29 Aralık 2009

Burcu Esmersoy'dan dans şov


Hürriyet Video'larını izlemek için Flash 7 veya daha yüksek eklenti yüklenmeniz gerekmektedir. Yüklemek için tıklayınız!!!

25 Aralık 2009

Yeni bir blog daha

Merhaba arkadaşlar yeni bir blog daha açtım. Orada sadece gazetecilik ve televizyonculuk ile ilgili bilgiler olacak.
İlk yazımı buraya tıklayarak okuyabilirsiniz. Gerçekten hoşunuza gidecek bir uygulama olduğunu düşünüyorum.


www.grimedya.net

24 Aralık 2009

Şu Medyaya Bir Sadaka


Prof. Dr. Sedat Cereci / Yüzüncü Yıl Üniversitesi Öğretim Üyesi

Ankara’nın resmi şaklabanlığını yapan politikacıların sokak kavgalarınınkini aratmayan ağız kalabalıklarından yer bulan gazetelerde veya İstanbul’un seçilmiş insanlarının yaşadığı yalılarda geçen olayları konu edinen programlardan arta kalan zamanlarında televizyon kanallarının, ya da birkaç büyük kentin ağzıyla konuşan sunucuların günlük söz kalabalığının arasında radyo kanallarının, yahut çok özel insanları ilgilendiren konularının arasında dergilerin içeriğinde, Hakkâri’nin Zap Vadisi’nin kıyısında koyun otlatan çobanı, Ağrı Dağı’nın eteklerinde kilim dokuyan genç kızların hayallerini, Iğdır’da binlerce yıllık geleneklerle yaylalara çıkan yaylacıların serüvenlerini, Van’ın Bahçesaray ilçesinde 9 ay süren kış mevsimini geceler boyunca satranç oynayarak geçiren dâhî insanları, Tunceli’de Munzur Vadisi’nde kayadan kayaya zıplayarak otlayan yaban keçilerini konu edinen medya ürünlerinin oranı, kitle iletişim araçlarının bulunduğu sağlık durumunu göstermektedir.

Bir güzelliğin diğerinin içine geçerek binlerce renkten oluşan bir gökkuşağı yarattığı Türkiye’de, kitle iletişim araçlarının da bu güzelliklerden beslenebilmeleri için, ya güzeli görmeleri, ya da güzeli göremeyen anlayışlarını değiştirmeleri gerekmektedir. Her gün aklın yetişemeyeceği bir hızla gelişen görüntü teknolojilerinin bakış açılarını da geliştirmesiyle, medya çalışanlarının kendilerindeki ve çevrelerindeki güzellikleri fark edebilmeleri olasıdır.

İletişim teknolojileri çağında insanlar, artık en nitelikli görüntü veren araçların içinde en güzel görüntüleri görmek istemektedir. Yüksek tanımlı IPTV teknolojisine olan talep hızla artarken, kitle iletişim araçlarının çalışanları da ekranları doldurmak için 24 saati zorlayan bir tempoyla çalışmakta, ancak yüksek temponun neden olduğu karmaşa içinde pek çok güzellik fark edilememektedir (Metin, 2009, 102).



İspanyol şair Francisco de Icaza, Endülüs’ün görkemli kenti Grenada’yı anlattığı şiirinde, güzelliği göremeyen körlere vurgu yapmaktadır:
Ona bir sadaka ver kızım.
Grenada’da kör olmaktan
Daha acı hiçbir şey yoktur hayatta
”.

Güzellik, görmek ve onu anlamakla anlamını bulmaktadır. Türkiye’deki güzelliklerin anlamını ve değerini bulabilmeleri için de, çağın en ileri teknolojisini kullanan kitle iletişim araçlarının, güzellikleri görmeleri ve yansıtmaları gerekmektedir. Ancak kapitalist bakış açısı, somut ve soyut tüm güzellikleri nicel çokluğa indirgeyip, zihinlere yalnızca iştah arttıran ve göz doyuran büyüklükleri yerleştirmektedir. Maneviyatı ve kültürü tecimsel meta haline dönüştüren kapitalist düşünce, yüksek teknolojiyi de üretip pazarlayarak, insanları gösterişli iletişim teknolojileri içinde karanlık bir zindan yaşamına mahkûm etmektedir.

