da ''gazetelerde 99 avro gibi fiyatlar sunuluyor ama daha sonra sigorta bedelleri, havalimanı vergileriyle müşteriler, sürpriz ödemelerle karşılaşıyordu. Artık tüm bu fiyatlar tur paketinin içinde bulunacak, müşterilerin akıl karışıklığı yaşamasının önüne geçeceğiz'' dedi.

OkuMuş, diğer bazı tur operatörlerinin de bu uygulamaya geçeceğine, geçmeyenlerin de zamanla bu uygulamaya döneceğine inandığını dile getirdi.

Mischa Barton

Mischa Barton "Eğer yapabilme gücüm olsaydı bile vücudumun görüntüsünü değiştirmezdim" dedi. Geçen yıl tatilde selülitleriyle görüntülenen ve magazin basınında eleştiri konusu olan Mischa Barton, "Dünyada bir insanın selülitlerinden çok daha önemli konular" olduğunu söyleyen Barton, Eğer yapabilme gücüm olsaydı bile vücudumun görüntüsünü değiştirmezdim" dedi. Cosmopolitan dergisinin kapağı için üstsüz poz veren Barton "Kendini eleştirmek insanın doğasında var. Ama bir insan başkalarının istediği gibi olmak yerine sahip olduğu görüntüden memnuniyet de duyabilir" diye konuştu.


Leyla Aliyeva

Leyla Aliyeva... Azerbaycan’ın 4’üncü Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ve güzel eşi Mihriban Aliyev’in en büyük kızları...

24 yaşında... Rusya’nın en zengin iş adamlarından birinin oğlu ile üç yıldır evli ve ikiz erkek çocuk annesi. Gittiği her ortamda güzelliğiyle ve şıklığıyla adından söz ettiren Leyla Aliyeva geçtiğimiz hafta Medeniyetler İttifakı Forumu için İstanbul’daydı... Ve yine çok konuşuldu.

Rusya’nın 84’üncü zengin iş adamının oğlu ile evli
Azerbaycan’ın dördüncü cumhurbaşkanı Haydar Aliyev ve Mihriban Aliyev’in en büyük kızı.
1985 doğumlu Leyla Aliyeva’nın bir kız ve bir de erkek kardeşi var.
30 Nisan 2006’da Rusya’nın Azeri kökenli, ülkenin 84’üncü zengin iş adamı, 540 milyon dolar servete sahip olan Oraz Agalarov’un tek oğlu Emin’le evlendi.
Eğitimini ABD’de ve İsviçre’de tamamlayan Agalarov ve Leyla Aliyeva, 2005 yılında İsviçre Alplerinde bulunan St. Moritz kayak merkezinde tanıştı.

Düğün için özel olarak Rusya’dan aşçılar getirildi
Muhteşem bir düğünle Bakü Gülistan Sarayı’nda dünyaevine giren Leyla Aliyeva, gelinliği ve güzelliği ile göz kamaştırdı.
Düğün törenine basın alınmazken, sadece Rusya’nın NTV kanalı ile Cumhurbaşkanlığı çekim ekibinin saraya girmesine ve görüntü almasına izin verildi.
200 kişinin katıldığı düğün için özel olarak Moskova’dan aşçılar getirildi. Misafirlere Rusya’nın ve Azerbaycan’ın seçme yemekleri ikram edildi.
Bush düğüne görüntülü tebrik mesajı yolladı
Düğünden sonra internette yayınlanan fotoğrafların ise kimin, nasıl sızdırdığı konusunda bir bilgi bulunamadı.
Düğün tebrikleri arasında en dikkat çekici olanları Rusya Başbakan’ı Vladimir Putin’inki ve ABD Eski Başkanı George W. Bush’unkiydi. Bush, tebrik mesajını bir kasete kaydedip Emin Ağalarov-Leyla Aliyeva çiftine gönderdi. Bu mesaj barkovizyondan tüm misafirlere izletildi.

Azerbaycan’ın tanıtım filminin yüzü de oldu
Leyla Aliyeva Avrupa’da yayınlanan Azerbaycan’ın tanıtım videosunda da ülkenin yüzü olarak yer aldı.
İlk olarak CNN’de yayınlanan tanıtım filmi, Azerbaycan Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından hazırlatıldı.
Bir Rus prodüksiyon firmasının yaptığı film, izleyenlere Azerbaycan’ın turizm potansiyelinden bahsediyor. Film, Türkiye’nin tanıtım filmine benzerliği ille dikkat çekiyor.
45 saniyelik tanıtım filminde Leyla Aliyeva, Azerbaycan’ın milli kıyafetleri ile rol alıyor. Leyla Aliyeva, bu görünümü ile geleneklerine bağlı bir Azeri kızını simgeliyor.

Ülkesinin Eurovision sözcüsü, genç bir anne
Leyla Aliyeva ve Emin Agalarov Moskova’da yaşıyor.
İş adamlığının yanı sıra şarkıcılık da yapan eşi Emin Agalarov’un “Stick together” adlı şarkısının klibinde de Leyla Aliyeva rol aldı.
Rusya’nın en hızlı playboylarından biri olarak tanınan 29 yaşındaki damat, babasının şirketi Crocus International’da üst düzey yöneticilik yapıyor.
Moskova’da süpermarket zincirleri ve alışveriş merkezlerinin sahibi olan şirket, geçtiğimiz yıllarda 1 milyar dolara malolan bir alışveriş merkezi de inşa etti.
Aliyeva ve Agalarova çiftinin ikiz erkek çocukları var. İkizler 2008 yılında ABD’de dünyaya geldi.
Geçen yıl Eurovision’da Azerbaycan sözcülüğünü yapan Leyla Aliyeva’nın bu yıl da sözcülük yapması bekleniyor.

Babasının elçisi olarak İstanbul’daydı
6 Nisan’da İstanbul’da yapılan Medeniyetler İttifakı’na babasının yerine Leyla Aliyeva katıldı. Bunun nedeni ise Azerbaycan-Ermenistan arasındaki gerginlik ve Ermenistan Dışişleri Bakanı Edvard Nalbantyan’ın foruma katılmasıydı.
Sümeyye Erdoğan ve Leyla Aliyeva’nın katılımıyla forum öncesinde Diyalog ve işbirliği İçin Gençlik Konferansı da düzenlendi. Bu konferansta gençlerin sorunları tartışıldı.
Leyla Aliyeva burada da şıklığı ile tüm gözleri üzerine çekmeyi başardı.

Her zaman çekici, bakımlı ve çalışkan
Üç çocuğu bulunan Mihriban Aliyev her zaman güzelliği ve bakımlı olması ile dikkatleri üzerine çekiyor. Eşinin bir numaralı destekçisi olan Mihriban Hanım, ülkesinde çeşitli sivil toplum ve spor kuruluşlarında çalışıyor.

Nuri Alço "500'den fazla kadınla birlikte oldum"

'Ahu Tuğba ile açık sahnelerde daha rahattım'
Adına kitaplar yazılan, gazozlar çıkarılan Nuri Alço ile değişik bir sohbet..
- Gençlerden oluşan çok büyük bir hayran kitleniz var, bu nasıl oluştu?
- Tabi güzel bir gençlik hep üniversite talebeleri. Benim özelliğim de hem 80'li yıllara hitap etmem, hem şimdiki nesile hitap etmem. Bir karakter oyuncusu olarak onların sevgilerini kazanmak bana mutluluk veriyor.

DÜNYADA TEKİM

- Çocukluğumda sokak duvarlarında sağcı, solcu yazılarının yanında bir de Nuri Alço yazardı.
- Türkiye'de değil dünyada da ilk defa bir aktörün başına gelen bir olaydır bu. O da çok güzel bir duygu. Duvarda sevgi, siyasi yazıların yanında adımı görmek istemeleri enteresan. Gençler devamlı beni görmek istiyor, beni zaman zaman üniversitelerine davet ediyorlar ben de gidip konuşmalar yapıyorum. Yakında Eskişehir Gazi Üniversitesi'ne gideceğim.
- Gençler en çok hangi konuları merak ediyor?
- Filmlerde oynadığım rollerle ilgili konuşmalar yapıyorum. Uyuşturucu konusu ağırlıklı oluyor tabii. Genç nesile güzel örnekler veren konuşmalar yapıyorum.
- Dünyada duvarlara adı yazılan bu konudaki tek marka insansınız..
- Evet yani marka olmak çok güzel bir şey. Adıma bir sürü kitapların yazılması, benim adıma gazoz meşrubatlarının çıkarılması çok güzel bir şey.

KÖTÜ ADAMI SEVDİRDİM

- Kötü adam karakteri canlandırdığınız için sokakta hiç dayak yediniz mi?
- Benim başıma öyle bir şey gelmedi. Ayrıca beni gerçekten çok seven bir grup var. Yollarda yürümek biraz zor oluyor, sevgi selinden dolayı. Kötü adam karakterinin bana sevgi olarak dönmesi müthiş bir duygu. Benim çizgim giyimimle, fiziğimle, tipimle kötü adam tiplemesini sevdirdim.
- Mesleğe nasıl başladınız?
- Ben Eskişehir'de bankacıydım. Bankadan bir ilaç firmasına ve oradan da fotomodellik ve mankenlik derken sinemaya geçtim. O zamanlar mecmuaların açtığı yarışmalar vardı. O yarışmalara katılarak bu hayata başladım.
- Aşk ne ifade eder sizin için? Kaç evlilik yaptınız? Çocuk var mı?
- Aşk çok güzel bir şeydir. Önemli olan onu yakalayabilmek. Aşkın yaşı sınırı yoktur. Aşkta yaş aranmaz. Ben bir kez evlendim ve 88 yılında boşandım. Çocuğum yok.

KADINLARDAN TEKLİF ALIYORUM

- Kız arkadaşınız var mı? Tekrar evlenmeyi düşünüyor musunuz?
- Düşünüyorum tabii ki olacak, zamanı gelince. Bir çocuk meydana getirmek gerekiyor. Onun da yerini bulabilmesi, doğru nokta, doğru hedef. Şimdiye kadar eğer yanlış yapsaydım kaç tane çocuğum olurdu benim ama maalesef onlara hep engel oldum, kendimi frenledim. Çünkü o çocuğa sahip olmak çocuğun annesi ile babasıyla bir arada büyümesi, yetişmesi benim için çok önemli. Çocuk sahibi olduğunuz zaman onlara bakmak ve sahip çıkmak gerekir, sokaklara atmamak lazım onları.
- Bugüne kadar kaç hanımla beraber oldunuz?
- Benim uzun vadeli birlikteliklerim olmadı, hepsi kısa vadeliydi. 30 seneye ne kadar sığarsa o kadar kadınla birlikte oldum. 500'ün üzerindedir.

ESKİ SEVGİLİMDEN YAŞ FARKI YÜZÜNDEN AYRILDIM

- Sizden küçük bir sevgiliniz vardı, neden ayrıldınız?
- Evet o ilişkim 8 yıl sürdü. Yaş farkının çok olduğunu düşündüğüm için ayrıldım.
- Sette tecavüz sahnesi çektikten sonra ilişki yaşadığınız bir kişi oldu mu?
-Öyle bir aşk yaşadığım insan olmadı. Bizim zamanımızda her şey arkadaşlık çerçevesi içerisindeydi. Şimdiki dizi setlerinde her şey aşka dönüşüyor.
- Kadınlar sizden ürküyor muydu?
- Benden ürken kadın hiç olmadı. Bilakis bana çok sıcak ve sevecen davranıyorlardı. Hatta ben onlardan daha çok çekingen davranıyordum. Genelde kadınlardan bana
teklif geliyor.

YATAK SAHNELERİNDE AHU İLE RAHATTIM

- Bugüne kadar tecavüz sahnelerini en çok kiminle çektiniz ve o sahneleri çekerken kiminle daha rahattınız?
- Hülya Avşar ve Ahu Tuğba ile yatak sahneleri çektim. Ahu Tuğba ile özel hayatımda da yakın arkadaş olduğum için açık sahnelerde onunla daha rahattım.
- Gençlere neler tavsiye edersiniz?
- Yeni nesil daha bilinçli daha akıllı, ellerinde daha fazla imkan var. Daha dikkatli olmaları lazım. Teknolojiyi kendi işleri için kullanmalılar. Bilgisayarı nasıl kullanırsanız, kullanma şekli sizi o tarafa götürür. Bir anda da uçurum da olabilirsiniz. Her anne baba çocuklarıyla arkadaş olmalı. Yaklaşımları o doğrultuda olursa evlatlarını kazanırlar, iyi yön verirler. Hayata geçireceğim projelerden bir tanesi de; üniversite talebelerinin hayatını konu alan bir film yapmak istiyorum, desteklere ihtiyacım var şu anda altyapıyı oluşturdum. Bu çok önemli her ailede bir üniversitede okuyan talebe var. Anadolu'dan büyük şehirlere okumaya gelen çocuklar bilmedikleri bir toplumun, gençliğin içine karışıyorlar. Ayrı evde yaşamaya başlıyorlar, yurtlarda kalarak tek başına mücadele etmeleri gerekiyor. Bu noktada çok dikkatli olmak lazım.