Kapitalizmin taht ayağı New York, porno dükkân-ları, yankesiciler, dilencileriyle birlikte, dev neon ışıklarının süslediği, dev porsiyon biftek/tavuk ızgaraların yendiği, kapitalist kültürü tüm görkemiyle yansıtan bir çekiciliğe sahiptir (Uzuner, 2000, 156). Yapay bir çekicilikten öteye gidemeyen kapitalist kentlerin aldatıcı görkemi, içinde yaşayanları olduğu kadar, çevresindekileri ve ulaşabildiklerini de kör bırakıp dünyalarını daraltan bir niteliğe sahiptir.

Bir darbeyle iktidardan indirilen Cezayir’in eski Devlet Başkanı Ahmed bin Bella, üçüncü dünyada gerçekleşen tüm askeri darbeler zincirinin, kapitalist sistemin temelini sarsmak isteyenleri tavsiye etme harekâtı olduğunu söylemektedir (Çandar, 1987, 44). Dev bir sömürü düzeni kurarak insanların duygu ve düşün dünyalarını daracık odalara dönüştürüp yalnızca kendi düşündüklerini ve ürettiklerini pazarlamayı amaçlayan bir ideolojinin kendini savunmak ve çıkar sürekliliğini sağlamak için darbe planları yapması da doğal karşılanmaktadır.

Kapitalist hegemonya, askeri devrimlerin ardından da, kendisinin karşısında duran geleneksel, yerel kültürleri tavsiye etmek ve ortadan kaldırmak amacıyla kültür darbelerine girişmiştir. Çünkü kapitalist kültüre karşı olanlar, yerel kültürle yaşamayı yeğlemekte, özgün ulusal kültürle beslenmekte, az tüketmekte, az para harcamakta, kapitalizmin kasalarına az katkıda bulunmaktadır. Çünkü kapitalist hegemonyaya karşı olanlar, gözleri gören, çevrelerindeki güzellikleri görebilen insanlardır.

Antik kültürün ana vatanı Çin’de söylenen bir söz, kendini görmenin, kendi olmanın, kendini yaşamanın değerini vurgulamaktadır: Kendi huylarınızı ve faziletlerinizi görmezlikten gelirseniz, çok geçmeden dostlarınızın ve komşularınızın gözünde değerinizi kaybedersiniz (İbrahimoğlu, 2002, 97). Bu söz aynı zamanda, uluslar arası alanda söz sahibi olmanın yolunun da kendini bilmek ve kendisi olmaktan geçtiğini anlatmaktadır.



İnsanın doğasında, kendine ait olanları, çevresindekileri görme, tanıma, öğrenme merakı ve isteği bulunmaktadır (Livingston, 2004, 124). Antropolojik kökenlerinden, içinde yaşadığı coğrafyanın güzelliklerine kadar çok geniş bir alanı kapsayan bu duygu, geleneksel kültürde yetişkinlerin birikimleriyle doyurulurken; geleneksel kültürden uzaklaşılmasıyla yeni kuşaklar kendilerini ve çevrelerini tanıma ve öğrenme duygularını karşılamaktan kısmen yoksun kalmışlardır. İleri teknoloji çağında bu ödevi, göz kamaştıran teknolojilerle insanlara seslenen kitle iletişim araçlarının üstlenmesi gerekmektedir.

Analog yayınlardan sayısal yayınlara geçen ve çalışmalarında büyük oranda bilgisayardan yararlanan kitle iletişim araçları, başlangıçta geleneksel sanatlardan ve geleneksel değerlerden fazlasıyla yararlanmış; özellikle televizyonun ilk içeriğini tiyatro oyunları ve tiyatro oyuncuları doldurmuştur. Ancak kitle iletişim araçlarının kültürel değerlere ve sanatlara olan ilgisi ve desteği, teknolojiyi satın alma konusundaki hızına erişememiştir. İnsanları aydınlatma ereğinden vazgeçip daha pragmatist ereklerin peşine düşen medya, evrenin her yanında gelişen olayları heyecanlı ve bazen saptırılmış anlatımlarla insanlara aktarmakla zaman geçirmektedir (Corbett, 2001, 31).