AİLELER İYİ ARAŞTIRSIN

- Peki bu noktada ailelere ne tavsiye edersiniz?
- Ailelere burada da çok görev düşüyor. Bir talebe ev kiraladığı zaman burada tek kalması maddi olanaklardan dolayı mümkün olmuyor. Onun için de 4-5 arkadaş bir araya gelip bir evde kalıyorlar. Birlikte kalacak çocukların önce ailelerinin bir araya gelip tanışmaları gerekir. Aileler arasında kültür, maddi, manevi seviyeler farkı olabilir. Bunlar çocuklarının birleşmesinde aynı yerde yaşamalarında çok tezatlık yaratabilir. Kötü yola düşebilirler, bunlardan bir tanesi uyuşturucu kullanıyor olabilir, onları da uyuşturucuya alıştırabilir.

BENİM MİSYONUM

- Günlük hayatınızdaki misyonunuz gençleri korumak, ama filmlerde de kötü yola düşürmek. Tezat bir durum.
- En kötüyü oynayıp düşürmek mecburiyetindeyim. Kötüyü en iyi
şekilde verebiliyorsam onlar iyinin
farkına varacaklardır. İzledikleri için zaten onlar bana bu sevgiyi gösteriyorlar. Onlardan çok memnunum ben de
onları hiç kırmıyorum.
- Nasıl geçiniyorsunuz, bir eviniz var mı?
- Benim evim filan yok ben kirada oturuyorum şu anda. Ailemin Eskişehir'de evi var. Burada bu yaşa kadar kimseye muhtaç olmadan sadece yaşayabiliyoruz. O da çok büyük bir mutluluk. Mütevazı bir yaşantım var, gece hayatım da olmadığı için gayet normal yaşıyorum. Allah bana bol iş versin istiyorum o kadar. (GÜNEŞ)

Nisan ayında deniz sefası



Hande Yener'in son halleri

Hande Yener'in, uzun süredir birlikte olduğu Kadir Doğulu ile gizlice evlendiği iddia edildi. Günaydın'ın haberine göre, geçen yıl yapacakları düğünü, Doğulu'nun baba annesi rahatsızlandığı için son anda erteleyen ikili, bu kez aile arasında 'sessiz' bir töreni tercih etmiş

Nettbook kampanyası

Türk Telekom ayda 29,90 liraya "NeTTbook"kampanyası başlattı.

Türk Telekom'dan yapılan yazılı açıklamada, şirketin yeni "NeTTbook"
kampanyası ile 24 ay süresince ayda 29,90 TL ödeyerek LG X110 model bir netbook
bilgisayar satacağı bildirildi.

Ödemelerin telefon faturası ile gerçekleştirileceği belirtilen
açıklamada, kampanyadan yararlanmak için Türk Telekom müşterisi olmanın yeterli
olduğu vurgulandı.

Bu kampanyayla herkesi uygun fiyata netbook sahibi yapmayı
amaçladıklarını ifade eden Türk Telekom Satış Başkanı Aydın Çamlıbel, daha önce
gerçekleştirdikleri RahaTT kampanyası ile uygun ödeme koşullarıyla kablosuz ev
telefonu sunduklarını ve müşterilerin yoğun ilgisiyle karşılaştıklarının altını
çizdi.

Çamlıbel, RahaTT kampanyası ile 3 ay gibi kısa bir sürede 400 bin adet
kablosuz ev telefonunu kullanıcılara ulaştırdıklarını bildirerek, açıklamasında
"Uygun ödeme koşullarıyla pazara sunduğumuz NeTTbook kampanyasına da aynı
ilginin gösterileceğini bekliyoruz" ifadesine yer verdi.

Stoklarla sınırlı olan Türk Telekom NeTTbook kampanyasının, 31 Mayıs 2009
tarihine kadar geçerli olacağı duyurulan açıklamada, bilgisayarın özelliklerine
ilişkin şunlar kaydedildi:
"LGX110 model netbooklar, yakınsama ürünleriyle uyumlu olması,
hafifliği, ekran boyutu ve diğer teknik özellikleriyle kullanıcılarına netbook
sahibi olmanın tüm avantajlarını bir arada sunuyor. Intel Atom 1,6 GHz işlemci,
160 GB kapasiteli SATA HDD sabit disk ve 1 GB hafızaya sahip LG netbooklarda
dahili web cam özelliği de yer alıyor. Kompakt yapısıyla dikkati çeken LG X110
model netbooklar, kampanya dahilinde lacivert ve beyaz olmak üzere 2 farklı renk
seçeneği ile sunuluyor. Kampanyanın lojistik ve dağıtım süreci Mersa Elektronik
ve Teknolojik Ürünleri Ticareti A.Ş. tarafından yürütülüyor."

Sihirli DVD ile sınırsıza yakın dosya yedekleyin

Bilkent Üniversitesi Nanoteknoloji Araştırma Merkezi'nde (NANOTAM), görüntü veren ve kayıt yapan DVD'lerin kapasitelerini günümüzdekinden binlerce kat arttıracak yeni bir teknoloji geliştirildi.

Bilkent Üniversitesi NANOTAM Başkanı Prof. Dr. Ekmel Özbay'ın başkanlığında doktora öğrencileri Özgür Attila Çakmak ve Koray Aydın tarafından geliştirilen nanoteknoloji tabanlı meta malzemeler, yeni nesil DVD'lere uygulanırsa, bir DVD'ye binlerce filmin kaydedilmesi mümkün olacak.

Yeni teknoloji, dünyanın en prestijli bilim dergilerinden “Physical Review Letters” dergisinde yayımlandı.

Prof. Dr. Özbay, çalışmayla ilgili AA muhabirine yaptığı açıklamada, DVD teknolojisinde kullanılan temel prensibin DVD yüzeyine uygulanan ışığın bilgiyi yazmasına ve okumasına bağlı olduğunu ve bu durumda bir DVD'ye daha fazla bilgi yazmak için ışığın mümkün olduğunca küçük bir noktaya odaklanması gerektiğini anlattı.

Fizik kurallarına göre ışığın dalga boyundan daha küçük boyutlarda odaklanamadığını belirten Özbay, bu nedenle günümüzün en yüksek kapasiteli Blu-Ray DVD'lerinde bile elde edilebilecek en yüksek saklama kapasitesinin bu “doğa kanunu” ile sınırlı olduğunu belirtti.

Bilkent Üniversitesi NANOTAM'da geliştirilen metamalzemelerin doğada rastlanmayan özelliklere sahip olduklarını dile getiren Özbay, şöyle konuştu:
“Bu anlamda 'sihirli' olarak da nitelendirilen metamalzemeleri kullanarak dalgaboyundan çok daha küçük bir alandan geçen ışık miktarını binlerce kat arttırabilen yeni bir teknoloji geliştirdik. Bu yeni teknoloji sayesinde dijital bilgiler DVD'lere çok daha küçük alanlara yazılabilecek ve var olan bilgi depolama kapasiteleri binlerce kat arttılabilecek.”

“TEKNOLOJİ BÜYÜK YANKI UYANDIRDI”

Günümüzde 50-100 Gbyte ile sınırlı olan DVD kapasitelerinin en az bin kat arttırılabilecek bir teknolojiyi geliştirdiklerini bildiren Özbay, “Yaptığımız bilimsel araştırmalar sonucunda ışığın doğadaki davranışını değiştirdik. Yani sihirli özelliklere sahip yeni bir nanomalzeme geliştirdik ve bu malzemeyi kullanarak ışığın çok küçük bir alandan geçebileceğini gösterdik. Dünyanın önemli dergileri arasında bulunan 'Physical Review Letters'da yayımlanan bu çalışmamız bu konuda büyük yankı uyandırdı” diye konuştu.

Türkiye'de kullanılan tüm DVD'lerin okuyucu ve kayıt teknolojilerinin yurt dışı kaynaklı olduğunu anımsatan Özbay, “Ne yazık ki şu aşamada geliştirdiğimiz bu teknolojiyi Türkiye'de değerlendirebilecek bir şirket bulunmuyor” dedi.

Prof. Dr. Ekmel Özbay, çalışmalarıyla süper DVD'lerin üretim yolunun açıldığını, böylelikle bir DVD'ye binlerce filmin aynı anda kaydedilebileceğini bildirdi.

11 Nisan 2009

Egzersiz cinsel performansı arttırıyor

Egzersizin kalp damar sağlığına olan faydaları yıllardan beri biliniyor. Ancak yapılan son araştırmalara göre düzenli egzersiz cinsel performansı güçlendiriyor ve yaşla beraber gelen cinsel yetersizlikleri büyük ölçüde engelliyor.

Harvard üniversitesi doktorları tarafından yürütülen araştırmalara göre egzersiz erken boşalma gibi cinsel sorunları engelliyor. 2000 genç ve sağlıklı erkek üstünde 5 yıl boyunca yapılan çalışmaya göre egzersiz yapan erkekler, yaşıtlarından çok daha uzun süre cinsel ilişki kurabiliyorlar ve erken boşalma gibi sorunlarla daha az karşılaşıyorlar. Araştırmayı yürüten doktorlar hayatı boyunca düzenli spor yapmış erkeklerin, 50 yaş üstüneyken bile , ham vücutlu yaşıtlarına göre daha başarılı cinsel performans sergileyeceğini ve %52 daha az iktidarsızlık sorunuyla karşılaşacağını belirtiyorlar. Doktorlara göre sporun mucizevi etkilerinden faydalanmak için saatlerce spor salonuna kapanmaya gerek yok. Doktorlar haftada 3-4 gün sadece yarım saat tempolu yürüyüş gibi sporların cinsel performansı arttıracağı görüşünde. Zira bu kadar az sürede yapılan spor bile damarları açarak ereksiyonun daha kuvvetli olmasına yardımcı oluyor.

Vizyondaki en yeni filmler

İstanbul Film Festivali son hız devam ederken, vizyona da altı yeni film girdi. Altın Portakal’ları toparlayan Pazar:Bir Ticaret Masalı ve Kate Winslet’a Oscar kazandıran The Reader haftanın en merak edilen filmleri. Jeremy Irons’ı tekrar izleyiciyle buluşturan Kanun Benim ve Nicholas Cage’i beyaz perdeye taşıyan Kehanet de haftanın öne çıkanları arasında.

The Reader – Okuyucu

2008 yapımı Stephen Daldry imzalı film beş dalda Oscar’a aday oldu ve Kate Winslet’a En İyi Kadın Oyuncu ödülünü kazandırdı. Filmde Winslet’a Ralph Fiennes, Jeanette Hain, David Kros gibi isimler eşlik ediyor. Bernhard Schlink’in 1995 yılında yayınlanan aynı adlı romanından uyarlanan film, savaşın arka planı oluşturduğu bir ortamda geçiyor.

Dram türündeki filmde, kendisinden yaşça büyük olan Hanna’ya aşık olan Michael ve Hanna’nın sekiz sene sonra tekrar karşılaşması ve ardından gelişen olaylar konu anlıyor. Bir hukuk öğrencisi olan Michael, savaş suçları mahkemesinde gözlemcilik yaparken Hanna’yla tekrar karşılaşır. Sanık sandalyesinde oturan Hanna’nın gizli geçmişi aydınlanırken, Michael ikisini de derinden etkileyecek bir sırrı ortaya çıkarır.

Pazar: Bir Ticaret Masalı

Dört dalda Altın Portakal’a layık görülen 2007 yapımı filmin yönetmenliğini Ben Hopkins üstlenmiş. Tayanç Ayaydın ve Genco Erkal’ı başrollerinde gördüğümüz filmde 90’lı yılların sonunda yaşanan bir olay üzerinden, kapitalizm, yoksulluk ve köşe dönme konuları işleniyor.

Doğu Anadolu’da tacirlik yapan Mihram’ın kasabasında dispansere ilaç taşıyan kamyon soyulur. Çocuklar ilaçsız kaldığı için Mihram’dan ilaç bulması istenir. Sermayesi olmadığı için fikirlerini bir türlü uygulamayan Mihram’a gün doğar ve kamu parasıyla, Azerbay’can ilaç kaçakçılığı yapmaya soyunur. Dışlanmamak için bunu yapmak zorundadır.

Ancak unuttuğu nokta, kendisini aralarına katılmak için zorlayan mafya ve piyasanın kurallarıdır. Filmde Mihram’n serüveni aşık geleneğini andıracak biçimde türkülerle, bir masal gibi anlatılıyor.

Kanun Benim – Appaloosa

Ed Harris’in yönettiği 2008 yapımı filmde Jeremy Irons başrolde izleyici karşısına çıkıyor. Irons ve kendisine eşlik eden Robert Jauregui, gittikleri kasabalara kanunu götüren iki arkadaşı canlandırıyor. Seyyah olarak gezen Virgil ve Everett, uzun süredir bir çiftlik sahibi, Randall tarafından zulüm gören kasaba halkını kurtarmaya çalışırlar. AncakRandall’ı asmak üzere mahkemeye çıkaran ikilinin plânları kasabaya gelen dul bir kadının varlığıyla değişir. Filmde bu dul kadını da Renee Zellweger canlandırıyor.

Kostümleri ve konusuyla eski kovboy filmlerine benzeyen film, TRT’nin Pazar kuşağında kovboy filmleriyle büyüyen kuşak için ideal bir seçim.
Kehanet – Knowing

Nicholas Cage ve Rosa Byrne’ın başrollerini paylaştığı 2009 yapımı film, Alex Proyas yönetmenliğinde çevrilmiş. Dram türündeki film, dünyanın sonunu getirecek olaylardan kurtulmaya çalışan bir grup kahramanı konu ediyor.

1959 yılında, bir grup öğrenciden geleceğin neye benzeyeceğini resmetmeleri istenir ve bunlar 50 yıl saklanır. Seneler sonra resimlere bakıldığında, hepsinin gerçek olduğu görülür. Ancak henüz gerçekleşmeyen üç büyük felaketin, dünyanın yıkımına yol açabileceği görülür. Felaketi durdurabilmek için zamanla yarış başlar.

Yabancı - Outlander

Başrollerini James Caviezel, Sophia Myles ve Jack Huston’ın paylaştığı film Viking döneminde geçiyor. Vikinglerin hükümranlık sürdüğü bir dönemde kahraman Kainan’ın gemisi İskandinavya kıyılarına vurur. Gemiden kendisi dışında bir tek Moorween olarak bilinen vahşi yaratık sağ çıkar. Amacı kendine uygulanan şiddetin öcünü almak olan Moorween yoluna çıkan her şeyi öldürmektedir. Kainan, yaratık her şeyi yok etmeden önce onu etkisiz hele getirmeye çalışır.

Canavarlar Yaratıklara Karşı – Monsters vs. Aliens

Haftanın son filmi keyifli bir animasyon. Uzaydan gelen bir meteorun çarpması sonucu esrarengiz bir şekilde uzamaya başlayan Susan’ın boyu 16 metre olur. Susan askeri yetkililer tarafından yakalanarak, bir grup canavarla birlikte hapse atılır. Ancak uzaydan gelen esrarengiz bir robotun tehditleri üzerine ABD başkanı canavarları uzaylılarla savaşmak için görevlendirir.

En iyi playstation, PC ve Wii oyunları

Türkiye`nin en büyük oyun ithayatçısı ARAL listeyi açıkladı: PS3, PC, PS2 ve PSP türlerinde ayrı ayrı olarak Türkiye`nin en çok satan oyunları
PC
1 EMPIRE TOTAL WAR
2 FOOTBALL MANAGER 2009
3GTA 4
4CALL OF DUTY WORLD AT WAR
5 WARHAMMER DAWN OF WAR 2
6 BATTLEFORGE
7 FIFA 09
8 WOW WRATH OF THE LICH KING
9 EVE ONLINE
10 NFS UNDERCOVER
PS3
1 PES 2009
2 RESIDENT EVIL 5
3 STREET FIGHTER 4
4 CALL OF DUTY WORLD AT WAR
5 COMMAND&CONQUER RED ALERT 3
6 NFS UNDERCOVER
7 FIFA 09
8 WWE LEGENDS OF WRESTLEMANIA
9 ETERNAL SONATA
10 STORMRISE
WII
1 DEAD RISING CHOP TILL YOU DROP
2 NFS UNDERCOVER
3 SIM ANIMALS
4 NFS UNDERCOVER
5 MADAGASCAR 2
6 CRASH MIND OVER MUTANT
7 SPYRO DAWN OF THE DRAGON
8 CALL OF DUTY WORLD AT WAR
9 TOMB RAIDER UNDERWORLD
10 RESIDENT EVIL UMBRELLA CHRONICLES
PS2
1 PES 2009
2 NFS UNDERCOVER
3 TOMB RAIDER UNDERWORLD
4 FIFA 09
5 SMACKDOWN 2009
6 SINGSTAR TÜRKÇE
7 CALL OF DUTY WORLD AT WAR
8 SONIC UNLEASHED
9 RESIDENT EVIL 4
10 MADAGASCAR 2
PSP
1 PES 2009
2 FIFA 09
3 NFS UNDERCOVER
4 SMACKDOWN 2009
5 MIDNIGHT CLUB LA REMIX
6 FOOTBALL MANAGER 2009
7 DUNGEON EXPLORER
8 WALL E
9 SNK ARCADE CLASSICS
10 CRASH MIND OVER MUTANT

10 Nisan 2009

Televizyon kumandaları tarih oluyor

Yakın bir gelecekte piyasaya sürülecek televizyonlarda kumanda olmayacak. İzleyici, TV'de kanal değiştirmek, ses açıp kapamak ve kanal ayarı yapmak için sadece elini kullanacak.

Hem yazılım hem de donanım olarak sürekli yenilenen televizyon teknolojisi ile yayınları kaydetmek, hava durumunu takip etmek, haber başlıklarını okumak gibi bir çok özellik kumandalara taşındı. Ancak bütün bu yeni özellikler beraberinde daha büyük ve üzerinde daha çok düğme bulunan kumandaları da getirdi.

Tom Cruise'un başrolünü oynadığı ve 2002 yılında vizyona giren “Minority Report” filminden esinlenen teknolojide, televizyonun altına yerleştirilen harekete duyarlı bir kamera, parmak hareketlerini takip ederek tıpkı bir 'bilgisayar mouse'u gibi izleyicinin verdiği komutları yerine getiriyor.

ABD'li GestureTek firması tarafından geliştirilen teknoloji, Japon oyun devi Nintendo'nun Wii serisi oyun konsolu için geliştirdiği hareket dedektörünün televizyona uyarlanmış hali gibi de değerlendiriliyor. Japonya'nın önde gelen teknoloji firmalarından Hitachi ile GestureTek, bir anlaşma imzalayarak el hareketi ile çalışan televizyonun prototipini yaptı.

Televizyonun altına yerleştirilen ve önceden hareket komutları yüklenmiş kamera, karşısında bulunan kişinin yatay, dikey, içeri ve dışarı doğru olan el hareketlerini takip ediyor. Kameradaki yazılım, başka birinin el hareketlerinin komutları karıştırmasını da engelliyor.
Teknoloji, Tüketici Elektroniği Birliği'nin bu yıl düzenlediği “CES” fuarında gösterildi.

Kadın adayları çıplak zıplatmışlar

Yunan ordusunda sınav skandalı patladı. Askeri hakim alınması için açılan sınavda, kadın adaylar, erkek askeri doktorların önünde soyunmak, eğilmek ve zıplamak zorunda bırakıldı.

Sınava giren 30 yaşındaki bir kadın avukatın yazılı ihbarına göre, 29 askeri hakim alınması için açılan sınava 30’u kadın 185 aday katıldı.

Geçen şubat ayında sağlık kontrolünden geçmek üzere Atina’nın Pendeli semtindeki askeri hastaneye çağrılan adaylar önce tartıldı ve boyları ölçüldü.

Ardından kadın adaylar erkek adaylardan ayrıldı. Kadın adaylardan soyunmaları istendi. Erkek askeri doktorlar, kadın adayları tepeden tırmağa süzdükten sonra "eğil" ve "zıpla" gibi talimatlar verdiler.

1 saniyede conficker virüs testi!

Conficker'ın 1 Nisan'da aktif hale gelmesi bekleniyordu ama solucan, beklenenin aksine büyük bir saldırıya kaynaklık etmedi.

1 Nisan’da aktive olması beklenen Conficker virüsünde hala hiçbir hareket olmadı. Kamuoyunda virüsün zararsız olduğu izlenimi yaygınlaşırken güvenlik firmaları ve bilim adamları hala tetikte bekliyor. Kodları içerisinde 1 Nisan tarihinin geçmesinin bir şaka veya aldatma taktiği olduğundan şüphelenen bu firmalar, henüz tehlikenin geçmediğini ve ancak Conficker virüsü etkisi altında olan milyonlarca bilgisayarın temizlenmesi ile tehlikenin geçmiş olarak kabul edilebileceğini söylüyorlar. Bu virüsten etkilenen bilgisayarların temizlenmesi ise yine kullanıcılara düşüyor.

09 Nisan 2009

Adriana Lima


Türkiye'de de büyük bir hayran kitlesi bulunan dünyanın en gözde modellerinden Adriana Lima, Victoria's Secret'ın son katalog çekimlerinde yine büyüledi. Lima eşsiz güzelliği ile adeta tanrıçaları bile kıskandırıyor...

En güzel kamyoncu yazıları fotoğrafları






En güzel kamyoncu mesajlar....

Kourtney Kardashian


İri kalçalarıyla ün yapan sosyetik güzel Kim Kardashian'ın kardeşi de artık magazin dünyasının en sevilen yüzlerinden oldu. Maxim Dergisi'ne verdiği pozlarla da en az ablası kadar güzel olduğunu kanıtladı. Her yaptığı dünya gündeminde yer tutan Ermeni asıllı ABD'li Kim Kardashian'ın kız kardeşi de en az onun kadar ünlü olacağa benziyor. Kourtney Kardashian, Maxim'e verdiği pozlarla adeta bunun sinyallerini veriyor.

Frikik veren ünlüler






Türkiye'de frikik veren bir çok ünlü paparazzilerin gazabına uğruyor.

‘Türkler ne yaptı dedin?’

6 yıl sonra tezkerenin perde arkası ortaya çıktı. Times gazetesi, Bush’un 1 Mart tezkeresinin Meclis’te oylanması sırasında Oval Ofis’te olduğunu, yandaki odada TBMM oturumunu izleyen dışişleri diplomatlarının “kötü” haberi kendisine getirince de bu sözü söylediğini yazdı.

1 Mart tezkere krizi, ABD-Türkiye ilişkileri için George Bush’un başkanlık dönemi boyunca dönüm noktası oldu. Dönemin ABD Savunma Bakanı Donald Rumsfeld’in Irak savaşı devam ederken 2005’te, “Direnişin bu kadar güçlü olmasının sebebi Türkiye’nin bize kuzeyden giriş için izin vermemesidir” demesi Bush yönetiminin tezkereye hayır diyen meclise ne kadar kızdığının da önemli göstergelerinden biri olmuştu. Tezkere oylaması öncesinde ve oylama günü Beyaz Saray’da yaşananlar yavaş yavaş açığa çıkmaya başladı. Times gazetesi ve savaş karşıtı internet blogları yaşananları Bush yönetimi ve Dışişleri Bakanlığı kaynaklarına dayanarak ortaya koyan bilgileri yayınladı. Buna göre, dönemin Savunma Bakan yardımcısı Paul Wolfowitz ve eski Türkiye büyükelçisi Marc Grossman 14 Temmuz 2002’de Ankara’ya gelip Başbakan Bülent Ecevit ile görüşüp kuzeyden işgal planını ekonomik garantiler karşılığında Türkiye’ye kabul ettirdi. Seçimlerin ardından Ecevit’in koltuğuna Gül oturunca aynı ikili bir kez daha Türkiye’ye geldi. AKP lideri Erdoğan ve Başbakan Gül plana olumlu baktı ancak halkın ve ordunun savaş konusunda çekincelerini dile getirdi.

Odada buz gibi hava

Wolfowitz, birkaç hafta sonra bu kez orduyu ikna etmek için Türkiye’ye geldi. Generallere, “Türkiye’nin dış politikasında çok etkilisiniz. Gücünüzü kullanın, sivillerin sizi aşmasına izin vermeyin” dedi. Türkiye’nin izin vereceğinden emin bir şekilde ülkelerine dönüp, “Irak’ın kuzeyden işgali” başlıklı bir plan hazırlamaya başladılar. Tezkere oylamasından birkaç gün önce plan Bush’un önüne kondu. TBMM’de görüşmelerin yapıldığı 1 Mart 2003 tarihinde de Bush Oval Ofis’te bu planı okuyor ve son şeklini veriyordu. Oylamayı Dışişleri Bakanlığı yetkilileri yandaki odada TV’den takip ediyordu. İlk açıklanan sonuçlarda tezkerenin geçtiği haberi geldi. Reuters ajansı da “Türk meclisi ABD ordusuna topraklarını kullanma izni verdi” diye bir flaş haber geçti. Ekranlara kilitlenen Dışişleri yetkilileri derin bir “oh” çektiler. Ancak daha sonra Meclis Başkanı Bülent Arınç tezkerenin geçmediğini açıklayınca odada buz gibi bir hava esti. Bush’a bu sonucu açıklama görevi Dışişleri sözcüsü Richard Boucher’a verildi. Boucher Oval Ofis’e girip haberi verdiği zaman Bush elindeki dosyayı yere düşürdü. “Türkler ne yaptı dedin sen?” (The Turks have done what?) diye tepki gösterdi. Ardından gelen günlerde ise savaşın baş aktörleri olan Wolfowitz, Dougals Feith ve Donald Rumsfeld’in Türkiye’yi hedef alan açıklamaları geldi. Wolfowitz, “Generaller Türkiye’ye liderlik etme sorumluluğunu yerine getirememiştir” derken Rumsfeld de savaştaki başarısızlıktan Türkiye’yi sorumlu tuttu.