Binlerce yıllık bir tarihin kalıtıyla görkemli bir mizansenin sahnesi olan Türkiye’deki güzellikleri göremeyip, yalnızca kendi dar dünyasındaki çıkar hesaplarını görebilen Türkiye’deki kitle iletişim araçları da, şair Francisco de Icaza’nın Grenada’yı göremeyen köre verilmesini önerdiği sadakayı hak etmektedir. Türkiye gibi bir ülkedeki güzellikleri göremeyen bir medya, ancak dipsiz bir karanlığa gömülmüş bir kör durumundadır


Kaynaklar

  • CORBETT, Kevin J. (2001). “The Big Picture: Theatrical Moviegoing, Digital Television, and beyond the Substition Effect”. CINEMA JOURNAL. Vol. 40. No: 2. S. 17-34.
  • ÇANDAR, Cengiz (1987). GÜNEŞİN YEDİ RENGİ. İstanbul: Boyut Yayınları.
  • İBRAHİMOĞLU, Davud (2002). ESKİ ÇİN BİLGELİĞİ. İstanbul: Meta Yayıncılık.
  • LIVINGSTON, Kathy (2004). “Vieweing Popular Films about Mental Illness through a Sociological Lens”. TEACHING SOCIOLOGY. Vol. 32. No: 1. S. 119-128.
  • METİN, Alper (2009). “Yüksek Tanımlı IPTV”. BROADCASTERINFO. Sa. 65. S. 102-103.
  • UZUNER, Buket (2000). NEW YORK SEYİR DEFTERİ. İstanbul: Remzi Kitabevi.

A.B.D. Hükümeti Video Over IP Uygulamaları için Streambox ile Anlaşma İmzaladı



ABD hükümetinin tedarik ordusu olan GSA (General Services Administration), bir Schedule 70 ihalesini Streambox Inc.’e verdi. GSA sözleşmesi devlete ve askeri makamlara IP ağlar üzerinden ACT-L3 kodek tabanında kolay ve etkin maliyetli görüntü toplama ve dağıtımı için tüm Streambox sistemlerine kolay erişim sağlıyor.

GSA Schedule 70 küresel temelde federal makamlara bilgi teknolojisi (IT) ve haberleşme donanımı, yazılımı ve profesyonel hizmetler sağlıyor. Federal makamlar Streambox çözümleri hakında bilgileri GS-35F-0129W sözleşme numarasıyla arayarak elde edebiliyor.



Streambox, görüntü sıkıştırma, iletim, yönetim ve yayına gönderimi için SD ve HD yazılım ve donanımı içeren IP tabanlı, uçtan uca görüntü toplama ve dağıtımı için eksiksiz bir platform sağlıyor. Streambox çözümleri, HD ve SD formattaki görüntü akışlarının hızlı iletrimi ve yayına gönderimi için düşük veri hızlı IP ağlar üzerinde benzersiz performans, güvenilirlik ve kalite sağlayan ACT-L3 kodek tabanlı. Streambox GV Expo’da federal pazara yönelik olarak, kamusal kullanım amaçlı NOMAD-VBS görüntü kayıt, kurgu ve akışlandırma kiti; Mac dizüstü bilgisayar üzerinde bir HD/SD haber toplama çözümü; Streambox Live geniş bantlı görüntü toplama hizmeti; yeni SBT3-9300 HD/SD görüntü taşıma sistemi; ve küçük yapılı SBT3-9500 HD/SD kodlayıcı ürünlerini sergiledi.

Streambox ürünleri hakkında ayrıntılı bilgi için 0216 516 02 00 numaralı telefondan Akfa Teknoloji’yi arayabilirsiniz.

Victoria’s Secret Defilesinde Sennheiser

Muhtemelen hiç kimse 1 Aralık’ta CBS’de yayınlanan “Victoria’s secret Fashion Show”u hangi ses cihazlarının kullanıldığını anlamak için izlememiştir. Fakat gösteri sırasında üç Grammy ödüllü Black Eyed Peas konseri ve sahne arkası için Sennheiser haberleşme kulaklıkları, kablosuz mikrofonlar ve kişisel dinleme sistemleri kullanıldı.