Efes Pilsen'in yeni ilanları, "Efes şişelerine ne oldu?

Yeni etiketiyle çok güzel oldu. Türkiye'nin değişmeyen birası Efes yeni etiketiyle raflardaki yerini aldı. Şimdi sizi bekliyor!

40 yıldır, bu ülkede bira deyince aklınıza ilk "O" geldi.

Ne o çok sevdiğiniz tadından, ne de o efsane kahverengi şişesinden vazgeçmediniz. Teşekkürler... Şimdi "bira"nız Efes ile ilgili sizinle yeni bir haber paylaşmak istiyoruz. Dostlukla, muhabbetle, eğlenceyle, coşkuyla dolu geçen yıllardan sonra Efes'inizin sadece etiketi yeniliyoruz. Sizin için Türkiye'nin değişmeyen birası Efes'in etiketini tazeliyoruz.

Efes'in yeni etiketiyle tanışan ilk kişilerden biri olmak ve Efes Pilsen ile olan anılarınızı paylaşmak için www.benimicinefes.com'u ziyaret edebilirsiniz.

Detaylı bilgi ve yarışma şartları için: www.benimicinefes.com

Çok ucuza ev satışları

Tekstil makineleriyle adını duyuran, daha sonra gayrimenkul sektöründe Astoria Alışveriş Merkezi, Bellevue Residences gibi lüks yatırımlara imza atan Astaş'ın Yönetim Kurulu Başkanı Vedat Aşçı, Ulus'taki Bellevue Residences'ta kalan son penthouse dubleks daireyi de 3.5 milyon dolara metal sektöründe faaliyet gösteren bir işadamına satmayı başardı.

150 milyon dolarlık yatırımla hayata geçen Bellevue Residences'taki tüm daireleri sattıklarını anlatan Aşçı, "Son kalan penthouse dubleks daireyi kendimiz için ayırmıştık. Ancak talep fazla olunca onu da satmaya karar verdik. Elimizde hiç stok kalmadı ama olsaydı onları da krize rağmen rahatlıkla satardık. Hayırlısıyla krize yakalanmadık. Daireleri hep peşin sattık" dedi.

Referans Gazetesi'nin haberine göre, kaliteli projelerin kriz ortamında bile değerini koruduğunu ve satış problemi yaşanmadığını vurgulayan Aşçı, özellikle son 3-4 aydır bu gayrimenkullerin sürekli el değiştirdiğine dikkat çekti. Aşçı, "Metrekaresi 5-6 bin dolara sattığımız dairelerin fiyatı şimdi 10 bin dolar seviyelerinde. Evet kriz var ama bize sürekli penthouse ve dubleks dairemizin kalıp kalmadığını soruyorlar" diye konuştu.

250 milyon dolarlık yeni yatırım

Lüks projelerin krizden daha az etkilenmesini faizlerin düşük olmasına bağlayan Aşçı, "Belli bir kitlede ciddi para var. Bankalarda faizler çok düşük olduğu için paralarını değerli gayrimenkulleri satın alarak değerlendirmek istiyorlar" dedi. Aşçı, yabancıların da lüks projelere büyük ilgi gösterdiğini söyledi.

2009'da yine Etiler bölgesinde yeni otel veya rezidans yatırımı hedeflediklerini anlatan Aşçı, bölgede uygun arsa arayışlarının devam ettiğini kaydetti. Görüştükleri yerlerin olduğunu ifade eden Aşçı, "Yerin durumuna göre otel ya da rezidans projelerimiz olacak. Yeni projeler için 250 milyon dolarlık yatırım hedefimiz var" dedi.

Makine ve gayrimenkul yatırımının ardından üçüncü iş alanı olarak enerjiyi belirlediklerini dile getiren Aşçı, şu anda sektörü incelediklerini, 2010-2011 arasında enerji üretimi konusunda yatırım hedeflediklerini belirtti.

Ünlülerin rezidansı

150 milyon dolarlık yatırımla hayata geçen Bellevue Residences'ta daire fiyatları 1 milyon dolardan başlıyor. 68 rezidansın bulunduğu projede, restoran, spa ve sağlık merkezi de yer alıyor. Rezidanstan daire alanlar arasında Abdullah Kiğılı, Petek Dinçöz, Sema Türkeş gibi isimlerin bulunduğu belirtiliyor.

YATAKTA YAKALANDILAR MI

Pop müziğin skandallar prensesi Britney Spears, yine dudak uçuklatan bir olayla magazin basınının gündemine geldi. Star Magazine, yeni sayısında kapaktan verdiği haberde Spears'ın iki çocuğunun babası, eski eşi Kevin Federline ile yeniden biraraya geldiğini üstelik çiftin yatakta yakalandığını iddia etti. Habere göre Spears'ın babası Jamie Spears olayı duyunca kelimenin tam anlamıyla şok geçirdi.

Derginin haberine göre ikili Spears'ın turnesi sırasında sık sık biraraya geliyorlar. Bir tanık Spears ve Federline'ın sanki artık boşanmış bir çift değil de yeni evli aşıklar gibi davrandığını söyleyerek "Birbirlerinin elini bir an bile bırakmıyorlar" diye konuştu.

Bu duruma Kevin Federline'ın yeni sevgilisi Victoria Prince'in ne tepki göstereceği ise merak konusu.

Eskişehirsporlu Batuhan'ın kadınlarla fotoğrafları


Eskişehirspor'un milli oyuncusu Batuhan Karadeniz'in başı yeniden derde gireceğe benziyor.

Fenerbahçe maçından önce Eskişehirspor'un kamp yaptığı otelden ayrılıp arkadaşlarıya birlikte gece kulübüne giden ve sabaha kadar eğlenen Batuhan Karadeniz, yönetim kararıyla kadro dışı bırakılmıştı. Bu gelişmenin üzerine bir programa katılan ve bir kez daha böyle bir şey yapmayacağım diyen genç golcünün bu kez de ortaya çıkan bu fotoğrafla başı derde gireceğe benziyor.

En ucuz otomobil satışa çıktı

Nano"yu Hindistan’da satışa sunuldu. Yaklaşık bir haftadır Yeni Delhi ve Bombay’daki bayilerde sergilenmeye başlanan Nano, 100 bin rupiden (1,500 avro) piyasaya sürüldü. Tata Motors’un sözcüsü ilk siparişlerin cesaret verici olduğunu söyledi.

Dünya otomotiv sektöründeki krize rağmen Hintli Tata Grubu, dünyanın en ucuz otomobili "Nano"yu Hindistan’da satışa sundu.
Yaklaşık bir haftadır Yeni Delhi ve Bombay’daki bayilerde sergilenmeye başlanan Nano, 100 bin rupiden (1,500 avro) piyasaya sürüldü.
Tata Motors’un sözcüsü ilk siparişlerin cesaret verici olduğunu söyledi.
Yaklaşık 3 metre uzunluğunda, 4 kapılı, 5 koltuklu ve 35 beygir gücündeki araçta hava yastığı, klima ve ABS sistemi bulunmuyor. Saate 105 kilometre hız yapabilen Nano, 624 cc’lik iki silindirli motora sahip bulunuyor.
Nano’nun daha büyük Avrupalı modelinin ise 2011’de piyasaya çıkacağı, bu modelin fiyatının 4 bin dolar civarında olacağı belirtiliyor.
Tüm dünyada olduğu gibi Hindistan’da da otomotiv satışları düşüyor. Ancak Hindistan’da bu yıl 30 bin ile 50 bin kadar üretim ve satış yapmayı planlayan Tata, ciddi ekonomik kriz içindeki Batı’da da otomotiv piyasasında yer almayı hedefliyor.
Hindistan’ın ilk yerli otomotiv üreticisi Tata Motors, mart ayında sona eren 2008-2009 mali yılı bütçesinde yüzde 14 oranında küçülme öngörmüştü.

Televizyonlarda ırkçılık iddiaları

Daha önce de farklı kılıklarda ekrana çıkarak izleyicinin ilgisini çekmeyi başaran Flash TV'nin ana haber sunucusu Gökhan Taşkın bu kez kayaya çarptı.

Önceki akşam ekrana yüzünü boyayıp “siyah Obama" kılığında çıkan sunucu, Amerikalı habercilerin sert tepkisini çekti. Yüzlerce Amerikan internet sitesi Taşkın'ın Obamalı video görüntülerini yayınlayarak Türk sunucuyu “ırkçılık" yapmakla suçladı.

Amerikan internet ABD'nin en fazla okunan haber sitesi Drudge Report, dün akşam Taşkın'ın görüntülerini içeren videoyu birinci sayfasından yayınlayarak, “Skandal" başlığını attı. Amerika'nın en büyük haber sitelerinden Huffington Post da, Taşkın'ın Obamalı video görüntülerini yayınlayıp Taşkın'ı “aptal ırkçı" diye suçladı.

Birçok Amerikan haber sitesi, olayı “ırkçılık" ve “alay etme" olarak görüp okuyucular için “protesto" sayfaları açarken, Rightpundits adlı site de “Deli Türkler'in garip adetlerinden biri" yorumunu yaptı. Bu arada, görüntüleri anlamaya çalışan bazı sitelerin de olduğu dikkat çekti. Türklerin “metafor yaptığını" yazan bazı siteler, ancak yine de yabancıların bunu anlamayabileceğinin hesaplanmış olması gerektiğini savundu.

08 Nisan 2009

Kabızlık tedavisi için sinameki kullanmak sakıncalı

Prof. Dr. İbrahim Saraçoğlu kabızlığın giderilmesi için sinameki kullanımının çok sakıncalı olduğunu belirtti.

Sinamekiyi bıraktığınızda kabızlığınız daha da artar.Çünkü sinameki bağırsağın içindeki kaydırıcı mukozayı da dışarı atar.

Bağırsağın içi kuruduğu için kabızlığınız daha da şiddetli olarak devam edecektir.

Ses kısıklığını gidermek için doğal çözüm

Ses kısıklığı için 1 çay bardağı suda 1 kabuk tarçını 6-7 dakika kaynatın.ılıyınca için.

Uyarı : İçine tatlandırıcı dahil hiç bir şey katmayın.

Kabızlık tedavisi için pırasa

Prof. Dr. İbrahim Saraçoğlu kabızlığın giderilmesi için zeytinyağlı pırasa yemeğini önerdi.

Haftada en az 4 kere pirinçsiz olarak hazırlanan zeytinyağlı pırasa yemeği tükettiğinizde kabızlık sorunu ortadan kalkar. Bu kabızlığa karşı mükemmmel bir çözümdür.

İbrahim saraçoğlu meme-göğüs büyütmek için bitkisel kür

Prof. Dr. İbrahim Saraçoğlu bitkisel kür ile meme (göğüs) büyütmenin mümkün olduğunu söyledi.Prof. Dr. İbrahim Saraçoğlu bitkisel kür ile meme büyütmek için bayanlarda 31 yaş sınırının olduğunu açıkladı.

Meme büyütmek isteyen bayanlara uygulayacakları bir beslenme programı ile birlikte günde 1 kez içilecek bitki çayı formülünü verdiklerini açıklayan Prof. Dr. İbrahim Saraçoğlu bu kür uygulandığında 9 ayda göğüslerin 1 beden büyüdüğünü söyledi.

Göğüs büyütme kürününün içeriği açıklanmıyor.Satın almanız gerkiyor.

Göğüs büyütme kürünü temin etmek için İbrahim Saraçoğlunun resmi web sitesini www.saracoglu.at ziyaret edip sipariş başlığı altından sipariş verebilirsiniz. Kürün fiyatı 250 YTL olarak belirlenmiş.