Etkinliğin haberleşme çözümleri sağlayıcısı Firehouse Productions, gösterinin yapım ekibi için yüz adetten fazla Sennheiser mikrofonlu kulaklık verdi. Bunların arasında dinamik süper kardioid uzatma kolu mikrofonlu tek taraflı kulaklık HMD 281 Pro ile HMD 280 Pro çift kulaklıklı model vardı. Sennheiser kulaklıkları, Riedel Artist Digital Matrix interkom sistemi ile beraber kullanıldı.

OB Dış Çekim Araçları ve Yapım Stüdyolarında JVC KM-H3000 Yapım Masaları ile SD ve ya HD Çalışma İmkanı

Şimdiye dek HD’ye geçmemiş stüdyolar da muhteme len yakında geçecek. Küçük bir televizyon stüdyosunun veya yayına gönderim sisteminin beynini oluşturabilen yeni JVC KM-H serisi çok formatlı dijital yapım masaları, hem SD hem HD görüntü sinyalleriyle çalışarak esneklik, güvenilirlik ve uygun maliyet sunuyor.

KM-H3000, 12 girişli, 3 keyli SD/HD-SDI yapım masası; KM-H2500 ise 6 girişli, 2 keyli, başlangıç seviyesi modeli. Her iki model de masaüstü veya opsiyonel kabin ve masa içi çalışma için sağlam, tek parça metal yapıya, üst düzeyde tasarlanmış butonlara ve sağlam T-Bar’a sahip, mobil ve uçuş çantası kullanımının fiziksel zorluklarına dayanıklı.


Her iki masa da sezgisel, geleneksel panel düzenine ve menü yapısına sahip, kurulması ve kullanımı kolay. Karanlık ortamlarda kolay görebilme için butonların parlaklığı ve rengi kullanıcı tarafından ayarlanabiliyor. Yüksek kaliteli renk bindirme ve gelişmiş çift canlandırmalı yayın gönderim yetenekleri, KM-H masaların en yoğun uygulamalara bile yanıt verebilmesini sağlıyor.

Teknik Özellikler:
  • 12 x HD/SD SDI giriş 3 keyer’li resim mikseri
  • 2 x 2D DVE
  • Çiftli animasyon ve resim belleği ve USB destekli
  • İstenen girişe tanımlanabilen 4 adet kare senkronlayıcı
  • Istenen keyer’e tanımlanabilen “Broadcast” kroma key
  • 2 program ve 1 önizleme çıkış ve 3 SDI Aux çıkış
  • 1 PAL çıkış
  • RS 422 GVG 100 protokol desteği
  • BB ve 3-level referans girişi 3 x referans çıkışı
  • 576i, 720P ve 1080i desteği
  • Switcher ayarları için 10 bellek,USB’de saklanır
  • Led’li yüksek kaliteli ana fader
  • Profesyonel 2 eksenli joystick
  • 8 tally çıkışı ve 24 GPI.
JVC ürünleri hakkında ayrıntılı bilgi için 0212 288 41 39 numaralı telefondan Nefan’ı arayabilirsiniz.
 

Sony HDCAM-SR Kasetlerde %40’a Varan İndirim



Sony Professional, Avrupa’da HDCAM SR bantlarının satışlarının önemli oranda ivme kazandığını duyurdu. 2003 yılından bu yana Avrupa’da 250.000’den fazla bandın satılması, HDCAM SR bandın üst düzey post prodüksiyon firmaları arasında ne kadar yayıldığını gösteriyor. Piyasaya çıkışından beri geçen altı yıl içinde HDCAM SR üst düzey yüksek tanımlı (HD) programların, reklamların ve sinema filmlerinin aktarılmasında neredeyse tek geçerli standart haline geldi.



Özellikle 2009 Nisan ayında piyasaya çıkan SRW-9000 olmak üzere HDCAM SR kamera serisinin genişlemesi, Sony Professional’ın HDCAM SR formatı için vaat ettiklerini kanıtlıyor. Sony Professional Media Avrupa Pazarlama Müdürü Berangere Lanza, şunları söyledi: “Dosya tabanlı formatların gelişi üst düzey post prodüksiyonda devrim yarattı, fakat Avrupa’da bant satışlarının istikrarlı artması gerçeği, bandın hala önemli rol oynadığını kanıtlıyor. Yayıncıların, yapımcıların ve film yapımcılarının benzer şekilde hem bant hem dosya tabanlı çekim ve iş akışını birleştiren bir çözümün esnekliğini istediklerine inanıyoruz. Sony Professional bu talebi karşılayacak ve müşterilerin ihtiyaçlarını sağlamak için kendini mükemmel konumlandırdı.”



Sony Professional, çekimden (SRW-9000 ilk HDCAM SR bantlı tek parça kamera) arşive kadar HDCAM SR iş akışının her yerine HDCAM SR bant yetenekleri koydu. SRW-5800 VTR’ye eklenecek olan yenilikler, müşteriler için iş akışlarının her aşamasında bant ve dosya tabanlı işlemleri bir arada kullanma olanaklarını daha da genişletecek. 2010 başında dosya tabanlı HDCAM SR iş akışının çıkışı bandın kullanımını güçlendirecek, her iki iş akışının bir arada olması, HDCAM SR’den bir formatın sunduğu tüm olanaklardan yararlanmak isteyen müşterilere bant veya bellek, ya da her ikisini de kullanma seçeneği sunacak.

Sony Professional Media Avrupa Pazarlama Müdürü Berangere Lanza, sözlerine şöyle devam etti: “Yapımın zaman kısıtlamaları ve maliyetlerini karşılamak için düzgün ve verimli iş akışının zorunlu olduğu üst düzey dram yapımları için bandın yedekleme ve içerik arşivlemede ilk seçenek olarak kalacağına inanıyoruz. Aynı şekilde, belgeseller ve doğa programları için bandın sunduğu güvenlik, en çok istenen kayıt ortamı olarak kalacağı anlamına geliyor.”

Sony Professional BCT serisi küçük HDCAM SR bantları, HDCAM SR stratejisinin ana bileşenini oluşturuyor. Avro kullanılan ülkelerdeki müşteriler için küçük bantların fiyatlarındaki %40’a varan indirim 2010 yılında etkisini gösterecek. Bu, Sony’nin SR için çok çeşitli seçenekler sağlayarak müşteri taleplerine yanıt verme vaadini vurguluyor.

05 Aralık 2009

Cirit belgeseli


Cirit oyunu belgeseli üzerinde çalışıyorduk. Görüntülerini Atlı Okçuluk sonunda çekmiştik. Diğer görüntüler İlbeyli yöresi ve Kangal'ın Kalkım köyü'nde çekilen görüntülerdir.

Uzunca bir zamandır üzerinde çalışıyorduk. Sonuç olarak herşey tamamlandı ve belgesel şuanda TV58'de yayında.

İnternetteki paylaşımımız logoludur. Logo atmamızdaki sebep hem telif haklarının korunması hemde (Ç)alıntılama sanatına bir önlemdir.






Link: Cirit Oyunu

Cirit, bir diğer deyimle Çavgan, Türklerin yüzyıllardan beri oynadıkları bir ata oyunudur.

Alparslan'la beraber Anadolu'ya girmiş olan cirit daha sonra Avrupa'ya ve Arabistan ülkelerine sıçramıştır. 17. yüzyılda Fransa'da, Almanya'da ve diğer ülkelerde de Cirit Oyunu yayılmıştır.

16. yüzyılda Osmanlı Türkleri tarafından bir Savaş Oyunu olarak kabul edildi. 19. yüzyılda bütün Osmanlı ülkesi ve saraylarının en büyük gösteri sporu ve oyunu oldu. Cirit, aynı zaman tehlikeli bir oyun olduğundan 1826 yılında II. Mahmut tarafından yasak edildi. Fakat daha sonra yine Osmanlı Ülkesi'nin başta gelen meydan ve savaş oyunu olarak her tarafa yayıldı.

Cirit Oyunu, daha 40-50 yıl öncesine değin Anadolu'da yaygın bir oyun olduğu halde son yıllarda sadece Uşak, Balıkesir, Söğüt, Konya, Kars, Erzurum ve Bayburt yörelerinde yaşamaya devam etti. 20-25 yıldan beri Konya ve Balıkesir'de tarihe karıştı.