Uyarı : Sitemizdeki bilgiler sadece paylaşım amaçlı ile yazılmıştır.Sayın Prof. Dr. İbrahim Saraçoğlu'na sorularınızı kendisine ait www.saracoglu.at sitesini ziyaret ederek iletişim bölümünden sorunuz.

ibrahim saraçoğlu boy uzatma kürü

Boy uzatmak için uygulanacak boy uzatma kürü yaşları 12 ile 22 arasındaki gençler için geçerlidir. Boy uzatmanın yaşa göre uzatılabilme ortalaması aşağıda belirtilmiştir. Boy uzatmanın üst sınır yaşı 22 dir. Boy uzatma kürü 6 ay ile 2 yıl uygulanabilir.
Boy uzatma kürü ile ortalama yaş dağılımı
Yaş aralığı Ortalama uzama [cm] 21 yaşa kadar
12 - 14
9 - 7
14 – 15
7 – 6
16 – 17
6 – 5
18 – 19
5 – 4
20 – 21
4 – 3
21 – 22
2 – 1
Boy uzatma kürünün uygulamasında iki kural vardır.
Birinci kural, Torik, palamut,uskumru veya kefal balıklarından birisini haftada en az 3 defa 200-250 gr buğulama veya ızgara olarak tüketmektir. Bu balıkların sırt kısmındaki siyah etli kısım boy uzatmada etkili olan kısımdır.
Çocuğunuza 12 yaşına kadar haftada 3 defa 250 gram dört balıktan birinin özellikle palamut balığının ızgara ya da buğulaması yapıldıktan sonra derisini kaldırıp sırt kısmındaki siyah etli kısmını yedirirseniz çocuğunuzun boyunun daha hızlı uzamaya başladığını hayretle göreceksiniz.12 yaşından sonra bu kür yeterli olmayıp bitkisel desteğe ihtiyaç duyulmaktadır.
İkinci kural ise, hiç bir yan tesiri olmayan bitkisel bir çayın 6 ay müddetle haftada 1 kere demlenip içilmesi gerekiyor.Bu bitki çayı Prof. Dr ibrahim saraçoğlu'nun web sitesinden sipariş edilebiliyor
Not: Önerilen besin maddesi ve bitkisel çay hormon içermemektedir.
Boy uzatma kürünün satış fiyatı 250 YTL. olarak belirlenmiş.
Daha geniş bilgi almak ve sipariş vermek için için dilerseniz Prof. Dr ibrahim saraçoğlu'nun http://www.saracoglu.at/ sitesindeki "sipariş" bölümünden sipariş edebilirsiniz.

İbrahim Saraçoğlu topuk dikeni için kür tarifi

Prof. Dr. İbrahim Saraçoğlu Kanal D 'de yayınlanmakta olan Sabahların Sultanı Seda Sayan Programında Topuk dikeni 'ne karşı çekirdekli siyah kuru üzüm-kırmızı pul biber kürünü önerdi.

Topuk dikeni kürü :

Topuk dikeni kürü her biri 3 gün uygulanacak 3 aşamadan oluşmaktadır

1- Üç gün süre ile;Üç yemek kaşığı Orta acı (çok acı olmayacak) Kırmızı pul biberi havanda ezdikten sonra akşam yatmadan önce bir tülbent veya gazlı bezle topuğunuza sarın. Sabah sökün.

2- Üç gün süre ile; 3 yemek kaşığı çekirdekli siyah kuru üzüm çekirdekleri ile beraber dövdükten sonra akşam yatmadan önce bir tülbent veya gazlı bezle topuğunuza sarın. Sabah sökün.

3- Üç gün süre ile; Orta acı (çok acı olmayacak) Kırmızı pul biber ve çekirdekli siyah kuru üzüm çekirdekleri ile birlikte dövdükten sonra akşam yatmadan önce 3 yemek kaşığı kadarı bir tülbent veya gazlı bezle topuğunuza sarın. Sabah sökün..

Not: Bu kürün yararlı olması için kırmızı pulbiberin ebter (kısır) tohumdan üretilmemiş olması gerekiyor.

Prof. Dr. İbrahim Saraçoğlu Bu kürün % 60 oranında yarar sağladığını açıkladı.

ibrahim saraçoğlu sağlık ve güzellik kürleri

Prof. Dr. İbrahim Saraçoğlu'nun doğal ve bitkisel sağlık ve güzellik kürlerini bu başlık altında bulabilirsiniz. Prof. Dr. İbrahim Saraçoğlu tarafından hazırlanan bu kürleri okumak için aşağıdaki konu başlıkları inceleyiniz.
Kireçlenme için çınar yaprağı kürü
Topuk Dikeni için bitkisel kür
Meme-göğüs büyütmek için bitkisel kür
Boy uzatma kürü
Geniz akıntısı için adaçayı kürü
Kabızlık tedavisi için pırasa
Kabızlık tedavisi için sinameki sakıncalı
Ses kısıklığını gidermek için doğal çözüm
Tinitus-kulak çınlaması için beyaz lahana kürü
Kulak ağrısı için soğan suyu
Bağırsak gazı ve şişkinlik için limon suyu
İltihaplı sivilce ve akneler için soğan suyu kürü
Aşırı tüylenme sorunu için nane kürü
Doğurganlığı artırmak için kuru incir kürü
Hamile kalmak-yumurta sayısını artırmak için
vajinal akıntı için soğan suyu kürü
Sigarayı bırakmak isteyenler için özel formül
İbrahim Saraçoğlu Gençlik iksiri
Cilt güzelliği için elma ve kayısı kürü
Selülit için lahana kürü
İltihaplı romatizma için doğal iksir
Alzheimer için havuç suyu kürü
Unutkanlığa karşı mucize formül
Yorgunluk giderici mucize iksir
Demleme siyah çay’ın faydaları
Sigara içenlere özel formül
Troid için Dereotu kürü
Zayıflamak isteyenler için mucize formül
Menopoz için aslanpençesi kürü
Dökülen ve yıpranmış saçlar için Lavanta kürü
Kabızlık için tedavi kürü
Hamile kalmak-yumurta sayısını artırmak için kuru incir kürü
Sperm sayısını arttırmak için Keçiboynuzu kürü
Karaciğer yetmezliği, Vitiligo,Hepatit-B ve Hepatit-C için lavanta kürü
Yeni doğum yapmış annelerin perineal bölgedeki ağrıları için lavanta kürü
Bademcik ve boğaz enfeksiyonları için Adaçayı
Meme, Rahim, Lenfbezi ve Prostat kanserlerini önlemek için Aslanpençesi kürü
MS hastalığı önleyici Anadolu buğdayı kürü
Adet dönemi sancıları için Civanperçemi kürü
Demire bağlı anemi-kansızlık için Kereviz-Ispanak kürü
Egzama için Beyaz dut kurusu kürü
Uyku apnesi için Beyaz lahana kürü
Astım ve Alerjik astım için Keçiboynuzu kürü
Depresyon ve panik atak için ıspanak kürü
İyi huylu prostat büyümesi ve prostatit için Brokoli kürü
Sinüzit için papatya kürü
Romatizma ağrıları için Isırgan kürü
Kuyruk sokumu iltihaplanması için Isırgan kürü
Canlı ve parlak saçlar ve kepeği önlemek için Isırgan kürü
Adet dönemi sancıları için kiraz sapı suyu
İktidarsızlık için keçiboynuzu kürü
Siğiller için söğüt yaprağı
Fibrokist için brokoli kürü
Migren ağrıları için aslanpençesi kürü
Akciğer kanserini önleyici ve tedavi edici ısırgan kürü
Migren için biberiye kürü
Reflü ve mide yanması için süt kürü
Şeker hastaları için beyaz lahana kürü
Anne sütünü artıran yiyecekler
Kepekli saçlar için ısırgan kürü
Saç dökülmesi için lavanta kürü
Şeker hastalığını önlemek için
Tırnak mantarı için
Ayak mantarı için
Ayak kokusu için atkuyruğu kürü
Deri kaşıntıları için yulaf samanı kürü
Mide ülseri için tedavi edici kür
Kısırlık ve azosperm için nohut kürü
Toksin atıcı ve kolon kanserini önleyici beyaz lahana kürü
Tansiyonu düşürmek için lahana kürü
Glokom-göz tansiyonu için domates suyu kürü
Kronik idrar yolları enfeksiyonları için karnabahar kürü
Karaciğer yağlanması için maydanoz limon kürü
Bronşit ve bronşite bağlı nefes darlığı için yulaf samanı
Ramazanda beslenme önerileri
Prostat içi iltihaplarına-prostatit- karşı soğan kürü
Yumurtalık kisti-polikistik over için soğan kürü
Bronşit için yulaf samanı kürü
Kilo almak isteyen bayanlar için kür
Kilo almak isteyen erkekler için kür
Osteoporoz hastaları dikkat
Basur-hemoroid için dereotu kürü

Ahmet maranki Selülit için masaj yağı

Prof. Dr. Ahmet Maranki Selülit giderici masaj yağı önerdi. Ahmet Maranki bu yağ karışımı ile selülitli bölgeler 7 gün masaj yapıldığında selülitleri giderdiğini söyledi.
Selülit için masaj yağı:
• Biberiye yağı
• Kekik yağı
• badem yağı
• buğday yağı
Uygulama: Eşit miktarda Biberiye ve kekik yağını ve bu yağların yakıcı etkisini hafifletmek için az miktarda buğday ve badem yağını karıştırdıktan sonra Akşam yatmadan önce selülitli bölgelere aşağıdan yukarı doğru masaj yapın ve streç filmle sarın. Sabah kalktığınızda açın.
Bu uygulamayı en az 7 gün yapın.

Ahmet Maranki Yağlı Cilt temizleyici yulaflı cilt maskesi

Malzemeler :

2 yemek kaşığı yulaf unu
2 yemek kaşığı rendelenmiş limon kabuğu
6yemek kaşığı dolusu buğday kepeği

Uygulanışı: Malzemeleri iyice karıştırdıktan sonra biraz su ile lapa haline getirin. Bu karışımla yağlı cildinizi 2-3 dakika boyunca temizleyin.Ardından ılık su ile yıkayın.

Haftada 2 kez uygulanabilir

Prof. Dr. Ahmet Maranki

Ahmet Maranki saç dökülmelerine karşı ceviz kabuğu

Mevsim geçişleri genellikle saç dökülmelerinin daha çok yaşandığı dönemlerdir. Günde belli bir sayıdan fazla saç telinizi kaybediyorsanız, kellik tehlikesi altındasınız demektir.

Saç dökülmelerini önlemek için Prof. Dr. Ahmet Maranki'nin ceviz kabuğu kürünü deneyin:

Ceviz kabuğu kürü:

20 tane cevizin sert olan kahverengi kabuğunu, 1 litre suya koyarak 10-15 dakika kaynatın.Elde edilen ceviz kabuğu suyu ile her gün sabah ve akşam saçlarınızı yıkayın. Düzenli uyguladığınızda kısa sürede saç dökülmeniz duracaktır.

Ahmet Maranki vitiligo-ala-için kür

İçerden bitkisel destek

Malzemeler:

-Kırmızı pancar

-Beyaz lahana

-Elma ve havuç

-1 Tatlı kaşığı zeytin yağı

-Mevsimine göre içine ıspanak, kereviz, maydanoz veya tere katılabilir.

Hazırlanışı: Malzemelerin tamamının suyu katı meyva sıkacağı ile sıkılarak 21 gün boyunca sabah aç karnına yudum yudum 2 bardak içilecek. 1 hafta ara verildikten sonra kür tekrar edilecek. 1 hafta sonunda metabolizmanız normale dönmeye başlayacak ve karaciğeriniz temizleneceği için yavaş yavaş alalarınız azalmaya başlayacaktır.

Dışardan bitkisel destek

Hibrit tohumu olmayan (genetiği ile oynanmamış) mısır haşlayarak yiyin , mısırın haşlama suyunu için.Mısırın koçanını atmayıp kurutun, öğüterek tozunu yemeklerinize serperek yiyin, çok yararını görürsünüz

Mısır lapası kürü

Mısırı lapa şeklinde pişirerek vitiligo-ala olan bölgelerinize suyunu ve lapasını sürün

Korunmak için

-Güneş ışınlarının dik olduğu saatlerle (10-16 saatleri arasında) güneşe çıkmayın. Dışarı çıkarken güneş koruyucu kullanın

-Havuzadan çıktıktan sonra kesinlikle vücudunuzu klorlu sudan arındırmak için mutlaka duş alın

-Vitiligo ( ala ) hastalığı olanlar bol bol soğuk su ile (sıcak su ile değil) yıkanmalıdırlar.

Prof. Dr. Ahmet Maranki

Ahmet Maranki ergenlik sivilceleri için pratik çözüm önerileri

Prof. Dr. Ahmet Maranki ‘nin ergenlik sivilceleri için pratik çözüm önerileri :

* Bir su bardağı suya, 10 gram taze ya da kuru ceviz yaprağı konularak 10 dakika kaynatılır,elde edilen su ile sivilcelerin üstüne kompres yapılır.

* Taze sinirotu yaprakları ezilerek, lapa haline getirilip sivilcelerin üstüne konur.

* Sabun otu kökü kaynatıldıktan sonra elde edilen suyla cilt temizlenir.

* Marul sıkılarak, suyu ile sivilceler üstüne kompres yapılır.

* 3 su bardağı suyun içine, 20 gram marul doğrandıktan sonra 2 saat kaynatıldıktan sonra, elde edilen su ile sivilcelere kompres yapılır.

* Civanperçemi otu 5 dakika kaynatıldıktan sonra 15 dakika bekletilir, elde edilen su ile günde bir kaç kez sivilceler üstüne kompres yapılır.

Ahmet Maranki yüzdeki çiller ve lekeler için

Önemli olan kanın temizlenmesi ve sağlıklı beslenmekdir. Kanınızı temizlemek için Kozmik beden temizliği uygulamasını mutlaka yapınız.

Yüzdeki çilleri gidermek için, 1 çay bardağı çiğ sütün içine 1 tane salatalığı doğrayıp koyun. 2 saat beklettikten sonra süzün. Salatalık tülbent ile sıkılarak özünün süte geçmesi sağlanmalıdır.

Elde ettiğiniz süt ile yüzünüze sık sık pamukla pansuman yapın. 20-25 dakika sonra yüzünüzü ılık su ile yıkayın.Bu uygulamaya 10-15 gün devam ettiğinizde yüzünüzdeki çiller geçer.

Ayrıca Gül suyu ile sabah akşam cildinizi temizleyin.a

Ahmet Maranki sivilceler için soğan suyu kürü

Prof.Dr.Ahmet Maranki sivilceler için soğan suyu kürünü öneriyor.

Bir orta boy soğanın baş kısmmına vurarak parçaladıktan sonra kabuğu ile beraber cam bir kavanoz içindeki 1 litre ılık suya koyun.

1 gece beklettikten sonra sabah aç karnına 1 su bardağı soğan suyunu için kalanını da aile fertleriniz içsin. Bu kürü 10 gün uygulayın. Her gün taze olarak hazırlanmalıdır.

Prof.Dr.Ahmet Maranki bu uygulama sonrasında sorunsuz ve pürüzsüz bir cilde sahip olacağınızı söylüyor.

Geceleri yatmadan önce mutlaka cildinizi temizlemek ise önemli olan bir diğer nokta...

Ahmet Maranki doğal cilt bakımı için öneri

Sağlıklı, güzel ve pürüzsüz bir cildiniz olmasını istermisiniz? Prof. Dr. Ahmet Maranki'nin cilt bakımı için önerilerini deneyin.Bebek cildi gibi bir cilde sahip olun.

* Soyduğunuz sebzelerin kabukları cilde çok faydalıdır, sakın atmayın. Patates, salatalık ve havuç gibi sebzelerin kabuklarını blenderdan geçirerek püre haline getirin.

Elde ettiğiniz pürenin içine çiğ süt ilave ederek cildinize maske olarak uygulayın. 10-15 dakika beklettikten sonra cildinizi ılık su ile yıkayın.

* İçilebilir yani hijyenik gülsuyu cilt için mucize iksirdir. Yedi gün boyunca hiç makyaj yapmadan cildinizi sadece gülsuyu ile temizleyin. Pürüzsüz ve sağlıklı bir cilde sahip olacaksınız.

Ahmet Maranki Cilt bakımı ve güzellik için bitkisel öneriler

Prof. Dr. Ahmet Maranki 'nin açıkladığı doğal ve bitkisel cilt bakımı ve güzellik formüllerini bu başlık altında bulacaksınız.

Prof. Dr. Ahmet Maranki tarafından önerilen bu kürleri okumak için aşağıdaki konu başlıklarına tıklayın.

Öksürük için pratik bitkisel çözümler

Uzun süren öksürükler bir hastalık olmayıp,çeşitli hastalıkların belirtisidir. Herhangi bir tıbbi hastalığa bağlı olmayan uzun süreli öksürüklerde bazı bitkisel tedaviler uygulanabilir.
Okaliptüs,nane, ıhlamur, zencefil, meyankökü hapları ve şurupları. c vitamini, ıhlamur, zencefil, şahtere, hibiskus, meyankökü öksürük için faydalıdır.
Ihlamur, zencefil, meyankökü birlikte kaynatılırsa etkisi büyük olur.Yulaf samanı çayı ile üzerlik tohumu da kronik bronşite ve öksürüğe iyi gelir.
Öksürük için pratik bitkisel formüller:
* Malzemeler:
2-3 parça parmak ucu kadar zencefil,
iri bir tutam ıhlamur,
1 çay kaşığı hibiskus,
1 çay kaşığı şahtere otu
Uygulanışı: Malzemeler 1 su bardağı kadar suda 3-4 dakika kaynatılır.2-3 dakika demlendirildikten sonra içilir.
Şekeri fazla kullanmak doğru değildir. Çaya nöbetşekeri konulursa öksürüğü azaltır.
* Günde 2-3 kere meyankökü çiğnemek de yararlıdır.
* Zencefil, kekik ve alerjik kökenli olmayan öksürükte karabiber faydalıdır.
* Kronik öksürük için 2 adet karaturp,kabak oyacağı ile 5-6 yerinden oyulur.oyukların içine bal doldurulur ve sadece oyukların üstü turp parçaları ile kapatılarak 24 saat bekletilir.Sonra içindeki sıvı şişeye doldurulur ve günde 3 çorba kaşığı içilir.
* Kuşburnu, ısırgan, zencefil, şahtere ve hibiskus çaylarını içmek de yararlıdır.
* Ebegümeci kaynatılır,zeytinyağı ve limon katılarak bol bol yenirse göğsü yumuşatır.Öksürüğü hafifletir ve balgam söker.
*Toz zencefil ile bal karıştırılarak yenilirse öksürüğe iyi gelir.
Prof. Dr. Ahmet Maranki

Ses kısıklığı için bitki çayı

Prof. Dr. Ahmet Maranki'nin Ses kısılmasını önlemek, ses kısılmasını tedavi etmek, ve sesi de güzelleştirmek için bitki çayı önerisi.
Malzemeler:
• Zencefil
• Nar çiçeği
• Hibiskus
• Adaçayı
Hazırlanışı: Bitkilerden eşit miktarda karıştırarak cam kavanozda saklayın. Bu karışımdan bir tutam alarak 1 su bardağı kaynar suyun içine koyup kısık ateşte 5 dakika demlendirdikten sonra yudum yudum için.

Ahmet Maranki Bademcik iltihaplanması için gargara

Prof. Dr. Ahmet Maranki Kanal 7 de yayınlanan Nur Ertürk'ün sunduğu Nur Ertürk'le Her Sabah programında bademcik iltihapları için gargara formülünü açıkladı.
Malzemeler:
• 1 bardak kaynatılmış soğutulmuş su
• 1 kaşık karbonat
• 10 damla tentürdiyot
Hazırlanışı:
• 1 bardak suya karbonat ve tentürdiyot koyduktan sonra bu karışım ile sabah ve akşam gargara yapın.
veya
• Tentürdiyota batırılan bir pamuk (kulak temizleme çubuğu vb.) ile ağız çevresine ve bademciklerin üstüne pansuman yapın.

Ahmet Maranki Solunum yolu hastalıkları için bitkisel çözümler

Prof. Dr. Ahmet Maranki 'nin açıkladığı üst solunum yolları hastalıkları için doğal ve bitkisel önerilerini bu başlık altında bulacaksınız.

Prof. Dr. Ahmet Maranki tarafından önerilen bu kürleri okumak için aşağıdaki konu başlıklarına tıklayın.

Grip için bitkisel formüller
Öksürük için pratik bitkisel çözümler

Öksürük için bal turp kürü
Ses kısıklığı için bitki çayı
Bademcik için pratik bitkisel çözümler
Bademcik iltihaplanması için gargara

Ahmet Maranki grip için bitkisel formüller

Prof. Dr. Ahmet Maranki 'den grip için bitkisel çözüm önerileri:
1- Soğan suyu sıkılır.1 çay bardağı su ve bir miktar balla karıştırılıp günde 2-3 defa içilir.
2- Bir bardak kaynar sütün içine 5 gr. ufalanmış adaçayı konulurak 10 dakika demlendirilir. günde 2-3 bardak içilir.
3- Bir bardak kaynar suya 2 gr ıhlamur konulur.!o dakika demlendirilir.günde 3-5 bardak içilir.
4- Bir bardak kaynar suya 1 çay kaşığı tarçın konur.10 dakika bekletilip günde 2-3 bardak içilir.
5- Bir bardak kaynar suya 1 çay kaşığı toz zencefil konur.10 dakika demlendirilir.günde 3 bardak içilir.
6- Bir bardak kaynar suya 5 gram biberiye konularak 10 dakika bdemlendirilir.Günde 2-3 bardak içilir.
7- İki bardak suya 1 adet limon kabuğu ile doğranır.5 gr. ıhlamur konularak 10 dakika kaynatılır.Günde 3-4 bardak içilir.
Prof. Dr. Ahmet Maranki

ahmet maranki öksürük için bal turp kürü

Prof. Dr. Ahmet Maranki inatçı, geçmeyen öksürükler için bal-turp kürünü öneriyor.
Bal-turp kürünü 2 şekilde hazırlayabilirsiniz.
1. Uygulama:
Bir adet turpu rendeleyin (siyah veya kırmızı turp olabilir). Hakiki bal ile karıştırdıktan sonra bir tülbentin içerisine koyun. Sonra tülbenti yüksek bir yere asarak altına bir tas koyun. On-oniki saat kadar balın süzülmesi için bekletin. Süzdüğünüz bal -turp suyu karışımını büyük-küçük, yaş sınırı olmadan herkes içebilir.
2. Uygulama:
Bir turpun alt kısmını keserek içini biraz oyduktan sonra uzun sap kısmını da kesin. Turpun oyulan kısmı yukarı gelecek şekilde bir su bardağının üstüne yerleştirin. Turpun oyduğunuz kısmına bal doldurun ve On-oniki saat kadar balın süzülmesi için bekletin.
Elde edilen turptan süzülmüş balı anne sütü emen bebekler de, yetişkinler de dahil olmak üzere herkes içebilir.

ahmet maranki şeker hastalığı-diyabet için

1-Arpa çimi, yulaf, kereviz tohumu, okaliptus yaprağı, ceviz yaprağı, keçi sakalı, dulavrat otu, zeytin yaprağı, adaçayı, yaban merkezi, aslanpençesi bitkilerin çaylarından günde 3-4 bardak içilir.
2- Karahindiba,ceviz yaprağı ile kaynatılıp içilmeye devam edilirse kandaki şekeri düşürür.
3- Yabani hindiba kökü zeytinyağı ile kaynatılıp içilmeye devam edilirse kandaki şekeri düşürür.
4- Lahana,tere,marul,turp,domates ve patlıcan gibi sebzelerin de şekeri düşürücü özelliği vardır.
Prof. Dr. Ahmet Maranki

Ahmet Maranki'den Troid için ceviz kürü

Tiroidleriniz sizin sigortanızıdır. Endokrin sisteminiz bozulduğunda vücudunuzun çalışma sistemi de bozulur.
Doktorunuzun size gösterdiği yol esastır ancak yine de tiroidlerinizi aldırmamanızı öneriyoruz. Kalan hayatınızı sağlıksız ve huzursuz geçirmemek için ameliyat olmayın.
Kâinat Eczanesinden Bitkisel Formüller
Troidin en büyük ilacı cevizdir. 25 tane cevizi kırdıktan sonra kabukları ve perdeleri ile birlikte bir litre suyun içinde 5 gün bekletin. Elde ettiğiniz sudan sabah akşam birer fincan için, cevizleri de yiyin. Ayrıca ceviz yağını dışarıdan boğazınıza sürün.
Hipertiroid rahatsızlığı olan kişiler, dereotu ve tere otunu fazla aşırıya kaçmadan tüketmeli, bunun yanında bol miktarda maydanoz ve roka da yemelidir.
Prof. Dr. Ahmet Maranki

Ahmet Maranki sağlıklı yaşam önerileri

Prof. Dr. Ahmet Maranki Sağlıklı Yaşamın Sırlarını Anlattı :
*Günlük tüketilen gıdalar konusunda dikkatli olunması ve her türlü meyve ve sebzenin mevsiminde tüketilmesini tavsiye eden Maranki; "Sağlığımız için gıdaları mevsiminde yemeliyiz.".dedi
*Örnek olarak kış aylarında domates kesinlikle yenmemeli. Yüce yaratan onu yaz aylarında yenilsin diye yaratmış. Kış aylarında yenilen domatesin çekirdeği kan hücreleri üzerinde olumsuz etki yapabilir.
*Aynı şekilde yazın da kış aylarına mahsus meyveler yenilmemeli.
*Patates cips olarak yenilmemeli. Bunun yerine fırında patates yenilebilir. Çünkü cipsin tüm enerjisi kızgın yağda yok oluyor. Bu tür besinlerle beslenen çocuklar aklı basmayan, öğrenemeyen kişiler oluyor."
*Sağlıklı yaşamanın sırrını çözmek istiyorsanız; kırmızı et ve tavuk etinden uzak durarak bol sebze ve meyve tüketmenizi öneririm.
*Protein ihtiyacınızı, baklagillerden ve balık etinden fazlasıyla temin edebilirsiniz.
*Hayvansal gıdalardan uzak durmanızı tavsiye etmemizin sebebi Türkiye'de hayvan sağlığının kontrol edilememesidir.
*Siyah çay yerine yeşil çay içmeyi alışkanlık haline getiriniz.
*Şeker yerine tatlandırıcı olarak bal yada pekmez kullanınız.
*Yemeklerinize mümkün olduğu kadar az tuz atınız.
*Sofranızdan; maydanoz, dereotu, kırmızı turp, beyaz lahana, brokoliyi eksik etmeyiniz.
Prof. Dr. Ahmet Maranki

Dünyanın en uzun tüneli

Avrupa ülkelerini birbirine bağlı bir ekonomi bölgesine dönüştürme fikri her zaman geçmişten kalan bir engele takılmıştır: Dağlar. Örneğin, İsviçre’yi kateden bir yük taşıtı Alpler boyunca yılan gibi kıvrılan, yoğun bir trafiğin olduğu yollardan geçmek zorundadır. Ancak neyse ki, yükü kamyondan demiryoluna taşıyacak ve yolculuk süresini hemen hemen yarı yarıya kısaltacak 10 milyar dolarlık bir tünelin inşaatı başlamış bulunuyor.