Buna rağmen halen Anadolu'nun hemen her köşesinde düğünlerde ve bayramlarda köy delikanlıları ve kasaba halkı Cirit Oyunu'nu oynamaktadır. Büyük şehirlerimize karşı köy ve kasabalarımızda yaşamaktadır. Sinop köylerinden Gaziantep'e, Bursa'dan Antalya'ya kadar Doğu, Batı, Güney ve Kuzey Anadolu'da köylerimizin güreşle beraber başlıca yiğitlik ve savaş oyununu teşkil etmektedir. Halkın ilgisini çekmek için cirit meydanında davullar ve zurnalar çalınır. Ayrıca Yurtdışı İran, Afganistan ve Türkistan Türkleri ile Türklerle meskûn diğer Asya yörelerinde de hâlâ canlılığını ve geleneğini sürdürmektedir.

Her yıl Ertuğrul Gazi Törenleri dolayısıyla eylül aylarının ikinci Pazar günleri Söğüt'te, çeşitli şenlikler vesilesiyle de Erzurum, Kars ve Bayburt dolaylarında oynanmaktadır.

1972 yılı eylül ayında Konya Turizm Derneği'nin teşebbüsüyle Konya'da bir Cirit Oyunları Şenliği düzenlenmiş, bu şenliğe Erzurum ve Bayburt Cirit Takımları katılmış ve büyük başarı sağlanmıştır. Cirit Oyunu Konya'da yeniden geleneksel olarak canlandırılmaya çalışılmaktadır.

22 Kasım 2009

Sivas belgeselleri

Sivas belgesellerinin çekimlerine devam ediliyor.Cirit için çekimler yapmıştık seslendirmesi tamamlandı ama kısa bir montajı var bekir arkadaşımız yapacak. yine Saz belgeselini yapıyoruz. Çekimlerin yüzde 90'ı bitti. Son bir çekim yapacağız bir saatlik felan o da bittikten sonra herşey hazır olacak Metin işlemleri tamamlandı. 6 sayfalık bir metin hazırladık.