İsviçre çok uzun yıllar boyunca, Fransa ya da Belçika’dan İtalya ve Almanya’ya giderken çevre kirliliğine, trafik sıkışıklığına yol açan kamyonlar yerine yüklerin trenlerle daha hızlı ve etkin taşınmasının hayalini kurdu. Ancak İsviçre Alpleri’ndeki Gotthard Geçidi’nden kıvrılarak ilerleyen 120 yıllık raylar, hızlı bir ulaşım ve ağır yük taşımacılığına uygun değildi. Nihayet, uzun bir planlamanın ardından 2007 yılında, Alpler’in tabanını boylu boyunca kesecek olan 10 milyar dolarlık, dünyanın en uzun tünelinin inşaatına başlandı. Alman firması Herrenknecht’in imal ettiği ve her biri 15 milyon dolar maliyete sahip dört devasa makine, trafiğin iki yönlü akışı için yaklaşık dokuz metre genişliğinde ve 56 km. uzunluğunda iki tünel kazıyor. Yol üzerinde iki istasyon yer alacak ve burada da dünyanın en derin asansörü olacak sekiz kilometrelik asansörler hizmet verecek.

Halen Zürih’ten Milano’ya trenle yolculuk yaklaşık dört saat sürüyor. Ancak Gotthard Tüneli olarak adlandırılan yeni hatlar sayesinde, doğrudan dağlardan geçip, hızlı trenlerle yolculuğu iki buçuk saate indirmek mümkün olacak. Böylece İsviçre sonunda, 1992 yılındaki referandumda kabul edilen, ülkeden geçen 100 milyon tonluk yükün trenlerle taşınması zorunluluğunu yerine getirebilecek. Tünelin inşaat maliyetinin (İtalya ve AB tarafında paylaşılan) kendisine düşen payını da kamyonlardan aldığı yüklü vergilerden karşılayacak. Plana göre 2 bin işçinin çalıştığı projenin 2015 yılında tamamlanması öngörülse de, bitiş için 2018 tarihi daha kuvvetli bir ihtimal olarak beliriyor. Öte yandan, asansör şimdiden turistlerin ilgi odağı oldu. İlgilenenler için fiyat da verelim: Toplam dört dakika süren asansörle gidiş geliş turunun fiyatı 60 euro.

Er dizisinin finali yapıldı

15 sezondur yayınlanan hastane dizisi olan ER’ın final bölümü yayınlandı. 1994 yılından beri 122 Enemy Ödülü kazanan dizinin finalini 16.4 milyon kişinin izlediği açıklandı. Dizi bu sayıyla son 13 senenin en çok izlenen drama finaline imza attı.

Gelmiş geçmiş bütün oyuncuların bir şekilde yer aldığı bölümde ölüm ve yaşam iç içe geçti. Eski oyuncular Eriq La Salle, Laura Innes, Sherry Stringfield ve Alex Kingston final için diziye geri dönen isimlerdi. Noah Wyle’ın canlandırdığı Dr. John Carter ise hikayenin merkezindeydi. Dizinin gelmiş geçmiş en ünlü ismi olan George Clooney ise, üç hafta önce yayınlanan bölümde yer almıştı.

ER iki saat süren final bölümüyle, Mayıs 2006’dan beri alınan en yüksek reytingle ekranlara veda etti. Dizi 1990’ların sonunda ortalama 30 milyon izleyiciyle, televizyon tarihinin rekorlarına imza atmıştı.

İşyerinde gerilmeyin

İşyerinde verimli olabilmek ve baş ve sırt ağrılarından kurtulmak için strese yenik düşmemek gerek. Kendi sağlığınızı korumak için almanız gereken belli başlı önlemler var. Bunları uyguladığınızda, karamsarlıktan kurtulacaksınız.

Fiziksel ve duygusal sağlığınızı korumak için, en önemli adım hem sağlıklı yeme, hem de uyku alışkanlıkları edinmeniz gerekiyor. Egzersiz ve uygulayacağınız rahatlama teknikleri ise, sizi işyerinde tahmininizden daha pozitif bir insan haline getirecek.

Stresi azaltmak için işlerin birikmesini ve içinizde başkalarına karşı duyguların dağ gibi olmasını da engellemeniz gerekiyor. Çalışma arkadaşlarınızla sizi sıkan ve rahatsız eden şeyleri, çok birikmeden konuşmalısınız. Olaylara bakış açınızı geliştirin. Gerilimin arttığını hissettiğinizde, sakinleşmek için kendinizi olayın dışına çıkarın. En azından kafanızı rahatlatmak için bir süre gerilime yol açan nedeni düşünmeyin. Eğer uzaklaşamıyorsanız, yumuşak ve yavaş yavaş konuşun. Bu sakinlik vücudunuzu da gerilimden çıkaracaktır.

Eğer çalışma arkadaşlarınızdan biri, üstüne düşen görevleri işyerindeki havadan dolayı o gün yapamayacağını söylerse, gerilmeyin. Sizin de bu işleri yapacak zamanınız olmayabilir. Bu yüzden de stres için girebilirsiniz. Dahası bu sizin performansınızı da etkiler. Ama strese girerseniz içinizdeki cevheri ortaya çıkaramaz ve işleri daha da yavaşlatırsınız. Derin bir nefes alın, işlerinizi planlayın ve gözünüzde abartmadan düzenli bir şekilde yapın. Gözünüzde abarttığınız anda panikleyip, daha da yavaşlarsınız.

07 Nisan 2009

Genelkurmay 107 memur alacak

Genelkurmay Başkanlığı, karargahı ile bağlı birlik ve kurumlarda istihdam edilmek üzere açıktan atama yoluyla 107 memur
alacak.
Genelkurmay Başkanlığının internet sitesinde yer alan duyuruya göre,
başvurular, 20-22 Nisan tarihleri arasında Gazi Orduevi’ne şahsen yapılacak.
Adayların, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunun 48. maddesinde belirtilen
genel ve özel şartları taşıyor olmaları, 2008 yılı Kamu Personel Seçme Sınavına
girmiş olmaları ve unvanların karşısında belirtilen puan türlerinden belirtilen
en az puanları almış olmaları gerekiyor.
Değerlendirilmeye tabi tutulacak adaylara ait isim listeleri, 24 Nisan
2009 günü internet aracılığıyla (www.tsk.mil.tr) duyurulacak. Değerlendirme
mülakat ve uygulama şeklinde 2 Mayıs 2009 Cumartesi günü yapılacak. Sonuçlar da 8
Mayısta yine internet aracılığıyla duyurulacak.

Putin'in ne kadar parası var?

Rusya'da Devlet Başkanı Dimitriy Medvedev'in ardından Başbakan Vladimir Putin de mal varlığı beyanında bulundu.

Geçen yıl 4 milyon 622 bin ruble (140 bin dolar) gelirinin olduğunu belirten Putin, KGB'den emekli asker olması nedeniyle de yıllık 100 bin 600 ruble (3048 dolar) emekli gelirinin olduğunu bildirdi.

Başbakan Putin, kendisine ait 77 metre karelik bir daire, Moskova yakınlarında 1500 metre karelik bir arsası, bir otomobil park yeri, 1960 ve 1965 model Sovyet yapımı iki adet otomobili olduğunu beyan etti.

Putin'in eşi Ludmila'nın herhangi bir geliri veya mal varlığının olmadığı kaydedildi. Putin ailesinin, 2007 yılında verdikleri mal beyanından beri değişiklik olmadığı ifade edildi.

Medvedev de dün açıkladığı mal beyanında geçen yıl 4 milyon 136 bin ruble (125 bin dolar) kazandığını, eşiyle birlikte 367 metre karelik bir daire, Moskova yakınlarında 4700 metre karelik bir arsalarının ve bankalarda toplam 85 bin dolar civarında nakitlerinin bulunduğunu kaydetmişti.

Eşi Svetlana'nın bir bankada yaklaşık 4 bin dolarlık hesabının bulunduğunu beyan eden Medvedev, eşinin adına kayıtlı iki adet otomobil park yeri ve 1999 model Volkswagen Golf marka bir otomobilin bulunduğunu açıklamıştı.

HD televizyonların piyasası düştü

HD TV'lerin pahalılığından şikayetçiyseniz, işte size müjdeli bir haber...

Televizyon teknolojisindeki son gelişmeler henüz pek çok kişi için sadece uzaktan heyecan verici. Yeni nesil yüksek çözünülürlüklü (HD) televizyonlar her ne kadar son derece cazip televizyon izleme keyfi sunsa da, ne yazık ki fiyatları aynı oranda cazip değil. Fakat küçük sayılabilecek bir yonga üreticisi HD televizyonlarının önündeki maliyet bariyerini ciddi anlamda düşürecek bir teknoloji geliştirdiğini iddia ediyor. İddiaya göre HD TV'ler için üretilecek yeni yongalar, bütçeleri sarsmadan her evde yüksek çözünülürlüklü yayınları seyretmeyi mümkün kılacak.

Renesas Technology adlı adı çok fazla duyulmamış olan bu firma, geliştirdiği küçük ve ucuz işlemciler ile artık TV üreticilerinin müşterilerine daha cazip fiyatlar sunabileceği görüşünde. Her ne kadar R8J66957BG adlı yonganın adı çok etkileyici olmasa da, neyse ki yetenekleri adından çok daha iyi. Sadece 23 mm kare büyüklüğündeki bu yonga hem piyasadaki alternatiflerinden çok daha küçük, hem de alternatifleri çalışmak için iki set DRAM'e ihtiyaç duyarken ona sadece tek set DRAM yeterli oluyor.

Bakalım Renesas Technology'nin bu son derece iddialı yongası dev televizyon üreticileri tarafından ne zaman tercih edilmeye başlanacak ve daha ucuz HD TV'leri raflarda görebileceğiz.

4 dakikada dört dörtlük olun

Hazırlanma işini son dakikaya bırakıyorsanız bu öneriler sizin için! İşte 4 dakikalık sırlar...

Ten

Cildiniz donuksa kayısı ve bej tonlarında bir makyaj altı sürün.
Gözaltlarınızda morluklar, yüzünüzde sivilce ve kızarıklıklar varsa mutlaka bir kapatıcı (concealer) kullanın. Rengi cildinizden bir ya da iki ton açık olmalı. Kapatıcıyı parmaklarınızla cildinize iyice yedirin.
Fondöteninizi uygulayın. Fondöten rengini cildinizle ayni tonda veya yârim ton daha açık seçin.
Büyük bir fırça ile pudranızı ve allığınızı sürün.

Göz

Üst göz kapağınızın tamamına göz farını sürün.
Gözleriniz koyu renk ise ideal far renkleriniz bej ve sedef tonlarıdır. Açık renk gözlerde her renk rahatlıkla kullanılabilir. Gri, siyah ve kahverengi derin bir bakış; mavi ve yeşil tonları ise daha genç bir görünüm verir.
Gözleriniz büyükse göz içine, küçükse kirpik diplerinden kalem çekin. Pamuklu çubuk ile çizgiyi dağıtıp gölgelendirin.
Kirpiklerinizi tarayın ve iki kat rimel sürün

Dudak

Dudak kalemi kullanıyorsanız, rujunuza uygun bir renkle dudaklarınızı çevreleyin.
Fırça ile rujunuzu sürün. Dudaklarınızın tam ortasına bir parça parlatıcı ekleyin.