14 Kasım 2009

Otistik çocuklara eğitim merkezi kurulacak


Sivas’ta yaşayan ve eğitim alamadıkları için dört duvar arasında kalan otistik çocuklar için Valilik harekete geçti.
Vali Yardımcısı Kemal Şahin, Kılavuz Mahallesi’nde bulunan Buruciye İşitme Engelliler İlköğretim Okulu yanında bulunan ve şu an boş olan 2 katlı binayı Otistik Çocuklar Eğitim Merkezi (OÇEM) olarak hizmete açacaklarını kaydetti.
Bayındırlık İl Müdürlüğü tarafından binanın keşfinin yapılarak projesinin hazırlandığını dile getiren Vali Yardımcısı Şahin, “Özel İdare’den Otistik Çocuk Eğitim Merkezi için kaynağımızı ayırdık.
OÇEM olarak düzenlenecek olan binanın ihale tarihi önümüzde ki günlerde kesinlik kazanacak. Bu merkezi bir an önce açarak otistik çocukları olan ailelerimizin yaralarına merhem olmak istiyoruz. Bizler onlarla hayatı paylaştıkça, farklı özelliklerin ve yetersizliklerin sosyal kabul düzeyini yükselttikçe, onlar kendilerini daha iyi ve daha mutlu hissedeceklerdir” şeklinde konuştu.
Uzmanlar Otizmin doğuştan geliştiğini, beynin ve sinir sisteminin farklı yapısından veya işleyişinden kaynaklandığını belirterek, genellikle 3 yaşından önce ortaya çıkan otizmin bireylerin sosyal, iletişim, etkileşim ve davranışlarını olumsuz etkilediğini belirtiler.
Tüm dünyada bilimselliği kabul edilmiş DSM-V ölçütlerine göre her 150 çocuktan birinin otizm riski taşıyor. 2010 yılında eğitim vermesi beklenen Otistik Çocuklar Eğitim Merkezi sayesinde Sivas’ta yaşana otistik çocukların aileleri rahat bir nefes alacak. Kurulacak olan merkez sayesinde eğitimden mahrum kalan onlarca çocuk eğitim hakkına kavuşacak. Merkez ayrıca, görme, işitme, bedensel ve otistik engelliler gibi tüm engelli gruplarını da bir alan içerisinde toplayacak. Sivas’ta yaşayan ve eğitim alamadıkları için dört duvar arasında kalan otistik çocuklar için Valilik harekete geçti.
Vali Yardımcısı Kemal Şahin, Kılavuz Mahallesi’nde bulunan Buruciye İşitme Engelliler İlköğretim Okulu yanında bulunan ve şu an boş olan 2 katlı binayı Otistik Çocuklar Eğitim Merkezi (OÇEM) olarak hizmete açacaklarını kaydetti.
Bayındırlık İl Müdürlüğü tarafından binanın keşfinin yapılarak projesinin hazırlandığını dile getiren Vali Yardımcısı Şahin, “Özel İdare’den Otistik Çocuk Eğitim Merkezi için kaynağımızı ayırdık.
OÇEM olarak düzenlenecek olan binanın ihale tarihi önümüzde ki günlerde kesinlik kazanacak. Bu merkezi bir an önce açarak otistik çocukları olan ailelerimizin yaralarına merhem olmak istiyoruz. Bizler onlarla hayatı paylaştıkça, farklı özelliklerin ve yetersizliklerin sosyal kabul düzeyini yükselttikçe, onlar kendilerini daha iyi ve daha mutlu hissedeceklerdir” şeklinde konuştu.
Uzmanlar Otizmin doğuştan geliştiğini, beynin ve sinir sisteminin farklı yapısından veya işleyişinden kaynaklandığını belirterek, genellikle 3 yaşından önce ortaya çıkan otizmin bireylerin sosyal, iletişim, etkileşim ve davranışlarını olumsuz etkilediğini belirtiler.
Tüm dünyada bilimselliği kabul edilmiş DSM-V ölçütlerine göre her 150 çocuktan birinin otizm riski taşıyor. 2010 yılında eğitim vermesi beklenen Otistik Çocuklar Eğitim Merkezi sayesinde Sivas’ta yaşana otistik çocukların aileleri rahat bir nefes alacak. Kurulacak olan merkez sayesinde eğitimden mahrum kalan onlarca çocuk eğitim hakkına kavuşacak. Merkez ayrıca, görme, işitme, bedensel ve otistik engelliler gibi tüm engelli gruplarını da bir alan içerisinde toplayacak.

08 Kasım 2009

Filmler dvd ile satılacak



DVD'de film izleme dönemi tarihe karışmak üzere... Sinema sektörünün önde gelen isimlerinden Paramount Digital Entertainment ile USB hafıza üreticilerinden Kingston, yaptıkları son antlaşma neticesinde filmleri artık DVD yerine USB hafıza ile izleyicilere ulaştıracak.

Film şirketi Paramount Digital Entertainment ile USB hafıza üreticilerinden Kingston arasında yapılan bir anlaşma filmlerin DVD medyası dışında USB hafızayla satışa sunmayı öngörüyor.
Anlaşmaya göre artık filmler DVD veya benzeri optik diskler üzerinden değil USB hafıza üzerinden kullanıcılara sunulacak. Diğer bir deyişle, örneğin Transformers filmini evinde izlemek isteyenler artık Transformers'ın DVD'sini almak yerine Kingston'ın satışa sunduğu USB hafızayı satın almak durumunda olacak.
Böylece kullanıcılar filmi satın almalarının yanında USB hafıza da edinmiş olacak. Yapılan bu anlaşmayla DVD ve Blu-ray sürücüleri olmayan kullanıcıların USB hafıza ile filmlere ulaşması hedefleniyor.
Ancak bu yönteme sıcak bakmayanlar da yok değil. Özellikle USB hafızayla birlikte film satın alma fikrine sıcak bakmayanların ortak görüşü, USB hafıza ile filmi edinmenin DVD'ye göre çok daha pahalı olacak olması.
Transformers filminin Kingston USB hafızayla birlikte satış fiyatı 29.99 dolar olarak belirlenirken filmlerin standart çözünürlükte olacağı belirtildi.

Sivasspor Haberleri