Kalçalarınızı forma sokun

Kalçalarınız, en sevdiğiniz bikini ile aranızda koca bir engel gibi mi duruyor? O zaman, bu hareketleri bıkmadan, usanmadan 3 hafta düzenli olarak uygulayın. Ve o bikiniyi giyip aynaya tekrar bir bakın!

Otur ve kalk

Ayaklarınızı omuz hizasında açın, sırtınız dik tutarak ayakta durun. Kollarınızı yere paralel tutarak öne doğru uzatın. Bu pozisyonda; sırtınız düz, kollar önde yere oturur gibi eğilin ve tekrar ayağa kalkın. Bu harekette dikkat etmeniz gereken şey yere tam oturmamanız ve sırtınızın dik olması. Eğer bel ve boyun rahatsızlığınız varsa bu hareketi bir duvara yaslanarak da yapabilirsiniz. Hareketi 15 kez tekrarlayın.

Beşik gibi sallan

A. Yere yüzüstü yatın. Kollarınızı ileri doğru uzatıp, başınızla karşıya bakın. İlk olarak sağ elinizle sol bacağınızı çapraz olarak havaya kaldırın. Sonra sol el ve sağ bacağınızı havaya kaldırın. Hareketi düzenli nefes alıp vererek ve karşıya bakarak devam ettirin. 20 kez tekrarlayın.

B. İlk hareketi tamamladıktan sonra kollarınızı vücudunuzun iki yanına alın. Çeneniz yere paralel olacak şekilde uzanın. İlk önce sağ bacağınızı havaya kaldırıp indirerek 20 kez tekrarlayın. Daha sonra sol bacağınızı kaldırın. Hareketi tamamladıktan sonra ellerinizle ayak bileklerinizi tutun ve ileri bakarak vücudunuzu sallayın.

Bacaklar havaya

Yere sırt üstü uzanın. Bacaklarınızı 45 derecelik bir açıyla havaya kaldırın. Ellerinizi de bacaklarınıza paralel olacak şekilde havaya kaldırın. Bu pozisyonda ayaklarınızı aşağı yukarı hareket ettirin. Ellerinizle yukarı uzanır gibi yapın, boynunuzun yerde olmasına dikkat edin. Hareketi yaparken düzenli olarak nefes almayı unutmayın. 20 kez tekrarlayın.a

Yapı Kredi'nin yeni kartı Adios

Yapı Kredi, bedavaya seyahat ettiren kartı adios’u müşterilerinin hizmetine sundu.

Uçuş kartlarından farklı olarak adios ile kazanılan puanlar uçak yolculuklarının yanı sıra; kara, hava, deniz ulaşımından araç kiralamaya, otel konaklamalarından tur paketi satın almaya kadar seyahat ile ilgili her türlü harcamada kullanılabiliyor.

Worldcard’ın tüm özelliklerine de sahip olan adios’ta, günlük alışverişlerden kazanılan Worldpuanlar seyahat için kullanıldığında belirli bir katsayı ile çarpılarak daha değerli hale geliyor. Ödemelerde bilet ve seyahat harcamalarının güncel fiyatlarını esas alan adios, kullanıcılarını havayolu seçimi, kontenjan ya da sezon gibi kısıtlamalardan ve alan vergisi ödemekten de kurtarıyor.

"Gerçek bir seyahat kartı"

adios’un yalnızca bir uçuş kartı olmanın ötesinde sık yolculuk eden müşterilerin beklentileri doğrultusunda gerçek bir seyahat kartı olarak tasarlandığını belirten Yapı Kredi Pazarlama Grupları Başkanı Hakan Kaplan, her gelir grubundan kullanıcı için seyahatin her türlüsünde değer yaratan bir ürün oluşturduklarını söyledi.

adios ile havayolu seçiminde kısıtlamalar olmadığını ve müşterilerine alan vergisi ödettirmeyeceklerini de belirten Kaplan şöyle devam etti;

"Sektörde yalnızca uçuş alanında hizmet veren kartlar arasında bir rekabet görülüyor. Ancak seyahat yalnızca uçmak anlamına gelmiyor. Türkiye’nin en fazla kart kullanıcısına sahip bankası olarak bu geniş kitlenin ihtiyaç ve beklentilerini karşılayabilecek bir kart yaratma sorumluluğunu hissettik. Bu doğrultuda adios’u, hava, kara, deniz ulaşımının yanı sıra araç kiralama, yurtiçi-yurtdışı otellerde konaklama, gemi ve paket turlar da dahil olmak üzere seyahatin her aşamasında pekçok fayda sunacak şekilde tasarladık. adios ile bu alandaki çok önemli bir boşluğu dolduracağımıza inanıyoruz."

adios’un aynı zamanda Türkiye’nin en çok puan kazandıran programı olacağını da belirten Kaplan, “adios, Worldcard‘ın tüm özelliklerine sahip olacak. Kart sahipleri tüm World kampanyalarından ve fırsatlarından faydalanabilecek. Biriken Worldpuanlarını sokakta, günlük alışverişlerinde de harcayabilecek. Yani adios sadece uçuş veya mil odaklı bir kart değil. Bu anlamda adios sahipleri seyahat harcamalarında sunulan büyük fırsatlardan yararlanırken diğer taraftan Worldcard’ın özelliklerden de faydalanmaya devam edecek.” dedi.

Obama Irak'ta

Türkiye'ye yaptığı iki günlük ziyaretini tamamlayan ABD Başkanı Barack Obama, ABD işgali altındaki Irak'a sürpriz bir ziyaret yaptı.
Obama'nın şu anda Irak'ın başkenti Bağdat'ta olduğu haberi dünya ajanslarına düştü.
IRAKLI LİDERLERLE TELEFONDA GÖRÜŞECEK
Türkiye ziyaretinin ardından Irak'a giden Obama, Irak'taki ABD'li komutanlar ve askerlerle bir araya gelerek, Iraklı liderlerle telefonda görüşecek.
Beyaz Saray, elverişsiz hava koşulları helikopter seyahatine izin vermediği için Obama'nın liderlerle yüz yüze görüşemeyeceğini bildirdi.
MALİKİ İLE GÖRÜŞTÜ
ABD Başkanı Obama'nın, Bağdat'ta Irak Başbakanı Maliki ile görüştüğü bildirildi.
SORUNLAR SEÇİMDEN ÖNCE ÇÖZÜLEBİLİR
Bağdat'ta konuşan ABD Başkanı Obama, Iraklı gruplar arasındaki sorunların seçimden önce çözülebileceğini söyledi.

06 Nisan 2009

Bilgisayarlardaki hata mesajları

Bilgisayarlarımızda kullandığımız programların, karmaşık ve son derece detaylı yapıları her zaman beklenen sonuçların ortaya çıkmasını sağlamaya yetmeyebiliyor. Hatta zaman zaman bu karmaşık yapılar içerisinde gözden kaçan sorunlar bazı hataları da meydana getirebiliyor. Buna bir de kullanıcı hataları eklenince hemen her gün bir veya iki hata mesajı ile karşılaşmak neredeyse kaçınılmaz hale geliyor.

Fakat bazı yazılımcıların hataları her zaman programlarla sınırlı değil. Bazen hata mesajlarını oluştururken de hata yapabiliyorlar. Bu durum da zaman zaman ortaya son derece kmik hata mesajları çıkmasına neden oluyor. Biz de sizler için görüp görebileceğiniz en komik hata mesajlarını özel galerimizde bir araya getirdik.

Popo görmekten çok sıkıldım

Reha Muhtar’ın sunduğu CNNTürk’teki "Çok Farklı" programının konukları Rojin, Pelin Batu, modacı Rabia Yalçın ve rapçi Ayben’di. Programın Eurovision temsilcimiz Hadise ve Hadise’nin bir türlü yayınlanmayan klibinin tartışıldığı bölümüne Pelin Batu’nun sözleri damga vurdu.

Eurovision’un bu kadar ciddiye alınmaması gerektiğini savunan Batu, "Hadise’yi, Beyonce’e çok benzetiyorum. Sürekli popo sallayan kadın görmekten çok sıkılmış durumdayım. Hepsi aynı geliyor bir süre sonra. Müzikler aynı, modelleri aynı, büyük popolu ve büyük göğüslü... Tek tip olunca hiçbir şey fark edemiyoruz" dedi.

05 Nisan 2009

Mükemmel sevgili olmanın yolları

Mükemmel olmak zordur. Bazen tek olduğumuzu düşünüp karşımızdakinin beklemediği kaprisler ve davranışlar gösterebilirsiniz. İnsana özgü bu tür duygularınızda aşırılığa kaçmadan ve sevgilinizi sıkmadan mükemmel olmak elinizde. İşte erkek arkadaşınızın sizden vazgeçmemesini sağlayacak öneriler..

Güzel ve bakımlı olun
Erkek arkadaşınız sizin çok güzel olduğunuzu düşünüp kendisini değiştirmeyebilir. Buna rağmen her zaman kışkırtıcı ve iyi görünün. Bu arada o her zaman sizin de ona dikkat ettiğinizi ve ona değer verdiğiniz için iyi görüneceğinizi bilecek. Aynı şeyi siz de ondan bekleyebilirsiniz.

Yavaş yavaş ilerleyin
Herhangi birşeyi yapması için onu zorlamayın. Eleştirileriniz kırıcı ve yıkıcı olmasın. Siz onu zorlamadığınızda o da sizi herhangi birşey için zorlamayacaktır. Ondan zorla birşeyler istemediğinizde size daha çok bağlanacaktır.

Düşüncelerinizi, ihtiyaçlarınızı ve tutkularınızı bilmesini sağlayın
Erkeklerin sezgileri kızlardan daha azdır. Sizin ne hissettiğinizi anlamakta zorlanabilirler. Sizin gibi düşünmesini beklemeyin. Bu tür ilişkilerde tartışmaların ardı arkası gelmez. Gerçekten böyle bir ilişki yaşamak istiyor musunuz?

Tutarlı biri olun
Duygusal olarak tutarlı olun. Söyledikleri ile hareketleri her dakika değişen biri olmayın. Erkek arkadaşınızı hiçbir şey sizinleyken her an değişebileceğiniz endişesi duymasından daha kötü hissettiremez.

İlişkinizi tartışmayın
İlişkinizi tartışmaya çalışmayın. Aslında hissetmediğiniz şeyleri duyduğunda çok kırılacaktır. Eğer ilişkinizle ilgili bir sıkıntınız varsa, hangi konuda olduğunu ve söylemek istediklerinizi iyice düşünün. Onu sadece bu konu hakkında suçlamadan bilgilendirin ve birlikte çözüm arayın. Geçmişteki ilişkilerine dair sorular sormayın. Sizin geçmiş ilişkileriniz hakkında da çok konuşmak istemeyecektir.

Eleştirmeyin
Sürekli eleştirmek ilişkilerde bıktırıcıdır. Eğer bir sorun gördüyseniz, onunla bu konuda konuşabilir ve çözüm geliştirebilirsiniz. Onun duygularına saygılı olun.

Ona karşı dürüst olun
Onun erkek arkadaşlarıyla dışarı çıkması sizin kız arkadaşlarınızla dışarı çıkmanızla aynı şey. Bu size aşık olmadığı anlamı taşımaz. 24 saat 7 gün birlikte olmak sıkıcı olabilir.

Bunlara dikkat edin!
- Ondan hiçbir şey beklemeyin. Vermek almaktan daha iyidir. Sonunda o da size sürpriz yapabilir.

- Buluştuğunuz zamanlarda ara da seksi kıyafetler giyin.

- Flört etmeyi unutmayın. İletişim kurmanın eğlenceli ve iyi bir yoludur.

- Affedilmek istediğiniz konularda affedici olun.

- Aldatmayın.

Ilk görüşte aşkın sihirli rakamı

Bilim adamlarının iddiasına göre bir erkeğin ilk görüşte aşık olabilmesi için ihtiyacı olan zaman 8.2 saniye sürüyor...

İngiliz Telegraph gazetesinin haberine göre, ilk tanıştıkları zaman bir erkek kadına ne kadar uzun bakarsa onunla ilgilenme ihtimali artıyor. Eğer erkeğin bakışları sadece 1-2 saniyede sınırlı kalırsa etkilenmeyebiliyor, fakat 8.2 saniye sınırını aşarsa aşık oluyor.

Öte yandan, bunun kadınlar için geçerli olmadığı ve kadınların aynı zaman aralığındaki bakışlarının aynı sonuçları doğurmadığı belirtildi.

115 öğrenci üzerinde gizli kameralarla göz hareketleri takip edilerek yapılan bir araştırmanın sonucunda, 4.5 saniyeye kadar olan bakışların çekici bulmamayla sonuçlandığı, 8.2 saniye sınırını aşan bakışların ise aşırı hoşlanma hatta aşık olmaya kadar vardığı bildirildi.